satın ile cümle

satın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Avustralya'da bir silah satın almak ne kadar kolaydır?How easy is it to buy a gun in Australia?
Tom bana istediğim şeyleri satın alıyor.Tom buys me things that I want.
Bunu satın alacak yeterli paraya sahip olduğunu sanmıyorum.I don't think I have enough money to buy that.
Bu resmi satın almak istedim, ama zaten bir başkasına satılmıştı.I wanted to buy that painting, but it had already been sold to somebody else.
Hiçbir zaman online olarak kıyafet satın almadım.I've never bought clothes online.
Tom, Mary'ye ithal şarap satın alabileceği yeri söyledi.Tom told Mary where she could buy imported wine.
Ne sıklıkla bir diş fırçası satın alıyorsun?How often do you buy a toothbrush?
Bugün başka bir şey satın almıyorum.I'm not buying anything else today.
Ben onu satın almadım.I didn't buy it.
Ben bir şişme ceket satın aldım.I bought a down jacket.
Birkaç yıl önce onlardan bir tane satın aldım.I bought one of those a few years back.
Bir şey satın almak zorunda olduğumu biliyordum.I knew I had to buy something.
Bir köpek satın aldım.I bought a dog.
Ben bir araba satın aldım.I bought a car.
Benim satın almam gereken çok şey var.There are a lot of things I need to buy.
Satın almak istediğim birçok şey var.There are a lot of things I want to buy.
İhtiyacım olan her şeyi satın alacak kadar param yok.I don't have enough money to buy everything I need.
Şu anda yeni bir çift ayakkabı satın almaya param yetmiyor.I can't afford to buy a new pair of shoes right now.
Ben bunu satın almak istedim.I wanted to buy it.
Ben bir araba satın alamam.I can't buy a car.
Tom'a üç tekerlekli bir bisiklet satın aldım.I bought Tom a tricycle.
Kendime bir uçurtma satın aldım.I bought myself a kite.
Biraz pirinç satın aldım.I bought some rice.
Fadıl taşrada yeni bir ev satın aldı.Fadil bought a new house in the country.
Fadıl, Kahire'de bir ev satın aldı.Fadil bought a house in Cairo.
Fadıl, Leyla'ya güzel bir araba satın aldı.Fadil bought Layla a nice car.
Tom onları satın almaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to buy them.
Fadıl, Leyla'yı öldürmek için bir silah satın aldı.Fadil bought a gun to kill Layla.
Fadıl bir tabanca satın aldı.Fadil purchased a handgun.
Fadıl, Leyla'nın cesedini yok etmek için asit satın aldı.Fadil bought acid to destroy Layla's body.
Fadıl, Leyla'nın parasını bir ev satın almak için kullandı.Fadil used Layla's money to buy a home.
Ne tür şeyler satın alacaksın?What kind of things are you going to buy?
Kitap satın almaktan gerçekten hoşlanırım.I really like to buy books.
Partiye götürmek için bir şişe şarap satın aldım.I bought a bottle of wine to take to the party.
Tom, Mary için birkaç çiçek satın alacağını söyledi.Tom said that he was going to buy some flowers for Mary.
Hâlâ satın almamız gereken sadece bir şey var.There's only one thing we still need to buy.
Hâlâ onu satın alacak kadar param yok.I still don't have enough money to buy that.
Çocuk için bir oyuncak satın alacağım.I'm going to buy a toy for the child.
Tom birkaç kitap satın aldı ve onları Mary'ye verdi.Tom bought a couple of books and gave them to Mary.
Ne tür şeyler satın almanız gerekiyor?What kind of things do you need to buy?
Benim için de bir bilet satın alabilir misin?Can you get a ticket for me, too?
Sami'nin satın almamı istediği her şeyi satın almadım.I didn't buy everything Sami asked me to buy.
Tom yeni bir bisiklet satın aldı gibi görünüyor.It looks like Tom has bought a new bicycle.
Kendime sıcak bir eldiven çifti satın aldım.I bought myself a warm pair of gloves.
Noel için kendime bir banjo satın aldım.I bought myself a banjo for Christmas.
Tom, Mary'ye onun rica ettiği her şeyi satın aldı.Tom bought Mary everything she asked for.
Kendime yeni bir çift eldiven satın aldım.I bought myself a new pair of gloves.
Parti için yiyecek satın almam gerekiyordu.I needed to buy food for the party.
Kendime yiyecek bir şey satın aldım.I bought myself a something to eat.
Tom, Mary için bir çift küpe satın aldı.Tom bought a pair of earrings for Mary.
Kendime bir trompet satın aldım.I've bought myself a trumpet.
Kendime yeni bir kamera satın aldım.I bought myself a new camera.
Yeni eldiven çifti satın aldım.I bought new pair of gloves.
Bunu satın almaya gücüm yetmez.I can't afford to buy this.
Ben de bir düzine yumurta satın aldım.I also bought a dozen eggs.
Kendime bir bilet satın aldım.I bought myself a ticket.
Tom, Mary'ye bir inci kolye satın aldı.Tom bought Mary a pearl necklace.
Tom yiyecek bir şey satın alıyor.Tom is buying something to eat.
"Audi'yi satın aldın mı?" "Hayır, çok pahalıydı.""Did you buy the Audi?" "No, it was so expensive."
Çiçekler satın aldı.He bought flowers.
İlgili Sayfalar