satın ile cümle
satın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bugün yeni bir okul çantası satın aldım.Today I bought a new schoolbag.
Sami bazı süs bitkileri satın aldı.Sami bought some ornamental plants.
Sana birkaç Belçika çikolatası satın aldım.I bought you some Belgian chocolates.
Tom'un kendisi ve ailesi için yiyecek satın alacak parası bile yoktu.Tom didn't even have money to buy food for himself and his family.
Tom'un yaşadığı türden bir evi satın almaya hiç param yetmez.I could never afford to buy the kind of house Tom lives in.
Yeni bir defter ve birkaç kurşun kalem satın aldım.I bought a new notebook and a couple of pencils.
Üç gün önce satın aldığım ceketi giyiyorum.I'm wearing the jacket I bought three days ago.
Neredeyse yiyecekten başka hiçbir şey satın almam.I hardly ever buy anything other than food.
Tom, Mary'ye birkaç elbise satın aldı.Tom bought Mary some clothes.
Neredeyse hiç çikolata satın almam.I almost never buy chocolate.
Tom, Mary için bir eşarp satın aldı.Tom bought a scarf for Mary.
Tom ihtiyaç duyduklarımızı satın alıyor.Tom is buying what we need.
Tom, Mary'ye bir başörtüsü satın aldı.Tom bought Mary a scarf.
Tom, Mary'ye bir eşarp satın aldı.Tom bought Mary a scarf.
Yeni bir bisiklet satın aldım.I bought a new bicycle.
Yiyecek satın almam gerekiyordu.I needed to buy food.
Biraz kuş yemi satın almaya git.Go buy some bird food.
Onlar bizden satın alırlar.They buy from us.
Sami bir silah satın aldı.Sami bought a gun.
Trende bilet satın alabilirsiniz.You can buy ticket on the train.
O bir bilgisayar satın alıyor.He buys a computer.
Neden birisi ürününüzü satın almalı?Why should someone buy your product?
Neden ürününüzü satın almalıyım?Why should I buy your product?
Elektrikli bir bisiklet satın aldım.I bought an electric bicycle.
Bir elektrikli bisiklet satın aldım.I bought an electric bike.
Tom'un neyi satın alacağını merak ediyorum.I wonder what Tom is going to buy.
Bu ilacı reçetesiz satın alamazsınız.You cannot purchase this medicine without a prescription.
San Francisco'daki birçok şey satın alınabilir veya alınabilir.Most things in San Francisco can be bought, or taken.
Tom, Paris'e iki uçak bileti satın aldı.Tom bought two airline tickets to Paris.
Mary için bir şey satın aldım.I bought something for Mary.
Satın aldığım arabayı gördün mü?Have you seen the car that I bought?
Geçen pazar günü yeni bir araba satın aldım.Last Sunday I bought a new car.
Evimi iki yıl önce satın aldım.I bought my house two years ago.
Çok fazla ekmek satın aldın.You bought too much bread.
Çok fazla süt satın aldın.You bought too much milk.
Satın aldığın ev güzel.The house you bought is beautiful.
Satın aldığın at hızlıdır.The horse you bought is fast.
Elma satın aldın mı?Did you buy apples?
O, ekmek satın aldı.She bought bread.
O bu kitabı satın aldı.He bought this book.
O bu kitabı satın alıyor.He is buying this book.
Dükkanda bir kitap satın aldı.She bought a book in the shop.
Mary için bir şey satın aldık.We bought something for Mary.
Biz bir gazete satın aldık.We bought a newspaper.
Sen Mary için bir şey satın aldın.You bought something for Mary.
Onlar Mary için bir şey satın aldılar.They bought something for Mary.
Bu evi üç yıl önce satın aldım.I bought this house three years ago.
Tom için bir şeyler satın aldım.I bought something for Tom.
Sana bu hediyeyi satın almak için çok çalıştık.We worked very hard to buy you this present.
Biraz ekmek satın aldın mı?Did you buy some bread?
Bir ayı spreyi satın al.Buy some bear spray.
Bir ayı spreyi satın almak zorundayım.I've got to buy some bear spray.
Çalışma şartları kötü olan işyerlerinde yapılmış ürünleri satın almayın.Don't buy products made in sweatshops.
Neden çalışma şartları kötü olan işyerlerinde yapılmış şeyleri satın alıyorsun?Why do you buy things made in sweatshops?
Bu bisikleti Tom'dan satın aldım.I bought this bicycle from Tom.
Çok şey satın alıyorsun.You buy a lot of things.
Çok şey satın alırsın.You buy a lot of things.
Kız arkadaşı için çiçek satın alır.He buys flowers for his girlfriend.
Kendime yeni bir ayakkabı satın alıyorum.I'm buying myself a new pair of shoes.
O dijital bir tane satın aldı.He purchased a digital one.
İlgili Sayfalar