satılık ile cümle
satılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
İstiyorsan o köpeği satın alabilirsin. O satılık.You can buy that dog if you want to. It is for sale.
Bu eşyalar satılık değildir.These articles are not for sale.
Bu yeni arabalar satılık.These new cars are on sale.
Bu satılık değil.This isn't for sale.
Bu kitap satılık değil.This book is not for sale.
Bu makale satılık.This article is for sale.
Bu ikinci el araç satılıktır.This used car is for sale.
Bu ev satılık değil.This house is not for sale.
Bu kamera satılık mı?Is this camera for sale?
Üzgünüm, bu tablo satılık değil.I'm sorry, this painting is not for sale.
Onun evi satılıktır.His house is for sale.
Onlar satılık bir evleri olduğunu reklam ettiler.They advertised that they had a house for sale.
Onlar satılık bir ev ilanı verdiler.They advertised a house for sale.
Tom'un evi satılıktır.Tom's house is for sale.
Tom satılık bir kamera aldı.Tom bought a camera on sale.
Tom satılık saksafonunun tanıtımını yaptı.Tom advertised his saxophone for sale.
Erkek ve kadın şapkaları satılıktır.Men's and women's hats for sale.
Gazeteye evimin satılık olduğunu söyleyen bir reklam koydum.I put an advertisement in the newspaper saying my house was for sale.
Şu ev satılıktır.That house is for sale.
Ken'in dükkanındaki kocaman içi doldurulmuş ayıyı almak istedim ama satılık değildi.I wanted to buy the huge stuffed bear at Ken's store, but it was not for sale.
O satılık mı?Is that for sale?
"Bende satılık çok şey var." "Ne tür şeyler?""I have many things for sale." "What kind of things?"
Tom sadece satılık olan büyük bir binanın önünde duruyordu.Tom was standing just in front of a large building that was up for sale.
O satılık değil.It's not for sale.
Satılık değilim.I'm not for sale.
Eğer satılık değilse, reklamını yapma.If it's not for sale, don't advertise.
Santa Claus satılık değil.Santa Claus is not for sale.
Bu satılık.It's for sale.
Satılık öyle şeyler hiç görmedim.I've never seen things like that for sale.
Tom'un evinin satılık olduğunu biliyorum.I know Tom's house is for sale.
Bu satılık mı?Is this for sale?
Bunlar satılık mı?Are these for sale?
Üzgünüm bu satılık değil.I'm sorry, this isn't for sale.
Her şey satılıktı.Everything was on sale.
Bunlar satılık değil.These aren't for sale.
Onlar satılıktı.They were on sale.
Bu satılık değildi.It wasn't on sale.
O satılıktı.It was on sale.
Satılık bazı güzel resimleri var.They have some beautiful pictures for sale.
İki tane satılık biletim var.I have two tickets for sale.
Bu benim çiftliğim ve satılık değil.This is my farm, and it isn't for sale.
Bu her ne pahasına olursa olsun satılık değil.This isn't for sale at any price.
Bir sürü satılık ikinci el kitabım var, hepsi uygun fiyatlarla.I have lots of second-hand books for sale, all at affordable prices.
Sanırım Park caddesindeki satılık olan şu evi satın alabilirim.I think I might buy that house on Park Street that's for sale.
Bu takım satılıktı.This suit was on sale.
Satılık: bebek ayakkabısı, hiç yıpranmamış.For sale: baby shoes, never worn.
Arabam satılık değil.My car isn't for sale.
Bu hâlâ satılık mı?Is it still for sale?
Bu hâlâ satılık.It's still for sale.
Deniz tarakları bugün satılık.Scallops are on sale today.
Elbiseler üst katta satılıktır.Dresses are on sale on the top floor.
Biletler şimdilik satılık.Tickets are on sale now.
Sol üst köşede o "Satılık" diyor.In the upper left corner it says "For sale".
Bu hastane satılıktır.This hospital is for sale.
Burada satılık bir arazi var mı?Is there some land for sale here?
Burada onların satılık mülkü var mı?Do they have a property for sale here?
Her şeyden önce ben satılık değilim.First of all, I'm not for sale.
Bu golf kulüpleri satılıktır.These golf clubs are for sale.
Evimiz satılık.Our house is up for sale.
Bu artık satılık değil.This is no longer for sale.