sar ile cümle

sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Birinci sınıf bir şarkıcı olarak tanınıyordu.He was recognized as a first-class singer.
Sarhoşken araba sürdüğü için cezalandırıldı.He was punished for drunken driving.
Birkaç İngilizce şarkı öğrenmek istiyor.He wants to learn some English songs.
O, şu sarı evde yaşıyor.He lives in that yellow house.
Şarkı söylemekten hoşlanmıyordu fakat onlar ona şarkı söylettiler.He didn't like to sing but they made him sing.
O şarkı söylemeyi sürdürdü.He kept singing.
O, çalışırken şarkı söyledi.He sang while working.
O sürekli şarkı söyledi.He sang and sang.
O şarkı söylemeye başladı.He started singing.
Şarkı söylemeyi bir meslek yapmak istedi.He wanted to make singing a career.
O şarkı söylemede iyidir.He is good at singing.
O iyi bir şarkıcı olduğundan dolayı çok popüler.He is very popular because he is a good singer.
Bir şarkı söylemeye geldi.He came singing a song.
O, iyi bir şarkıcıdır.He is a good singer.
Şarkı söyleyerek çocukları eğlendirdi.He amused the children by singing.
O bir şarkıcı olarak başarılı olmuştu ve o çok popüler oldu.He had made good as a singer and he became very popular.
O, mesleğinde ilerleyen bir şarkıcıdır.He is a budding singer.
O herhangi birimizden daha iyi şarkı söyleyebilir.He can sing better than any of us.
O iyi ve sarhoştur.He is good and drunk.
O, kıyıya ulaşmak için aşırı derecede çaba sarfetti.He made desperate efforts to reach the shore.
O, günün en iyi şarkıcılarından biridir.He is one of the best singers of the day.
O, bu şartlarda çalışırsa, sınavı geçeceğinden emin.He is sure to pass the exam if he studies at this rate.
Şu ana kadar yaşamış en büyük şarkıcıdır.He is the greatest singer that ever lived.
En iyi jazz şarkıcıları arasındadır.He is among the best jazz singers.
O işine sarıldı.He stuck to his job.
O bana şarkı söyletti.He made me sing.
O, bana sahnede şarkı söyletti.He made me sing on the stage.
Beni gördüğü an, benzi sarardı ve kaçtı.The moment he saw me, he grew pale and ran away.
O, sınavı geçmek için her türlü çabayı sarfediyor.He is making every possible effort to pass the examination.
O bazen şaraptan hoşlanır ama çoğunlukla viski içer.He enjoys wine sometimes, but mostly he drinks whisky.
Bir sonraki şarkıcıyı anons etti.He announced the next singer.
Sarhoşken araba sürüyordu.He was driving under the influence of alcohol.
Onun yeni şartlara uyum sağlaması hızlıdır.He is quick to adapt to new circumstances.
Anne babasının arzusunun aksine şarkıcı oldu.He became a singer against his parents wishes.
O, eve gidemeyecek kadar çok sarhoştur.He is too drunk to drive home.
O sarhoşken kontrolden çıkıyor.He is out of control when drunk.
O, biraz sarhoştur.He is a little high.
Arka kapıyı kapatmayı düşünemeyecek kadar sarhoştu.He was too drunk to remember to shut the back door.
O bir bardak kırmızı şarap içti.He drank a glass of red wine.
O asla şaraba dokunmadı.He never touched wine.
Vücudu öfkeyle sarsıldı.His body was shaking in anger.
Şarkıcı olmak nereye o nereye.He's not much as a singer.
O detone şarkı söyledi.He sang off key.
Kendisi Japonya'daki en meşhur şarkıcılardandır.He is one of the most famous singers in Japan.
Japonya'daki en ünlü şarkıcılardan biridir.He is one of the most famous singers in Japan.
O, Japonya'daki en tanınmış şarkıcılardan biridir.He is one of the most famous singers in Japan.
Japonya'da ünlü popüler bir şarkıcıdır.He's a famous popular singer in Japan.
O ünlü bir şarkıcı oldu.He became a famous singer.
O popüler şarkıları söylemeyi seviyor.He likes to sing popular songs.
O bacakları sarkık bir şekilde bir sandalyeye oturdu.He sat on a chair with his legs dangling.
Onlar sarılıyorlar ve öpüşüyorlar.They are hugging and kissing.
Onlardan hangisi daha iyi şarkı söyleyebilir?Which of them can sing better?
Onlar şarkıcıdır.They are singers.
Sarp bir kayalığın tepesine tırmandılar.They climbed to the top of a cliff.
Onlar her zaman birbirlerinin boğazına sarılırlar.They are always at each other's throats.
Onlar peş peşe şarkı söylediler.They sang one after another.
Onlardan her biri bir şarkı söyledi.Each of them sang a song.
Onlar ahenk içinde şarkı söyledi.They sang in tune.
Bir kurtarma ekibi gelinceye kadar şarkı söylediler.They kept singing until a rescue team came.
Onlar bir şişe şarap açarak onun başarısını kutladılar.They celebrated his success by opening a bottle of wine.

İlgili Sayfalar