Bir kanepe satın almak istiyorum.I would like to buy a sofa.
Biraz öksürük ilacı satın almak için eczaneye gittim.I went to the drug store to buy some cough medicine.
Ben bu bölgede bir ev satın almayı düşünüyordum.I was thinking of buying a home in this area.
Tom'un ihtiyacı olan şeyleri satın almasında yardımcı olabildiğim için mutluydum.I was happy to be able to help Tom buy what he needed.
Boston şehir merkezinde bir ev satın almak istedim ama göze alamadım.I wanted to buy a house in downtown Boston, but I couldn't afford it.
İş görüşmende giymek için yeni bir takım satın almanı istiyorum.I want you to buy a new suit to wear to your job interview.
Yeni bir gitar kılıfı satın almak istiyorum.I want to buy a new guitar case.
Bir şey satın almadan önce genellikle etrafta araştırma yaparım.I usually shop around before I buy something.
Sanırım kendinize yeni bir ayakkabı satın almalısınız.I think you should buy yourself a new pair of shoes.
Bence başka bir çevrede yeni bir ev satın almalıyız.I think we should buy a new house in another neighborhood.
Tom'dan bir şey satın almaktan daha iyisini bilmeliydim.I should've known better than to buy anything from Tom.
Hiç şeker satın almıyorum.I never buy sugar.
Bazı yeni elbiseler satın almam gerekir.I need to buy some new clothes.
Birkaç yeni giysi satın almalıyım.I need to buy some new clothes.
Anneme biraz ilaç satın almak için biraz para ödünç almam gerekiyor.I need to borrow some money to buy some medicine for my mother.
Önümüzdeki aya kadar onu satın alamayabilirim.I might not be able to buy it until next month.
Senin yeni bir trombon satın aldığını duydum.I heard you bought a new trombone.
Senin yeni bir ev satın aldığını duydum.I heard you bought a new house.
Sana henüz bir Noel hediyesi satın almadım.I haven't yet bought you a Christmas present.
Bunu satın almaya yeterli param var.I have enough money to buy this.
Sanat malzemeleri satın alması için Tom'a para verdim.I gave Tom money to buy art supplies.
Sonunda hep istediğim araba türünü satın almak için yeterli param var.I finally have enough money to buy the kind of car I've always wanted.
Onu istediğinden emin olmadıkça, sana onu satın almak istemiyorum.I don't want to buy it for you unless I'm sure you want it.
Ben genellikle kullanılmış eşya satın almam.I don't usually buy used stuff.
Ben genellikle ikinci el eşyalar satın almam.I don't usually buy secondhand things.
İstediğim her şeyi satın almayı göze alamıyorum.I can't afford to buy all the things I want.
Ben toptan kırtasiye satın alıyorum.I buy stationery in bulk.
Tom'un eski arabasını 3.000 dolara satın aldım.I bought Tom's old car for $3,000.
Onları satın aldım.I bought those.
Bu gömleği oradaki mağazada satın aldım.I bought this shirt at that store over there.
Bunu bir garaj satışından aldım.I bought this at a garage sale.
Tom aldığıyla aynı ekmek kızartma makinesini satın aldım.I bought the same toaster that Tom bought.
Ben onu bir sokak satıcısından satın aldım.I bought that from a street vendor.
Onu satın almak için anlaştım.I agreed to buy it.
O çizgi roman satın almanın maliyeti ne kadar?How much will it cost to buy that comic book?
Kaç tane bilet satın aldın?How many tickets did you buy?
Kaç tane portakal satın aldın?How many oranges did you buy?
Onlardan kaç tane satın aldın?How many of those did you buy?
Bunlardan kaç tane satın aldın?How many of these did you buy?
İhtiyacım olan her şeyi nasıl satın alacağım?How am I even going to buy everything I need?
Sana bir içki satın almama ne dersin?How about I buy you a drink?
İşte biraz para. Git kendine bir içki satın al.Here's some money. Go buy yourself a drink.
Bu onu satın alacağın anlamına mı geliyor?Does that mean you're going to buy it?
Bunu satın almak istiyor musunuz?Do you want to buy this?
Bir ördek satın almak istiyor musun?Do you want to buy a duck?
Arkadaşlığımı satın alabileceğini mi düşünüyorsun?Do you think you can buy my friendship?
Bunların çoğunu satıyor musun?Do you sell a lot of these?
Gerçekten artık bir araba satın almak istiyor musun?Do you really want to buy a car now?
Gerçekten dostluğumu satın alabileceğini düşünüyor musun?Do you really think you can buy my friendship?
Birini satın almak için yeterli paran var mı?Do you have enough money to buy one?
Bunu Tom için mi satın aldın?Did you buy this for Tom?
Bunları benim için mi satın aldın?Did you buy these for me?
Onları satın aldın mı?Did you buy them?
Bir silah satın aldın mı?Did you buy a gun?
Bana bir içecek satın alabilir misiniz?Could you buy me a drink?
Tom'a doğum günü hediyesi satın almak için biraz para alabilir miyim?Can I have some money to buy Tom a birthday present?
Bu tabloyu satın alman şimdiye kadar yaptığın en akıllıca şeydi.Buying this painting was the smartest thing you've ever done.
Onu satın almayı düşünüyor musun?Are you thinking of buying it?
Hala piyango biletleri satın alıyor musun?Are you still buying lottery tickets?
Onu satın alacak mısın, almayacak mısın?Are you going to buy that or not?