sarayı ile cümle
sarayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü Kraliyet Sarayı... ...ve Başkanlık Anıtı'nın buraya inşa edilmesi gerekiyor.Épül a királyi család nyaraló helye és az Elnöki Emlékcsarnok...
Çünkü Kraliyet Sarayı... ...ve Başkanlık Anıtı'nın buraya inşa edilmesi gerekiyor.Το χτίσιμο του καλοκαιρινού θέρετρου για την βασιλική οικογένεια, η αναμνηστική αίθουσα για τον Πρόεδρο,...
Çünkü Kraliyet Sarayı... ...ve Başkanlık Anıtı'nın buraya inşa edilmesi gerekiyor.بناء قصر للعائلة الملكية وقاعة تذكارية للرئيس
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.A király pedig a téli házban ül vala a kilenczedik hónapban, és a tûz ég vala elõtte.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.A kráľ sedel v zimnom dome v deviatom mesiaci majúc pred sebou ohnište, na ktorom horelo.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.A król siedział w domu, w którym w zimie bywał, miesiąca dziewiątego, a na ognisku przed nim palił się ogieó.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Bấy giờ là tháng chín; vua đương ngồi trong cung mùa đông, có lò than đỏ trước mặt vua.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Bấy_giờ là tháng chín ; vua đương ngồi trong cung mùa_đông , có lò than đỏ trước mặt vua .
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Der König aber saß im Winterhause, im neunten Monat, vor dem Kamin.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Era el mes noveno, y el rey estaba en la casa de invierno, donde había un brasero encendido delante de él
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Il re sedeva nel palazzo d'inverno - si era al nono mese - con un braciere acceso davanti
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Împăratul şedea în casa de iarnă, -căci era în luna a noua-şi înaintea lui era un foc de cărbuni aprinşi.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.때는 구 월이라 왕이 겨울궁전에 앉았고 그 앞에는 불피운 화로가 있더라
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Kongen sad i Vinterhuset med et brændende Kulbækken foran sig;
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Kongen satt i vinterhuset, for det var den niende måned, og det brente ild i et fyrfat foran ham,
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Konungen bodde då i vinterhuset, ty det var den nionde månaden. Och kolpannan stod påtänd framför honom;
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Kralj pa je sedel v zimski hiši deveti mesec, in gorelo je na ognjišču pred njim.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Král pak seděl v domě, v němž v zimě býval, měsíce devátého, a na ohništi před ním hořelo.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Le roi était assis dans la maison d`hiver, -c`était au neuvième mois, -et un brasier était allumé devant lui.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Mutta kuningas istui talvihuoneessa - oli yhdeksäs kuukausi - ja hänen edessään oli palamassa hiilipannu.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Ora, era o nono mês e o rei estava assentado na casa de inverno, e diante dele estava um braseiro aceso.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Waktu itu bulan sembilan, dan raja sedang duduk di depan perapian di istana musim dinginnya
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Ο δε βασιλευς εκαθητο εν τω οικω τω χειμερινω, εν τω εννατω μηνι, και ητο εμπροσθεν αυτου εστια καιουσα.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.А царят седеше в зимния дворец, (като беше деветия месец), и пред него имаше жарник с огън.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.Царь в то время, в девятом месяце, сидел в зимнем доме, и передним горела жаровня.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.והמלך יושב בית החרף בחדש התשיעי ואת האח לפניו מבערת׃
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.وكان الملك جالسا في بيت الشتاء في الشهر التاسع. والكانون قدامه متقد.
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.那 時 正 是 九 月 、 王 坐 在 過 冬 的 房 屋 裡 、 王 的 前 面 火 盆 中 有 燒 覂 的 火
Dokuzuncu aydı, kral kışlık sarayındaydı. Önünde mangalda ateş yanıyordu.那 時正 是 九月 、 王 坐在 過冬 的 房屋 裡 、 王 的 前面 火盆 中 有 燒覂 的 火
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.A expressão "em primeiro lugar", é como o primeiro lugar do vosso palácio da memória.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor."Az első helyen" kifejezés olyan, mint az első hely a memóriapalotádban.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.Cụm từ "in the first place" (đầu tiên) cũng giống như nơi đầu tiên trong cung điện trí nhớ.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.De uitdrukking "in de eerste plaats" is als de eerste plaats in je geheugenpaleis.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.Die Formulierung "an erster Stelle" heißt eigentlich: "An erster Stelle in deinem Gedächtnispalast."
