Tom istediğim her şeyi bana satın alır.Tom buys me anything I want.
Tom yeni bir bisiklet satın almayı planlıyor.Tom plans to buy a new bicycle.
Tom, herkes için yetecek kadar yiyecek satın alamadı.Tom wasn't able to buy enough food for everyone.
Bugün bir şey satın almayı planlamıyorum.I don't plan to buy anything today.
İhtiyacımız olan şeyi satın almak ne kadar kolay olacak?How easy will it be to buy the stuff we need?
Tom istediği her şeyi satın alabilir.Tom can buy whatever he wants.
Başka bir şey satın almam gerektiğini düşünmüyorum.I don't think I should buy anything else.
Tom ihtiyaç duyduğumuz her şeyi satın alamadı.Tom wasn't able to buy everything we needed.
Tom yeni bir çift ayakkabı satın aldı.Tom bought a new pair of shoes.
Avustralya'da bir silah satın almak ne kadar kolaydır?How easy is it to buy a gun in Australia?
Tom bana istediğim şeyleri satın alıyor.Tom buys me things that I want.
Bunu satın alacak yeterli paraya sahip olduğunu sanmıyorum.I don't think I have enough money to buy that.
Bu resmi satın almak istedim, ama zaten bir başkasına satılmıştı.I wanted to buy that painting, but it had already been sold to somebody else.
Hiçbir zaman online olarak kıyafet satın almadım.I've never bought clothes online.
Bu golf kulüpleri satılıktır.These golf clubs are for sale.
Piller ayrı olarak satılır.Batteries are sold separately.
Tom, Mary'ye ithal şarap satın alabileceği yeri söyledi.Tom told Mary where she could buy imported wine.
Ne sıklıkla bir diş fırçası satın alıyorsun?How often do you buy a toothbrush?
Bugün başka bir şey satın almıyorum.I'm not buying anything else today.
Ben onu satın almadım.I didn't buy it.
Ben bir şişme ceket satın aldım.I bought a down jacket.
Bugün satışta birçok şeyimiz var.We have a lot things on sale today.
Günde kaç tane sosisli sandviç satıyorsunuz?How many hot dogs do you sell a day?
Birkaç yıl önce onlardan bir tane satın aldım.I bought one of those a few years back.
Bir şey satın almak zorunda olduğumu biliyordum.I knew I had to buy something.
Bir köpek satın aldım.I bought a dog.
Ben bir araba satın aldım.I bought a car.
Benim satın almam gereken çok şey var.There are a lot of things I need to buy.
Satın almak istediğim birçok şey var.There are a lot of things I want to buy.
İhtiyacım olan her şeyi satın alacak kadar param yok.I don't have enough money to buy everything I need.
Şu anda yeni bir çift ayakkabı satın almaya param yetmiyor.I can't afford to buy a new pair of shoes right now.
Evimiz satılık.Our house is up for sale.
Evimizi satılığa çıkarmayı düşünüyoruz.We're thinking about putting our house up for sale.
Ben bunu satın almak istedim.I wanted to buy it.
Ben bir araba satın alamam.I can't buy a car.
Tom'a üç tekerlekli bir bisiklet satın aldım.I bought Tom a tricycle.
Kendime bir uçurtma satın aldım.I bought myself a kite.
Biraz pirinç satın aldım.I bought some rice.
Fadıl taşrada yeni bir ev satın aldı.Fadil bought a new house in the country.
Fadıl, Kahire'de bir ev satın aldı.Fadil bought a house in Cairo.
Fadıl, Leyla'ya güzel bir araba satın aldı.Fadil bought Layla a nice car.
Tom onları satın almaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to buy them.
Tom bir araba satıcısıdır.Tom is a car salesman.
Fadıl, Leyla'yı öldürmek için bir silah satın aldı.Fadil bought a gun to kill Layla.
Fadıl bir tabanca satın aldı.Fadil purchased a handgun.
Fadıl, Leyla'nın cesedini yok etmek için asit satın aldı.Fadil bought acid to destroy Layla's body.
Fadıl, Leyla'nın parasını bir ev satın almak için kullandı.Fadil used Layla's money to buy a home.
Bu ürün satışlarının düşük olması nedeniyle durduruldu.This product was discontinued due to low sales.
Kelepir satışları severim.I love bargain sales.
Ne tür şeyler satın alacaksın?What kind of things are you going to buy?
Kitap satın almaktan gerçekten hoşlanırım.I really like to buy books.
Partiye götürmek için bir şişe şarap satın aldım.I bought a bottle of wine to take to the party.
Tom, Mary için birkaç çiçek satın alacağını söyledi.Tom said that he was going to buy some flowers for Mary.
Hâlâ satın almamız gereken sadece bir şey var.There's only one thing we still need to buy.
Hâlâ onu satın alacak kadar param yok.I still don't have enough money to buy that.
Çocuk için bir oyuncak satın alacağım.I'm going to buy a toy for the child.
Tom birkaç kitap satın aldı ve onları Mary'ye verdi.Tom bought a couple of books and gave them to Mary.
Ne tür şeyler satın almanız gerekiyor?What kind of things do you need to buy?
Benim için de bir bilet satın alabilir misin?Can you get a ticket for me, too?
Sami'nin satın almamı istediği her şeyi satın almadım.I didn't buy everything Sami asked me to buy.