Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Now Abimelech had not come near her. He said, "Lord, will you kill even a righteous nation?
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.Yahweh visited Sarah as he had said, and Yahweh did to Sarah as he had spoken.
Ona, saraya gir dendi.She was invited to enter the court.
Kraliçeye: “Buyurun, saraya girin” denildi.She was invited to enter the court.
Ekvador'un Sarayaku Halkı İçin Su Hayat DemektirWater Is Life for Ecuador's Sarayaku People · Global Voices
Sarayaku video gösterisi için bir foruma davetiye.An invitation to a forum for the premiere of the Sarayaku videos.
Bezhan, saraya girdiği gibi bıçaklandı ve öldü. [1] [2]Bezhan was assured of safety and was stabbed to death the moment he entered the castle.[1][2]
Saraya girişleriBreak-ins
Erdemleri şüpheli kadınların saraya katılmasını reddetti.She refused to have women of questionable virtue attend her Court.
Dionysos saraya döndüğünde arkadaşını ölü bulur.Dionysus returns to the palace only to find his friend dead.
Yaşlı adam onu yine saraya götürdü ve içi altın dolu üç tane sandık gösterir.The man, desperate for mercy, showed the boy all of the treasures in the castle.
O, saraya kadar bana rehberlik yaptı.Sie führte mich zum Palast.
Ülke barış içindeyken saraya büyük ve görkemli odalar eklenirdi.Wenn das Land sich im Frieden befand, wurden dem Schloss große und prächtige Zimmer hinzugefügt.
Kim saraya dahil değilse tebaa(kul) sayılıyordu.Da dem Gutsbesitzer nicht daran gelegen ist, willigt er ein.
Bu saat 1390 yılında Milano'lular saraya saldırdıklarında zarar görmüştür.Die Uhr wurde allerdings im Jahr 1390 zerstört, als die Mailänder den Palast stürmten.
I. Süleyman'ın eşi Hürrem Sultan tarafından saraya alınarak eğitime yollandı.Es wurde von Süleymans Ehefrau Hürrem Sultan in Auftrag gegeben.
Mary de bir daha saraya dönmemiştir.Sie besucht das Forsthaus nie wieder.
Saraya giren Malekith hemen Frigga'nın dairesine girip Jane'i bulur.Die Überraschung gelingt, und Malekith dringt bis in die Kammer von Frigga ein, welche Jane beschützen soll.
Bu saraya ait parkta piknik yapmayı sakın unutmayın.Vor diesem führt eine Freitreppe zum Garten.
Kral bunun üzerine onları saraya tekrar davet eder.Dann aber rufen ihn seine Pflichten zurück an den Hof.
Hemen tekrar dilenci kılığına bürünen Ulis saraya gelir.Dort kleidet der auf einmal freigebige Bischof den Junker ein.
Saraya yerleşenlerden biri olan Kürşad, imparatorun yanında belirli bir makama gelmiştir.Über der Tür hängt ein Marienbild, das ein Geschenk des Kaiserhauses war.
Asiler Saraya doğru yürüyüşe geçtiler.Die beiden beschließen, zu Fuß zum Palast zu gehen.
O, saraya kadar bana rehberlik yaptı.Il me guida jusqu'au palais.
1484'te Elizabeth ve ailesi Westminster Abbey'deki sığınaklarından ayrıldı ve saraya geri döndü.En 1484, Élisabeth et sa famille quittent enfin l'abbaye de Westminster et retournent à la cour de Richard.
Günün belirli saatlerinde herkes saraya girebilir ve bahçesinde gezinebilir.Il est possible, pendant certaines heures de la journée, de se promener au travers du palais.
Bunu yapar ve sonunda başarılı bir şekilde tekrar saraya girer.Il le récupère et a enfin l'opportunité de revenir au barreau.
Sabahın erken saatlerinde kalabalık grup saraya girdi.Al amanecer, la multitud entró al palacio.
Asiler Saraya doğru yürüyüşe geçtiler.Los invitados optan por dar un paseo por el jardín.
Hayatından endişe eden Claudius saklanmak için saraya kaçtı.Preocupado por su propia supervivencia, Claudio huyó del palacio para esconderse.
Akhenaton saraya yayılan salgın bir hastalıktan öldü.Bergeret fallece en una epidemia de fiebre que afectó la región.
Bu sırada, Elena'da saraya gelmiştir.Posteriormente, entra en la sala Helena.
Kral bunun üzerine onları saraya tekrar davet eder.Después de esto, el príncipe regresa al palacio.
Bu sırada, Elena'da saraya gelmiştir.Ma in altro Pensiero allora Elena entrò.
Elena saraya girdiği zaman onu takip eder.Appena Elena entra nella casa, vi rimane intrappolata.
Sicilya başkentine ulaşır ulaşmaz, saraya gidip, Norman Kontu II. Rugerro'nun hizmetine girmiştir.Al suo arrivo nella capitale siciliana, Giorgio offrì i suoi servigi al conte normanno Ruggero.
Mary de bir daha saraya dönmemiştir.Da allora non è più tornato tra le sbarre.
Saraya başka bir yerden taşınmıştır.Karla si trasferì in un altro luogo.
Kim saraya dahil değilse tebaa(kul) sayılıyordu.Тот, который не нажал (неопр.).
Durumu kontrol etmek isteyen İbrahim saraya yeniden girmek istedi, ancak ona izin verilmedi.Ибрагимов уступал в росте, и поэтому не успевал за своим противником.
Saraya girmeye çalışan kalabalık Francisco de Paula'nın ülkeden çıkartılmasına engel olmaya çalıştı.Собравшиеся вошли в здание, чтобы предотвратить высылку Франциско де Паула.
İsyancıların bu zayıflığından faydalanan IV. Murat 18 Mayıs günü Topal Recep Paşa'yı saraya çağırdı.Мурад IV, воспользовавшись этой слабостью, 18 мая того же года вызвал Топала-пашу во дворец.
Maaşları ödemeyen saraya saldırdılar.Рабочим не выплачивали заработную плату.
Amerikadaki Beyaz Saraya'da döşenmiştir.Об этой трагедии узнают в ядерном центре американского Белого Дома.
Kaba işçilikle yapılmış taş işlemeciliği saraya sert ve güçlü bir atmosfer veriyordu.Рустованный каменный фасад придаёт дворцу могущественный и суровый вид.
"Tezgâhtan Saraya: Osmanlı Saray Halıları".На чертежах «По Омской крепости.
Onların da saraya yaptığı baskı neticesinde bölgeye bir araştırma heyeti gönderildi.ونتيجة لضغطهم على السرايا أرسلت هيئة بحث للمنطقة.
Sicilya başkentine ulaşır ulaşmaz, saraya gidip, Norman Kontu II. Rugerro'nun hizmetine girmiştir.لدى وصوله إلى العاصمة الصقلية، توجه مباشرة إلى القصر ليعمل في خدمة الكونت النورماني روجر الثاني.
Maaşları ödemeyen saraya saldırdılar.وتمرد جنوده الذين لم يتقاضوا رواتبهم.
Durumu kontrol etmek isteyen İbrahim saraya yeniden girmek istedi, ancak ona izin verilmedi.ولمّا استعصت عليهم طرابلس أسرع إبراهيم باشا لنجدة حلفائه، ولم تلبث أن سقطت في أيديهم.
Sonra güruh ona karşı bir hamle yapınca Sultan silahlı saray mensubları tarafından saraya geri çekildi.لكن سرعان ما تشاجر معه وفر شمالا طلبا للحماية الحمدانية .
Zoe, saraya Aleksandros'un 913 yılında ölümünden sonra döndü.ولكن عادت زوى إلى القصر مرة اخرى بعد وفاة ألكسندروس في عام 913.
O, saraya kadar bana rehberlik yaptı.أوصلني حتى القصر.
Sabahın erken saatlerinde kalabalık grup saraya girdi.De madrugada, a multidão entrou no palácio.
26 Mart 2011 tarihinde, Shimmer'a ana kız takım olan Saraya ve Britani Knight'ın menajeri olarak döndü.Em 26 de março de 2011, Knox retornou a Shimmer como manager da dupla Saraya e Britani Knight.
883 yılında, Basileios, Leon'u komplo kurmakla suçlayıp, saraya hapsetmiş ve kör ettirmek istemiştir.Em 883, Basílio acusou Leão de conspirar contra sua vida e confinou o príncipe no palácio.
Hayatından endişe eden Claudius saklanmak için saraya kaçtı.Preocupado pela sua própria sobrevivência, Cláudio fugiu do palácio para se esconder.
Akhenaton saraya yayılan salgın bir hastalıktan öldü.Bergeret morreu de uma epidemia de febre que afetou a região.
Tekrar saraya dönünce, yemek sonrası uyumak üzere istirahata çekildiler.Entrando em casa, recolheu-se para descansar.
Onun aracılığı ile saraya alındı.De qualquer forma, foi encontrado um uso para o palácio.