sarılma ile cümle

sarılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.ولهم سرّ الايمان بضمير طاهر.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.要 存 清 潔 的 良 心 、 固 守 真 道 的 奧 秘
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.要 存 清潔 的 良心 、 固守 真 道 的 奧秘
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.A szalag visszatekerése nem sikerült.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Cofnięcie taśmy nieudane
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Derularea benzii a eșuat.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Échec du rembobinage de la bande.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Erro ao rebobinar a fita.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Fallo rebobinando la cinta.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Het terugspoelen van de tape is mislukt.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.테이프를 되감을 수 없습니다.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Nauhan kelaus epäonnistui.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Pretáčanie pásky zlyhalo.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Přetáčení pásku se nezdařilo.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Previjanje traku ni uspelo.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Riavvolgimento del nastro non riuscito.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Tilbagespoling af båndet mislykkedes.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Tillbakaspolning misslyckades.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Việc tua lại băng bị lỗi.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Zurückspulen fehlgeschlagen.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Η επαναφορά κασέτας απέτυχε.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Не удалось перемотать ленту.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Помилка перемотування стрічки.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Пренавиването на лентата е неуспешно.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.החזרת הסרט אחורה נכשלה.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.فشل إعادة لفّ الشريط إلى البداية.
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.テープの巻き戻しに失敗しました。
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.Als ich meine dreijährige Tochter zur Vorschule brachte, klammerte sie sich an mein Bein, und weinte:
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.A moja dcéra, ktorá má tri, keď som ju vyložila pred škôlkou, predviedla celé to objímanie nohy, plačúc:
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.És a lányom, aki három éves, amikor kitettem az óvodában, azt a bizonyos lábölelgetős, sírós,
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.세 살된 제 딸을 유치원에 데려주고 길을 나설 때 딸이 울면서 제 다리를 잡고는
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.Og min 3-årige datter, som jeg fulgte i børnehave, holdt fast i mit ben og græd,
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.А дъщеря ми, която е на три, когато я оставях в градината, взе да прегръща крака ми, плачейки:
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.А моя трёхлетняя дочка, когда я привезла её в садик, повисла на моей ноге и начала плакать
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.І моя донька, якій три рочки, коли відвозила її в садочок, зчинила всі ці обіймання за ноги, й ридання:
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.ובתי בת השלוש, כשלקחתי אותה לגנון, התחילה עם הקטע הזה של לחבק את הרגל,
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.وقامت ابنتي ذات الثلاث سنوات عندما اوصلتها الى الروضة، بالتعلق برجلي،
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.私の脚に抱きつきながら、 「ママ、行かないで」と泣きつきます
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Anna minun halata sinua JanDi donsaeng.
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Để chị ôm em nào, JanDi
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.어디 한번 안아보자 우리 잔디 동생
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Laisse moi te prendre dans mes bras, JanDi dongseng.
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Lass mich dich umarmen, JanDi dongseng.
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Un-nee.. Unni... Fatti abbracciare, sorellina JanDi.
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Unni... Daj mi się przytulić, JanDi dongseng (młodsza siostro).
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Unni... Hadd öleljelek meg egyszer, kishúgom, JanDi.
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Ούννι... Άσε με να σε αγκαλιάσω μια φορά, <br />μικρή μου αδελφή,Τζαν Ντι.
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Давай обнимимся, моя сестрёнка Джан Ди!
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.دعيني احضنك مره واحده , اختي الصغيره , جان دي
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.行くね!!
Uzak bir ihtimal. Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Sembra un po' improbabile, e così mi sono subito messo al telefono.
Ve babam çok etkilendi. Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.그는 매우 감명받았죠. 눈물을 글썽이시면서 저를 안으려고 했습니다.
Ve babam çok etkilendi. Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.והוא ממש התרשם. הוא התרגש עד דמעות. הוא היה כבר מוכן לחבק אותי.
Ve babam çok etkilendi. Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.وهو كان مذهولا. كانت الدموع تفر من عينيه وكان يتأهب لمعانقتي.
Ve babam çok etkilendi. Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.「ちょっと待って -
Ve bir kez daha, bu daveti insanlar buzula uzanarak sorar, ve sarılmak ister.A opět funguje jako výzva, ať si lidé lehnou na zem a ledovec obejmou.
Ve bir kez daha, bu daveti insanlar buzula uzanarak sorar, ve sarılmak ister.Återigen, det här är en inbjudan som uppmanar folk att lägga sig ner på glaciären och krama den.
Ve bir kez daha, bu daveti insanlar buzula uzanarak sorar, ve sarılmak ister.A znova ide o pozvánku, ktorá vyzýva ľudí, aby si ľahli na ľadovec a objali ho.
Ve bir kez daha, bu daveti insanlar buzula uzanarak sorar, ve sarılmak ister.Dit nodigt mensen uit om neer te gaan liggen op de gletsjer en hem een knuffel te geven.
Ve bir kez daha, bu daveti insanlar buzula uzanarak sorar, ve sarılmak ister.E' come un invito alle persone perché si stendano sul ghiacciaio e lo abbraccino.
İlgili Sayfalar