Ana içeriğe geç
Sözlük

sar ile cümle

sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu elma sarı mı?Is this apple yellow?
Onun platin sarısı saçları var.She has platinum blonde hair.
Ayda en az bir kez sarhoş olurum.I get drunk at least once a month.
Bir bira içtim ve çok sarhoş olmuş gibi davrandım.I had one beer and pretended to be very drunk.
Sarı saç ve mavi gözleri var.He has blond hair and blue eyes.
İsveç'teki herkesin sarı saçları ve mavi gözleri mi var?Does everyone in Sweden have blonde hair and blue eyes?
Almanların çoğu sarışın ve mavi gözlüdür.Many Germans have blonde hair and blue eyes.
O, devlet başkanı tarafından Beyaz Saray açılış balosuna davet edildi.He was invited by the President to the White House inaugural ball.
Evvelce sarhoş oldum; daha da çok olacak gibiyim.I've been drunk before and likely will get drunk many more times.
Daha önce Tom'u hiç sarhoş görmedim.I've never seen Tom drunk before.
Seni beklerken, yarım şişe şarapla sarhoş oldum bile.I've already drunk half a bottle of wine while I was waiting for you.
Nisan ayının sonunda, Sarı Nehrin suyu karardı.At the end of April, the water of the Yellow River had darkened.
Sadece Tom'un sarhoş olduğunu düşünüyorum.I just think Tom was drunk.
Sarılmaya ihtiyacım var.I need a hug.
Gerçekten bir sarılmaya ihtiyacım var.I really need a hug.
Sanırım Tom sarhoştu.I think Tom was drunk.
Tom'un sarhoş olduğunu düşünüyorum.I think Tom was drunk.
Niçin dışarı çıkıp sarhoş olmuyoruz?Why don't we go out and get drunk?
Sanırım Tom sarhoş olabilir.I think Tom might be drunk.
Sarı kağıdı kesmek için o makası kullanacağım.I will use that pair of scissors to cut the yellow paper.
O ağlarken ona sarıldı.He hugged her while she cried.
Bir park bankında genç bir çiftin sarıldığını gördüm.I saw a young couple cuddling on a park bench.
Arkadaşlarım ben sarhoşken daha iyi Fransızca konuştuğumu söylüyorlar.My friends say I speak better French when I'm drunk.
Bu gece sarhoş oluyorum!Tonight I'm getting drunk!
O gitmemi engellemek için bana sarıldı.She held on to me to prevent me from going.
Ben Saraybosna'da yaşıyorum.I live in Sarajevo.
Hiç Buckingham Sarayını gördün mü?Have you ever seen Buckingham Palace?
Bir sarhoş yüzmeye gitti ve neredeyse boğuluyordu.A drunk went swimming and nearly drowned.
Tom Mary'den biraz daha sarsılmış gibi görünüyor.Tom seems to be a bit more shaken than Mary.
Tom beline bir havlu sardı.Tom wrapped a towel around his waist.
Tom battaniyesine sarındı.Tom wrapped himself in his blanket.
Tom etrafında bir havlu sardı.Tom wrapped a towel around himself.
Tom omuzunu sarstı.Tom dislocated his shoulder.
Biraz sarhoş oluyorum.I'm getting a little drunk.
Biraz sarhoş hissediyorum.I'm feeling a little woozy.
Araba kullanmak için çok sarhoştum.I was too drunk to drive.
Senin bir beyin sarsıntın var.You have a concussion.
Tom biraz sarhoş.Tom is a little drunk.
Tom biraz sarhoştu.Tom was a bit woozy.
Tom asla sarhoş olmadı.Tom never got drunk.
Şu anda sarhoşum.I'm drunk right now.
Ben asla sarhoş olmam.I never get drunk.
Sarılmak ister misin?Do you want a hug?
Çok sarhoştum.I was too drunk.
Sarıl bana, Tom.Hold me, Tom.
Biz çok sarhoşuz.We are too drunk.
Ağaca sarılmak istedi.She wanted to hug the tree.
Işık sarıysa geçmemelisin.You should not cross if the light is yellow.
Bir sarkıt ve dikit arasındaki fark nedir?What is the difference between a stalactite and a stalagmite?
Onlar sarı çiçek.These are yellow flowers.
Tom Mary'ye arkadan sarıldı.Tom hugged Mary from behind.
Bugün sarhoş olalım!Let's get drunk today!
Neden bu kadar sarhoş oluncaya kadar içiyorsun?Why do you drink until you're this drunk?
Neden sarhoş olana dek içiyorsun?Why do you drink until you are that drunk?
Tom birkaç yıl önce neredeyse sarı hummadan ölüyordu.Tom nearly died of yellow fever a few years ago.
Obama, Beyaz Saray'daki ilk siyahi başkan.Obama is the first black president in the White House.
Önümde sarı bir araba var.There's a yellow car in front of me.
Yapraklar sonbaharda sararır.Leaves yellow in the fall.
Sarı kazağımı çok severim.I love my yellow pullover very much.
Batan güneş sarı değildir ama turuncudur.The setting sun is not yellow, but orange.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod