Genelde firmalar daha sonra bu reklamı satın alma yoluna giderler.En, vanligen, känd person kommer in i butiken för att köpa något.
İki kurum satın alma için anlaştı.För att dra vagnarna inköptes två ånglok.
Tıkaç kulübü bir sonraki toplantı için bira satın almak için bu parayı kullanıyor.Пробканий клуб використовує ці гроші для придбання пива на наступну зустріч.
Satın alma 28 Ağustos 2008'de tamamlandı.Покупка була оформлена 28 червня 2008 року.
Oyunda silah satın almak için para biriktirmeniz gerekmiyor.Ігрову валюту можна потратити на покупку нової зброї.
Valencia kulübünden 6 aylığına satın alma opsiyonu ile birlikte kiralanmıştır.Відіграв у вірменському клубі півроку.
Satın alma bedeli açıklanmamıştır.Сума покупки не була розголошена .
Diğer taraftan, tüm askeri bütçeyi basit satın alma gücü eşitliği ile çevirmek çok yanlış olurdu.З економічної точки зору недоцільно оснащувати коштовним обладнанням всі військові частини.
Hizmet abonelikleri veya uygulama eklentileri satın almak.Підтримка списків доступу і різних прав користування.
Hacim satın almak.Хотів купити Шасту.
Website birlikte satın alma şartı "Who is Doctor Who?"Сайт ВРУ Інформація з довідника «Хто є хто»
Burada patates satın almak mümkün mü?Чи можна тут купити картоплю?
Neden kimsenin satın almadığı bir albüm yapalım ki?Proč jeden z nás nebyl zaškolen na dobrého telegrafistu?
İki kurum satın alma için anlaştı.Domluvena je koupě dvou koňů.
Satın almadan sonra şirketin Yürütme Kurulu Başkanlığı'na Macar Attila Vitai atandı.Stradala pak za tento počin správní rada ATE ze společnosti vyobcovala.
Website birlikte satın alma şartı "Who is Doctor Who?"Geomarketing neboli „Kdo kupuje kde?“ .
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.Tato oblast muzejní činnosti se dále rozvíjela cílenými nákupy i dary.
Fakat yine hiçbir kanal riske girip de bu seriyi satın almadı.Astfel, cântecul nu a beneficiat de promovare și nu a intrat în topuri.
Bu tabloyu satın alma; sahte.Nu cumpăra acest tablou; e un fals.
Neden kimsenin satın almadığı bir albüm yapalım ki?Miért venné meg bárki is?
Bunu satın almak istiyorum.Ezt meg akarom venni.
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.Museo on jatkanut kokoelmansa kartuttamista sekä ostoilla että lahjoituksin.
Kanal, programları dışarıdan satın almakta veya kendi hazırlamaktadır.Kanava sekä ostaa ohjelmia että tuottaa niitä itse.
Karşılıklı görüşmeler satın alma davranışlarını yönlendiren nedenleri bulmaya yardımcı olur.Haastatteluilla selvitetään ostokäyttäytymistä ohjaavia motiiveja.
Bazı değişik reklam tabanlı iş modellerinde, oyunu satın almadan önce denemek mümkündür.Tyypillisimpiä bisnesmalleja kasuaalipeleissä: Mahdollisuus kokeilla peliä ennen ostamista.
Amacım zamanı satın almak.Tämä suostuu pelatakseen aikaa.
Büyük bir talep eksikliği yaşanıyordu çünkü insanların satın alma gücü çok düşmüştü.Tämä herätti monissa tyytymättömyyttä, sillä ihmiset olivat kyllästyneet sotimiseen.
Satın alma işlemi 9 Mayıs 2014 tarihinde tamamlandı.Pelasta kirja -keräys päättyi 9. toukokuuta 2014.
Website birlikte satın alma şartı "Who is Doctor Who?"(Kysymys oli ”Tohtori kuka?” eli ”Doctor Who?”).
Filistin Yahudi Cemaati Temsilciler Kurulunda toprak satın alma işinde calıştı.Keskitysleirin juutalaiset naisvangit joutuivat tekemään työtä lentoasemalle.
Buradaki satın alma tarihi google ve ilgili şirketin anlaşma tarihini gösterir.Yrityshankinnan päivämäärä on listattu sen mukaan, kun Google ja oston kohde ovat tehneet sopimuksen kaupasta.
Mikro işlemler içeren uygulamalar, "Uygulama İçi Satın Alma" yazan küçük alıntı içeriyor.Sokeripalan mukana on pieni lappu, jossa lukee "Taisit unohtaa jotain."
Nesne satın alma, bağış ve değişim yoluyla edinilir.Säätiö hankkii metsiä ostamalla, vaihtamalla tai lahjoitusten kautta.
Systembolaget mağazalarında alkollü içecek satın alma sınırı 20'dir.Kaikkien alkoholijuomien ostoikäraja on 20 vuotta.
Suçlarından birisi dolar satın almak olan Tony, bu yüzden hapishaneye girmiştir.Tony oli kuitenkin sortunut maanpetokseen, minkä vuoksi hän joutuu vankilaan.
Britanyalılara diledikleri miktarda hammaddeyi satın alma imkânı verildi.Kilpailijat voivat toivoa Big Brotherilta haluamaansa ruokaa.
Tağşişten sonra fiyatlar yükselirken satın alma gücü düşer, hayat pahalılığı artardı.Jos hinnat nousevat mutta tulot pysyvät ennallaan, ostovoima laskee.
Ben kullanılmış bir araba satın alma gücüne sahip değilim.Minulla ei ole varaa ostaa käytettyä autoa.
Hot 100 eski tarihi boyunca, singlelar insanların müzik satın almakta kullandıkları en yaygın yolu idi.Κατά την πρώιμη εποχή του Hot 100 τα singles ήταν το μέσο με το οποίο οι άνθρωποι αγόραζαν μουσική.
Karşılıklı görüşmeler satın alma davranışlarını yönlendiren nedenleri bulmaya yardımcı olur.Οι συνεντεύξεις συμβάλλουν στην ανίχνευση των κινήτρων που κατευθύνουν τις αγοραστικές συμπεριφορές.
Satın alma bedeli açıklanmamıştır.Η τιμή για την απόκτηση δεν αποκαλύπτεται.
Fakat yıl sonunda satın alma opsiyonu kullanılmamış ve Insúa, Liverpool'a geri dönmüştür.Καθώς δεν μπορούσε να αγωνιστεί για το υπόλοιπο της χρονιάς, επέστρεψε στη Λίβερπουλ.
Amacım zamanı satın almak.Χρονική αξία του χρήματος.
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.Museet har fortsat udvidelsen af den faste samling såvel ved indkøb som ved donationer.
Website birlikte satın alma şartı "Who is Doctor Who?"Paradis Is' hjemmeside Hvem er vi.
Bir alternatif daha var; oyunu satın almak.For alternative betydninger, se Play.
Karşılıklı görüşmeler satın alma davranışlarını yönlendiren nedenleri bulmaya yardımcı olur.Gennem interviewene undersøges motiver, der styrer købsadfærd.
Bunun üzerine Stalin bu toprakları satın almak istedi.Hitler ønskede derfor at erobre landet.
Neden kimsenin satın almadığı bir albüm yapalım ki?Hvorfor slår ingen alarm?.
Bu birçok firmanın sadece bilgisayar satın almadığı anlamına gelmektedir.Dette innebar igjen at mange selskaper avholdt seg fra å kjøpe datamaskiner.
Video Store'da kiralama veya satın alma için kullanılabilir.Disse kan kjøpes på valutamarkedet eller lånes.
MGM filmin haklarını satın almak için artı 400 bin dolar önermiştir.MGM betalte 1000 dollar for å få bruke 250 politiuniformer i filmen.
Ek biletler satın alma seçeneği yoktu.Vålerenga hadde opsjon på kjøp.
Altın, satın alma değerini kaybetmiştir.Beveren har nå mistet den betydningen den hadde som handelsvare.
Kitap satın alma şu anda 65 ülkede destekleniyor.Programkonseptet ble solgt til 35 land.
Filistin Yahudi Cemaati Temsilciler Kurulunda toprak satın alma işinde calıştı.Pensjonatets jødiske gjester gjør seg klare til å flykte.
Google Play'den kitap satın alma şu anda 65 ülkede ve Türkiyede de desteklenmektedir.Pembelian buku dari Google Play saat ini didukung di 65 negara.
Ürünlerindeki satın alma belgesi bir "marka mührü" olarak pazarlanmaktadır.Bukti pembelian produk mereka dipasarkan sebagai "segel merek".
Google Play Müzik, satın alma veya yayınlama için 35 milyondan fazla parça sunmaktadır.Google Play Musik menawarkan lebih dari 30 juta lagu untuk pembelian atau streaming.
Satın alma/inşa modunda peyzaj düzenleme eşyaları mevcuttur.Memiliki stok/persediaan barang apabila jenis usaha berupa perdagangan barang.