sar ile cümle
sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
O şarap içmedi.He didn't drink wine.
Onların bu şartları ve koşulları kabul edeceklerini sanmıyorum.I do not think they will accept these terms and conditions.
Ben her zaman bu şarkıyı dinlerim.I always listen to this song.
Blümchen Almanca şarkı söylüyor.Blümchen sings in German.
Blümchen denilen bir Alman şarkıcı hakkında duydun mu?Have you heard about a German singer called Blümchen?
Altı yaşımdan beri şarkı söylüyorum.I've been singing since I was six.
Herhangi birine sarıldın mı?Did you hug anybody?
Şarj et!Charge!
Ben büyük bir şarkıcıyım.I'm a great singer.
Partideki herkes şarap içiyordu.Everyone at the party was drinking wine.
Dinleyicideki herkes birlikte şarkı söyledi.Everybody in the audience sang along.
Herkes sarsılmış görünüyordu.Everyone looked shocked.
Yeni şarkıyı duydun mu?Are you familiar with the new song yet?
O, atmosferi hafifletmek için bir şarkı söyledi.He sang a song to lighten the atmosphere.
Tom sarhoş.Tom's drunk.
Onlar sarhoş.They're drunk.
Onlar sarıldı.They hugged.
Şarkı söylemeye başlayın.Start singing.
Birisi şarkı söylüyor.Someone's singing.
Şarkıya eşlik et.Sing along.
Şarkı söylemeye devam et.Keep singing.
Ben sarhoşum.I'm plastered.
Şarkı söyleyeceğim.I'll sing.
Şarkı söyleme.Don't sing.
Şarap getir.Bring wine.
Aniden sarsıntı gibi bir şey hissettim.Suddenly I felt something like a jolt.
O, fitil gibi sarhoş.He's smashed.
Bir bardak şarap alabilir miyim?Could I have a glass of wine?
Şarkı söylemeye devam etti.He went on singing.
Bizim yeşil, mavi ve sarı renkli çizmelerimiz var.We have the boots in green, blue and yellow.
Sarhoşlar durmadan içiyorlar.Drunkards drink non stop.
O zil zurna sarhoş.He's shit-faced drunk.
Uyku eksikliği şarkıcının performansını etkiledi.A lack of sleep affected the singer's performance.
Resmi akşam yemeği Beyaz Sarayda gerçekleşti.The official dinner took place at the White House.
O sarhoş sürücü kazadan sorumlu.That drunk driver is responsible for the accident.
Şarkı söyleyebilsen güzel olurdu.It'd be nice if you could sing.
Bu şarkıyı iki gündür kafama taktım.I've had this song stuck in my head for two days!
Ben bir süre önce bu şarkıyı dinledim.I have heard of this song some time ago.
O mavi gözlü, uzun boylu, heykel gibi sarışın.She's a tall, statuesque blonde with blue eyes.
Ben sarsıldım.I was shaken.
Kaza yüzünden sarsıldı.She was shaken by the accident.
İkimiz de sarhoştuk.We were both drunk.
Her ikisi de sarhoştu.They were both drunk.
Bu şarap Arjantin'den mi?Is this wine from Argentina?
O benim aptal bir sarhoş olduğumu düşünüyor.She thinks I'm a stupid drunk.
Kaç tane sarı çiçek var?How many yellow flowers are there?
O kollarını bana sardı.He wrapped his arms around me.
Şarkı söylemek ister misiniz?Would you like to sing?
O az önce bana mesaj attı. Sanırım yine sarhoş.He just texted me. I think he's drunk again.
Tanrım, sarhoşsun sen.Oh my God, you're drunk.
Şarkı söylüyordum.I was singing.
Biz sarhoşuz.We're hammered.
Tom çok sarhoş.Tom is plastered.
Biz sarsıldık.We're shaken.
Sen sarsıldın.You're shaken.
Tom sarsıldı.Tom is shaken.
Sen fitil gibi sarhoşsun.You're smashed.
Şarkı söyleyeceğiz.We'll sing.
Tom'a sarıl.Hug Tom.
Çok sarımsak var.There's too much garlic.