sarsıcı ile cümle
sarsıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom sarsıcı bir şekilde titredi.Tom shivered convulsively.
Sonuçlar sarsıcıydı.The results were shocking.
Kaza sarsıcı bir deneyim oldu.The accident was a traumatizing experience.
Rakamlar sarsıcı.The numbers are staggering.
Sahneler arasındaki geçiş sarsıcıydı.The transition between the scenes was jarring.
Tom sarsıcı bir olay yaşadı.Tom had a traumatic experience.
Gerçekten gece geç saatlerde dinlemek için harika bir eser, sıkıntılı ve sarsıcı".It's an amazing record to listen to really late at night, unsettling and really jarring".
Sadece bir aylık bu deneyin sonuçları sarsıcıydı.The results of this challenge after just one month was staggering.
İşte hikayemiz burada başlıyor doğumun sarsıcı görüntüsüyle ilk oğlumuz, Declan.So this is where our story begins -- the dramatic moments of the birth of our first son, Declan.
Hamileliklerin % 15 - 20'si düşükle sonlanıyor. Bence son derece sarsıcı.Fifteen to 20 percent of all pregnancies result in miscarriage, and I find this astounding.
Bu vergiler acisindan cok sarsici degil. Ama dogrudan maliyeti aslinda buz daginin ucu.But the direct costs are really only the tip of the iceberg.
Semud ve Ad (halkı) sarsıcı olayı yalanladı.The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
Girişimle ilgili potansiyel olarak sarsıcı rakamlar söz konusu.The stakes are potentially staggering.
Son anda, Gaga bir tür çılgın, sarsıcı çıkış olması gerektiğini düşündü.At the last minute, Gaga thought there should be some kind of crazy, jarring outro.
Sarsıcı sorularla muhatap sıkıştırılırsa kamuoyunun beklediği bilgi sağlanabilirse görüşme tam olur.Si vous disposez d'informations vérifiés, votre aide serait très appréciée.
Kafasında tüm sanat dallarında ama özellikle şiir ve edebiyatta sarsıcı bir yenilik yapma fikri vardı.Il a pratiqué presque tous les genres, surtout poésie et tragédie.
Bu Jaina için sarsıcı bir şoktu.O erro foi muito engraçado para Akaki.
II. Dünya Savaşı Sovyet devleti için sarsıcı bir etki yarattı.II wojna światowa wywarła na świecie okrutne piętno.
Özellikle yaklaşık 12 dakikalık "The End" grubun en sarsıcı parçalarından biri olarak kabul edilmektedir.Na płycie znajduje się najdłuższy w historii zespołu utwór, trwający 12 minut "Elements".
Bu Jaina için sarsıcı bir şoktu.Det var ett hårt slag för Lena.
Bu yaklaşım, analitik tarafsızlığı sarsıcıydı.Această teorie ar salva analiticitatea.
Askeriyede geçirdiği kısa zamanında çok şey deneyimledi ve savaşın sarsıcı etkilerine tanıklık etti.I sin korte tid i militæret oplevede han meget og var vidne til krigens konsekvenser.
Kafasında tüm sanat dallarında ama özellikle şiir ve edebiyatta sarsıcı bir yenilik yapma fikri vardı.Faktisk hadde han en umettelig nysgjerrighet for alle menneskelig aktiviteter, spesielt i kunst og litteratur.
Filmin en ilginç ve sarsıcı bölümünü oluşturan öykü.ストーリーで一番長く面白く見せる場所。
Askeriyede geçirdiği kısa zamanında çok şey deneyimledi ve savaşın sarsıcı etkilerine tanıklık etti.V njegovem kratkem službovanju se je nagledal vojnih grozot.
Bu Jaina için sarsıcı bir şoktu.See oli Naanile suur löök.
Alise Volkman: İşte hikayemiz burada başlıyor doğumun sarsıcı görüntüsüyle ilk oğlumuz, Declan.É aqui que começa a nossa história... os dramáticos momentos do nascimento do nosso primeiro filho, Declan.
Alise Volkman: İşte hikayemiz burada başlıyor doğumun sarsıcı görüntüsüyle ilk oğlumuz, Declan.Tak tady to všechno začíná -- dramatické okamžiky narození našeho prvního syna jménem Declan.
Alise Volkman: İşte hikayemiz burada başlıyor doğumun sarsıcı görüntüsüyle ilk oğlumuz, Declan.Аліса Волкман: Отже, наша історія починається з хвилюючих моментів народження нашого первістка, Деклана.
Bence son derece sarsıcı.A to mi přijde ohromující.
Bence son derece sarsıcı.A toto sa mi zdá neuveriteľné.
Bence son derece sarsıcı.Das ist erstaunlich.
Bence son derece sarsıcı.Dla mnie to bardzo zaskakujące.
Bence son derece sarsıcı.Esto me parece asombroso.
Bence son derece sarsıcı.E trovo che sia stupefacente.
Bence son derece sarsıcı.Ezt megdöbbentőnek tartom.
Bence son derece sarsıcı.Ik vind dit verbazingwekkend.
Bence son derece sarsıcı.Je trouve ça ahurissant.
Bence son derece sarsıcı.그리고 이것은 아연실색할 일입니다.
Bence son derece sarsıcı.Saya menemukan sesuatu yang luar biasa.
Bence son derece sarsıcı.Şi asta mi se pare uimitor.
Bence son derece sarsıcı.Και το βρίσκω απίστευτο.
Bence son derece sarsıcı.И аз намирам това за невероятно.
Bence son derece sarsıcı.И я нахожу этот факт потрясающим.
Bence son derece sarsıcı.І я вважаю це вражаючим.
Bence son derece sarsıcı.ובעיני זה מדהים.
Bence son derece sarsıcı.وقد دهشت لان هذا الرقم كبير جداً
Bence son derece sarsıcı.ある調査によると 74%の女性が
Bu olay her ne kadar sarsıcı olsa da, ne yazık ki yaşanan tek olay değil.Cet incident peut sembler choquant mais malheureusement, il n'est pas isolé.
Bu olay her ne kadar sarsıcı olsa da, ne yazık ki yaşanan tek olay değil.Este incidente podría ser impactante, pero lamentablamente no es el único.
Bu olay her ne kadar sarsıcı olsa da, ne yazık ki yaşanan tek olay değil.Αυτή η απόφαση μπορεί να σοκάρει αλλά δυστυχώς δεν είναι η μόνη.
Bu vergiler acisindan cok sarsici degil.Ale, jeśli chodzi o podatki, raczej nie jest to kwota porażająca.
Bu vergiler acisindan cok sarsici degil.Ale, vzhledem k postupu daní, jsou tyto náklady zanedbatelné.
Bu vergiler acisindan cok sarsici degil.Con le tasse correnti, non sono costi rovinosi.
Bu vergiler acisindan cok sarsici degil.Doch wegen der Steuererhöhungen macht sich das kaum bemerkbar.
Bu vergiler acisindan cok sarsici degil.세금을 고려해봤을 때, 심각한 영향을 줄 수 있는 수준은 아닙니다.
Bu vergiler acisindan cok sarsici degil.Mais, en ce qui concerne les impôts, ce n'est pas trop invalidant.
Bu vergiler acisindan cok sarsici degil.Nhưng, khi đánh thuế thì hầu như không tê liệt.
Bu vergiler acisindan cok sarsici degil.Pero, en lo que a impuestos se refiere, dificilmente impagable.
Bu vergiler acisindan cok sarsici degil.Pokiaľ ide o poplatky, je to zanedbateľná položka.