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.Expresia "în primul rând", semnifică primul loc din palatul memoriei tale.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.Fraza "na prvem mestu" je kot da bi rekel "na prvem mestu naše palače spomina".
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor."우선"을 뜻하는 "in the first place"는 마음 속에 있는 기억궁전의 첫번째 장소를 말합니다.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor."in the first place"は 記憶の宮殿の最初の場所のことです この技術は とても魅力的で
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.La frase "en primer lugar", sería como el primer lugar en su palacio de memoria.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.La frase "in primo luogo", è come dire nel primo luogo del palazzo della memoria.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.L'expression " en premier lieu " c'est comme au premier endroit de votre du Palais de la mémoire.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.Spojení "na prvním místě" znamená první místo v našem paměťovém paláci.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.Vendingen "in the first place", det betyder det første sted i ens hukommelses palads.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.Wyrażenie "przede wszystkim" określa jakby pierwsze miejsce w pałacu pamięci.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.Η φράση "στην πρώτη θέση", είναι όπως στην πρώτη θέση στο παλάτι της μνήμης σας.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.Выражение "в первую очередь" относится к тому, что в вашей памяти занимает первое место.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.Фразата "на първо място", е точно като първото място в двореца на запомнянето ви.
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.הביטוי "דבר ראשון" הוא כמו הדבר הראשון בארמון הזכרון
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.عبارة "في المقام الأول" هي أشبه ما يكون في المقام الأول في قصر الذاكرة الخاص بك
Eşyalardan Yukol Sarayı sorumluydu.A Brit Királyi Múzeum irányításával York hercege van megbízva.
Eşyalardan Yukol Sarayı sorumluydu.Le Yukol du palais est responsable des objets.
Eşyalardan Yukol Sarayı sorumluydu.Το άτομο υπεύθυνο του Βρετανικού Μουσείου της Βασιλικής Οικογένειας είναι ο Δούκας της Υόρκης.
Eşyalardan Yukol Sarayı sorumluydu.الشخص المسؤول عن المتحف البريطاني الملكي هو دوق يورك؟
- Evet. Buraya geleli çok olmadı ama... ...benimle sarayı gezmek ister misiniz?Én sem vagyok még itt túl régóta, de akartok velemjönni, hogy megnézzük a palotát?
Evet... ...prenses... ...sarayı, gezmeleri için vatandaşa mı açmış?Ah ! Tiens... La princesse a ouvert le palais aux citoyens, pour des visites ?
Evet... ...prenses... ...sarayı, gezmeleri için vatandaşa mı açmış?Ó, igen, a hercegnő megnyitotta a palotát az egyszerű polgárok számára?
Evet... ...prenses... ...sarayı, gezmeleri için vatandaşa mı açmış?Αα, Ναι! "κουσα ότι η Πριγκίπισσα άνοιξε τις πόρτες του Παλατιού για τους απλούς πολίτες.
Evet... ...prenses... ...sarayı, gezmeleri için vatandaşa mı açmış?ااه نعم لقد سمعت ان الاميرة فتحت القصر امام العامة
Firavun Avramı çağırtarak, ‹‹Nedir bana bu yaptığın?›› dedi, ‹‹Neden Sarayın karın olduğunu söylemedin?Atunci Faraon a chemat pe Avram, şi i -a zis: ,,Ce mi-ai făcut? Pentruce nu mi-ai spus că este nevastă-ta?
Firavun Avramı çağırtarak, ‹‹Nedir bana bu yaptığın?›› dedi, ‹‹Neden Sarayın karın olduğunu söylemedin?In pokliče Faraon Abrama ter reče: Kaj si mi to storil? Zakaj mi nisi povedal, da je tá žena tvoja?
İlgili Sayfalar