Evin sarsılmasını hissederek dışarıya koştum.Feeling the house shake, I ran outside.
Onun Allah'a olan inancı sarsılmaz.Her belief in God is unshaken.
Yer sarsılmaya başladı.The ground started shaking.
Evin sarsılmasını hissedebiliyordum.I could feel the house shaking.
Tom'un desteği sarsılmazdır.Tom's support is unwavering.
Tom'un Mary'ye olan güveni hiç sarsılmadı.Tom's faith in Mary never wavered.
Affedici tanrıya sarsılmaz bir inancı ve kurtuluş ve cennet için sürekli artan umutları vardı.He had an unwavering faith in a forgiving God and a sustaining hope of salvation and paradise.
Sarsılmaz SR38 bir Smith Wesson 686 klonu olup, Türkiye yapımı toplu tabancadır.For example, a car with number CD 66 88 is owned by Vietnam.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.And she felt it coming, because it would shake the earth under her feet.
Titreyin Onun önünde, ey bütün yeryüzündekiler! Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz.Tremble before him, all the earth. The world also is established that it can't be moved.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››He says in his heart, "I shall not be shaken. For generations I shall have no trouble."
Gözümü RABden ayırmam, Sağımda durduğu için sarsılmam.I have set Yahweh always before me. Because he is at my right hand, I shall not be moved.
Çünkü kral RABbe güvenir, Yüceler Yücesinin sevgisi sayesinde sarsılmaz.For the king trusts in Yahweh. Through the loving kindness of the Most High, he shall not be moved.
Huzur duyunca dedim ki, ‹‹Asla sarsılmayacağım!››As for me, I said in my prosperity, "I shall never be moved."
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.God is in her midst. She shall not be moved. God will help her at dawn.
Yükünü RABbe bırak, O sana destek olur. Asla izin vermez Doğru insanın sarsılmasına.Cast your burden on Yahweh, and he will sustain you. He will never allow the righteous to be moved.
Tek kayam, kurtuluşum, Kalem Odur, asla sarsılmam.He alone is my rock and my salvation, my fortress-- I will never be greatly shaken.
Tek kayam, kurtuluşum, Kalem Odur, sarsılmam.He alone is my rock and my salvation, my fortress. I will not be shaken.
Yeryüzünü temeller üzerine kurdun, Asla sarsılmasın diye.He laid the foundations of the earth, that it should not be moved forever.
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.For he will never be shaken. The righteous will be remembered forever.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.He will not be afraid of evil news. His heart is steadfast, trusting in Yahweh.
Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, Ama kötüler ülkede kalamaz.The righteous will never be removed, but the wicked will not dwell in the land.
Sana güvendiği için Düşüncelerinde sarsılmaz olanı Tam bir esenlik içinde korursun.You will keep whoever's mind is steadfast in perfect peace, because he trusts in you.
RABbe güvenenler Siyon Dağına benzer, Sarsılmaz, sonsuza dek durur.They that trust in the LORD shall be as mount Zion, which cannot be removed, but abideth for ever.
Ve O, yeri yayıp uzatan, onda sarsılmaz-dağlar ve ırmaklar kılandır.And it is He who spread the earth, and placed in it mountains and rivers.
Sizi sarsıntıya uğratır diye yerde sarsılmaz dağlar bıraktı, ırmaklar ve yollar da (kıldı).God has fixed the mountains on earth lest you should be hurled away when it quakes.
Kosor, 1995 operasyonunu sarsılmaz bir şekilde savundu.She also adamantly defended the 1995 operation.
Bu, dünyanın sarsılmasına ve makaraların ateşe vermesine neden olarak Thor'u kızdırdı.This caused the earth to quake and the rollers to set on fire, which angered Thor.
Sar 109T, 2014 yılında Sarsılmaz tarafından üretilen, 9 × 19 mm hafif makineli tüfek[…].The Sar 109T is a blowback 9×19mm submachine gun manufactured in 2014 by Sarsılmaz.[3]
Ali'nin Melek'e olan aşkı sarsılmaz.Anjas Wunsch nach Liebe wird in der Beziehung jedoch nicht erfüllt.
Zamansız ölümü, Marco’nun sarsılmasına neden olmuştur.La emoción de Marco es tal que rompe a llorar.
Bölüm Lance Henrikse'nin cinayetle sarsılmasını konu alıyor.Grazie al commissario Engelhardt l'assassino verrà fermato.
Gemiyi yapan Thomas Andrews geminin büyük olduğunu ve sarsılmayacağını söylemiştir.Thomas Andrews a stabilit că vasul se va scufunda cu siguranță.
Zamansız ölümü, Marco’nun sarsılmasına neden olmuştur.Halála Mercia hatalmának ideiglenes összeroppanásához vezetett.
Bu nedenle insan, yaşama ara veren, başka bir varlık ortamına geçiş olan ölüm karşısında sarsılmamalıdır.Tämän takia on oltava raja erottamaan elämään tarvittavat prosessit muusta, ei elävästä ympäristöstä.
Zamansız ölümü, Marco’nun sarsılmasına neden olmuştur.Ο αιφνίδιος θάνατος του συζύγου της, ελευθέρωσε όλες τις δυνατότητες της Αναστασίας.
Zamansız ölümü, Marco’nun sarsılmasına neden olmuştur.Den er efterfølger til Marco effekten.
Troçki, tartışmayı kaybetti, bu Kızıl Ordu ile ilgili sivil eleştirilere güvenin sarsılmasına neden oldu.Trotsky kalah debat, yang membuatnya dikeluarkan para kritikus sipil Tentara Merah.
Troçki, tartışmayı kaybetti, bu Kızıl Ordu ile ilgili sivil eleştirilere güvenin sarsılmasına neden oldu.托洛茨基在辩论中落败,导致文官评论家在红军中丧失威望。
Sarsılmaz SR38 bir Smith Wesson 686 klonu olup, Türkiye yapımı toplu tabancadır.史密斯威森M386是史密斯威森M686的7發弹巢和钪合金底把版本,表面使用磨砂黑。
Zamansız ölümü, Marco’nun sarsılmasına neden olmuştur.Uzrok smrti bilo je puknuće aorte.
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.(111:6) Он вовек не поколеблется; в вечной памяти будет праведник.
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.Bo na wieki nie będzie poruszony; w pamięci wiecznej będzie sprawiedliwy.
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.Căci el nu se clatină niciodată; pomenirea celui neprihănit ţine în veci.
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.Car il ne chancelle jamais; La mémoire du juste dure toujours.
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.Denn er wird ewiglich bleiben; des Gerechten wird nimmermehr vergessen.
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.Egli non vacillerà in eterno: Il giusto sarà sempre ricordato
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.For han skal ikke rokkes evindelig; den rettferdige skal være i evig minne.
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.Hij zal sterk in het leven staan. De Here zal aan hem denken.
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.Kajti vekomaj ne omahne, v večnem spominu bode pravičnik.
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.저가 영영히 요동치 아니함이여 의인은 영원히 기념하게 되리로다
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.lebo sa nepohne na veky; spravedlivý bude vo večnej pamäti.
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.Mivelhogy soha sem ingadoz: örök emlékezetben lesz az igaz.
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.Nebo nepohne se na věky, v paměti věčné bude spravedlivý.
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.Người cũng chẳng hề bị lay động; Kỷ niệm người công bình còn đến đời đời.
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.Người cũng chẳng hề bị lay_động ; Kỷ_niệm người công_bình còn đến đời_đời .
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.Orang baik tak akan gagal; ia akan diingat selama-lamanya
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.pois ele nunca será abalado; o justo ficará em memória eterna.
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.Por eso no resbalará jamás; para siempre será recordado el justo
Asla sarsılmaz, Sonsuza dek anılır doğru insan.Sillä ei hän ikinä horju; vanhurskas säilyy ikuisessa muistossa.