Ana içeriğe geç
Sözlük

sarma ile cümle

sarma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.사람들은 인간 관계라는 것에서 왜 모두 따뜻하고 편안한 그 것에 파고드는지 알고 계실겁니다.
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.Man ved hvorfor man ville blive helt varm og kærlig og pakke sig selv ind i menneskelige forhold.
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.Sapete perché vi sentite tanto a vostro agio e vi chiudete nelle relazioni umane.
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.Sinä tiedät, miksi tulet niin tunteelliseksi ja kiedot itsesi ihmissuhteisiin.
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.Ştii foarte bine de ce te cuibăreşti în relaţiile tale cu ceilalţi.
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.Tudod miért kényelmesednél el a vigasztaló emberi kapcsolatokban.
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.Tú sabes por qué te sientes tan a gustito y te escudas en las relaciones humanas.
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.Viete, prečo sa pohodlne neuvelebíte vo vzťahoch.
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.Vy znáte důvod, proč se zachumlat do teploučka lidských vztahů.
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.Ξέρεις γιατί θα νιώσεις μια ζεστασιά και θα τυλίξεις τον εαυτό σου στις ανθρώπινες σχέσεις.
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.Ви знаєте, чому ви зостанетесь в теплі та затишку та оточите себе стосунками з людьми.
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.Вы знаете, почему вы угреетесь, размякнете и укутаетесь в человеческих отношениях.
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.Ти знаеш защо се чувстваш топло и уютно като се гушкаш в човешките взаимоотношения.
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.אתם יודעים מדוע אתם מתחממים ומתכרבלים ועוטפים את עצמכם ביחסי-אנוש.
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.تعلمون سبب كونكم ضبابيين وتشوهون أنفسكم بالعلاقات الإنسانية
İnsan ilişkileriyle içinizi ısıtıp kendinizi neden bununla sarmaladığınızı biliyorsunuz.すっぽり収まっている理由 自分では わかっているのです
İnsanların teleskopla baktığı tüm o görülesi şeyler arasında, sarmal bir galaksiden daha güzeli az bulunur.Dintre toate spectacolele văzute de omenire prin telescop, puține întrec o galaxie spiralată.
İnsanların teleskopla baktığı tüm o görülesi şeyler arasında, sarmal bir galaksiden daha güzeli az bulunur.인류가 망원경으로 본 모든 장관 가운데 나선형 은하보다 더 사랑스러운 것은 거의 없습니다.
İnsanların teleskopla baktığı tüm o görülesi şeyler arasında, sarmal bir galaksiden daha güzeli az bulunur.Απ' όλα όσα έχει δει η ανθρωπότητα μέσα από ένα τηλεσκόπιο, λίγα είναι πιο όμορφα από έναν σπειροειδή γαλαξία.
İnsanların teleskopla baktığı tüm o görülesi şeyler arasında, sarmal bir galaksiden daha güzeli az bulunur.מכל הדברים שהאנושות ראתה דרך טלסקופ, יש מעטים יפים יותר מגלקסיה ספירלית.
İnsanların teleskopla baktığı tüm o görülesi şeyler arasında, sarmal bir galaksiden daha güzeli az bulunur.من بين كل العروض التي راقبها الإنسان عبر التلسكوب، القليل منها فقط هو أروع من مجرة حلزونية الشكل.
İnsanların teleskopla baktığı tüm o görülesi şeyler arasında, sarmal bir galaksiden daha güzeli az bulunur.人類が望遠鏡を通してみた全ての光景の中でも 渦巻銀河よりも美しいものは少ないでしょう 壮大な星の渦巻き達は 荘重かつ予測可能なダンスで公転しています
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.As pessoas refugiam-se nas suas crenças, e fazem-no tão apertadamente que não as conseguimos libertar.
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.Az emberek a hitükbe bugyolálják magukat, olyan szorosan, hogy nem lehet őket megszabadítani.
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.Die Leute hüllen sich in ihren Glauben, und zwar so eng, dass man sie nicht befreien kann.
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.사람은 자신을 자신의 믿음으로 둘러쌉니다. 그들이 매우 단단히 둘러싸기 때문에, 여러분은 그들을 자유롭게 못 합니다.
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.La gente se envuelve en sus creencias, y lo hacen tan apretadamente que no puedes liberarlos.
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.Le persone si intrappolano in quello che credono, e lo fanno con tanta forza che non riusciamo a liberarli.
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.Les gens s'enferment dans leurs croyances de façon si étanche que vous ne pouvez les libérer.
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.Lidé se zabalí do svých přesvědčení, a to tak pevně, že je nejde osvobodit.
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.Ľudia sa zahrabávajú do svojich presvedčení, a to tak hlboko, že je priam nemožné ich vyslobodiť.
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.Ludzie otoczają się swoimi wierzeniami i robią to tak mocno, że nie sposób ich od tego uwolnić.
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.Mensen hangen hun geloofspunten met zo'n hartstocht aan dat het haast onmogelijk is om ze ervan te bevrijden.
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.Oamenii se cramponează fanatic de convingerile lor, încât nu-i mai poţi elibera.
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.Люди опутывают себя предрассудками настолько плотно, что их уже не освободить.
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.Хората се обвиват в техните вярвания и го правят толкова здраво, че не можеш да ги освободиш.
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.אנשים עוטפים את עצמם באמונות שלהם, והם עושים את זה כל כך חזק, עד שלא ניתן לשחרר אותם.
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.الناس يقوقعوا أنفسهم في معتقداتهم , ويفعلون ذلك بمهاره حتى إنكم لا تستطيعون عتقهم وإعادتهم للحرية .
İnsanlar kendilerini inançlarıyla öylesine sıkıca sarıp sarmalıyorlar ki, onları serbest bırakamıyorsunuz.手が付けられないほどに固執しています 真実をもってしても 変えられないのです
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Cammina nella stanza, é circondato dalle persone.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Cette personne est entourée de monde, et son passage dans la pièce est entravé.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.De er omgivet af folk og deres passage igennem rummet er forhindret.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Emberekkel lesznek körbevéve, és a szobán való áthaladásuk akadályozva van.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.É rodeada de pessoas, e a sua passagem pela sala é difícil.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Este înconjurat de oameni, și trecerea lor prin încăpere este împiedicată.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Hij wordt omringd door mensen, en zijn beweging door de kamer wordt belemmerd.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Ihmiset ympäröivät heidät ja heidän kulkunsa läpi huoneen vaikeutuu.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Je obklopený ľuďmi a zdržaný v jeho prechode izbou.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.그들은 사람들에게 둘러 싸이게 됩니다. 그리고 그들이 지나갈 길은 방해되죠.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Menschen umringen sie und behindern ihren Weg durch den Raum.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Mereka dikelilingi orang-orang, dan jalan mereka menjadi terhalangi.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Mọi người vây quanh người đó và lối vào thì tắc nghẽn.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Obkroži ga gruča ljudi in le stežka se prebija naprej.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Son rodeados de personas, y su paso es impedido.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Ten bude obklopen lidmi, proto je jeho průchod místností narušován.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Zostaje otoczony przez ludzi, a jego przejście jest utrudnione.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Περιστοιχίζεται από ανθρώπους και το πέρασμά του εμποδίζεται.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Биват заобградени от хора, и преминаването през стаята е възпрепятствано.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Его окружат люди, и его путь через комнату затруднен.
İnsanlar tarafından sarmalanırlar, ve odadan geçişleri engellenir.Їх оточують люди, і їхній прохід через кімнату ускладнюється.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod