Ana içeriğe geç
Sözlük

satı ile cümle

satı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bira satışları yukarıda.Beer sales are up.
Satışlar düştü.Sales are down.
Biletler kişi başına 30 $ ve peşin veya kapıda satın alınabilir.Tickets are $30 per person and may be purchased in advance or at the door.
Tom o kitaptan üç kopya satın aldı.Tom bought three copies of that book.
Biletler 30 dolardır ve konser akşamı kapıda satın alınabilir.Tickets are $30 and can be bought at the door the evening of the concert.
Genellikle hangi marka tuvalet kağıdı satın alırsın?Which brand of toilet paper do you usually buy?
Hiç kimse, Tom'un satmaya çalıştığı hiçbir şeyi satın almadı.No one bought anything Tom was trying to sell.
İhtiyaç duyduğun her şeyi satın alabildin mi?Were you able to buy everything you needed?
Onu tam olarak ne zaman ve nereden satın aldın?When and where exactly did you buy that?
Ne tür bir şapka satın almak istiyorsun?What kind of hat do you want to buy?
Keşke daha küçük bir ev satın alsaydım.I wish I had bought a smaller house.
Kim öyle bir şey satın alır?Who would buy something like that?
Oradan et satın almaya son verdim.I've stopped buying meat there.
Tom asla hiçbir şey satın almadı.Tom never bought anything.
İnsanlar bir şey satın alacak.People will buy anything.
Tom'un yeni romanını satın aldım.I bought Tom's new novel.
Tom için bir hediye satın aldım.I bought a gift for Tom.
Biletlerini erkenden satın al.Buy your tickets early.
Biz bir ev satın aldık.We bought a house.
Ben satın alınamam.I can't be bought.
Tom ne satın aldı?What did Tom buy?
Tom bir silah satın aldı.Tom bought a gun.
Tom bir tabanca satın aldı.Tom bought a gun.
Satış pazartesi günü sona eriyor.The sale ends on Monday.
Satış harika gidiyordu.Sales were going great.
Ben Tom'un yeni romanını satın aldım.I purchased Tom's new novel.
Biletler artık 30 dolara satışta.Tickets are now on sale for $30.
Biletler şimdilik satılık.Tickets are on sale now.
Biletler şimdi satışta.Tickets are now on sale.
Biletler 13, 30 ve 33 dolardan satılıyor.Tickets are priced at $13, $30, and $33.
Biletler herhangi bir koro üyesinden edinilebilir veya kapıda satın alınabilir.Tickets are available from any choir member or may be purchased at the door.
Biletler kişi başı 30 $'dır ve pazartesi gününe kadar satın alınmış olmalıdır.Tickets are $30 per person and must be purchased by Monday.
Biletler hızla satılıyor ve yer sınırlı.Tickets are selling fast and space is limited.
İkramlar satışa sunulacak.Refreshments will be sold.
Henüz hiçbir şey satılmadı.Nothing has been sold yet.
Her iki şirket de satıldı.Both companies were sold.
Onlar ne satıyorlar?What are they selling?
O biraz sebze satın almak için süpermarkette durdu.She stopped at the supermarket to buy some vegetables.
Tom Mary'ye bir dikiş makinesi satın aldı.Tom bought a sewing machine for Mary.
Tom ve bütün arkadaşları her yıl kolayca yeni arabalar satın alabilirler.Tom and all his friends can easily afford to buy new cars every year.
İhtiyacım olan her şeyi satın almayı göze alamadım.I couldn't afford to buy everything I needed.
Öyle bir reklamı satın alamazsın.You can't buy advertising like that.
Onu satın almaya gücümüz yetebilir mi?Can we afford to buy that?
Tom her zaman satın aldığı yiyeceklerde boya maddesi olup olmadığını kontrol eder.Tom always checks to verify that no dyes are in any food he buys.
O yiyecek satın alıyor.She is buying food.
Marie kitaplar satın almak istiyor.Mary wants to buy books.
Thomas ebeveynlerinden ona daha hızlı bir bilgisayar satın almalarını rica etti.Thomas asked his parents to buy him a faster computer.
Tereciye tere satılmaz.Never offer to teach fish to swim.
Çok eski bir fener satın aldım.I bought an ancient lamp.
Tom, Mary için bir ev satın aldı.Tom bought a house for Mary.
Yarın bir köpek satın alacağım.I'm going to buy a dog tomorrow.
Ne satıyorlar?What do they sell?
Bir araba, diyorsun! Onun parası bir torba soğan satın almaya bile yetmez.A car, you say! He can't even afford to buy a sack of onions.
Bir ev satın almak için neredeyse hiç yeterli param yok.I have nowhere near enough money to buy a house.
Tom yeni bir çift buz pateni satın aldı.Tom bought a new pair of ice skates.
Üçüncü satırdaki son sözcüğü nasıl okuyorsunuz?How do you read the last word on the third line?
Biraz profiterol satın aldım. Bir tane ister misin?I've bought some cream puffs. Do you want one?
Neden bunu onun için satın almak istiyorsun?Why do you want to buy it for him?
Tom, Mary'ye bir bira satın aldı.Tom bought Mary a beer.
İndirimler ve satışlarla ilgili ilanlar sürekli olarak Tom'un cep telefonuna geliyor.Advertisements for discounts and sales constantly arrive on Tom's mobile phone.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod