sarıl ile cümle

sarıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Aj, přijduť brzy. Držiž se toho, co máš, aby žádný nevzal koruny tvé.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Eu vin curînd. Păstrează ce ai, ca nimeni să nu-ţi ia cununa.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Hitro pridem; trdno drži, kar imaš, da ti nihče ne vzame venca.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Hľa, prijdem rýchle. Drž to, čo máš, aby nikto nevzal tvojej koruny!
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Ik kom spoedig. Houd vast wat u hebt. Laat u de erekroon door niemand afnemen.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Ímé eljövök hamar: tartsd meg a mi nálad van, hogy senki el ne vegye a te koronádat.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Jag kommer snart; håll fast det du har, så att ingen tager din krona.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Jeg kommer snart. Hold fast på det du har, forat ingen skal ta din krone!
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Jeg kommer snart! Hold fast ved det, du har, for at ingen skal tage din Krone.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Je viens bientôt. Retiens ce que tu as, afin que personne ne prenne ta couronne.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.내가 속히 임하리니 네가 가진 것을 굳게 잡아 아무나 네 면류관을 빼앗지 못하게 하라
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Minä tulen pian; pidä, mitä sinulla on, ettei kukaan ottaisi sinun kruunuasi.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Oto idę rychło; trzymaj, co masz, aby nikt nie wziął korony twojej.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Siehe, ich komme bald; halte, was du hast, daß niemand deine Krone nehme!
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Ta đến mau kíp ; hãy giữ điều ngươi có , hầu cho không ai cất lấy mão triều thiên của ngươi .
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Ta đến mau kíp; hãy giữ điều ngươi có, hầu cho không ai cất lấy mão triều thiên của ngươi.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Venho sem demora; guarda o que tens, para que ninguém tome a tua coroa.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Verrò presto. Tieni saldo quello che hai, perché nessuno ti tolga la corona
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl."Yo vengo pronto. Retén lo que tienes para que nadie tome tu corona
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Ιδου, ερχομαι ταχεως κρατει εκεινο το οποιον εχεις, δια να μη λαβη μηδεις τον στεφανον σου.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Ось, ійду скоро; держи, що маєш, щоб нїхто не взяв вінця твого.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Се, гряду скоро; держи, что имеешь, дабы кто не восхитил венца твоего.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.הנני בא מהרה החזק באשר לך למען לא יקח איש את נזרך׃
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.ها انا آتي سريعا. تمسك بما عندك لئلا يأخذ احد اكليلك.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.我 必 快 來 、 你 要 持 守 你 所 有 的 、 免 得 人 奪 去 你 的 冠 冕
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.我 必 快來 、 你 要 持 守 你 所有 的 、 免得 人奪 去 你 的 冠冕
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.Als ich meine dreijährige Tochter zur Vorschule brachte, klammerte sie sich an mein Bein, und weinte:
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.A moja dcéra, ktorá má tri, keď som ju vyložila pred škôlkou, predviedla celé to objímanie nohy, plačúc:
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.És a lányom, aki három éves, amikor kitettem az óvodában, azt a bizonyos lábölelgetős, sírós,
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.세 살된 제 딸을 유치원에 데려주고 길을 나설 때 딸이 울면서 제 다리를 잡고는
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.Og min 3-årige datter, som jeg fulgte i børnehave, holdt fast i mit ben og græd,
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.А дъщеря ми, която е на три, когато я оставях в градината, взе да прегръща крака ми, плачейки:
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.А моя трёхлетняя дочка, когда я привезла её в садик, повисла на моей ноге и начала плакать
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.І моя донька, якій три рочки, коли відвозила її в садочок, зчинила всі ці обіймання за ноги, й ридання:
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.ובתי בת השלוש, כשלקחתי אותה לגנון, התחילה עם הקטע הזה של לחבק את הרגל,
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.وقامت ابنتي ذات الثلاث سنوات عندما اوصلتها الى الروضة، بالتعلق برجلي،
Üç yaşındaki kızım, onu anaokuluna bırakırken şu bacağa sarılma hareketini yaptı.私の脚に抱きつきながら、 「ママ、行かないで」と泣きつきます
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Anna minun halata sinua JanDi donsaeng.
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Để chị ôm em nào, JanDi
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.어디 한번 안아보자 우리 잔디 동생
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Laisse moi te prendre dans mes bras, JanDi dongseng.
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Lass mich dich umarmen, JanDi dongseng.
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Un-nee.. Unni... Fatti abbracciare, sorellina JanDi.
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Unni... Daj mi się przytulić, JanDi dongseng (młodsza siostro).
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Unni... Hadd öleljelek meg egyszer, kishúgom, JanDi.
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Ούννι... Άσε με να σε αγκαλιάσω μια φορά, <br />μικρή μου αδελφή,Τζαν Ντι.
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Давай обнимимся, моя сестрёнка Джан Ди!
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.دعيني احضنك مره واحده , اختي الصغيره , جان دي
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.行くね!!
Uzak bir ihtimal. Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Sembra un po' improbabile, e così mi sono subito messo al telefono.
Üzerinde bir bez sarılı şekilde taşınır.A byl přenášen v zahalené krabici.
Üzerinde bir bez sarılı şekilde taşınır.Alat itu dibawa dalam boks tertutup kain.
Üzerinde bir bez sarılı şekilde taşınır.Era transportada numa caixa tapada com panos.
Üzerinde bir bez sarılı şekilde taşınır.Era transportat într-o cutie înfășurată într-o pânză.
Üzerinde bir bez sarılı şekilde taşınır.E si trova in una cassa ricoperta da un telo.
Üzerinde bir bez sarılı şekilde taşınır.Es wird in einer Kiste getragen, die mit einem Tuch bedeckt ist.
Üzerinde bir bez sarılı şekilde taşınır.Et il est transporté dans une caisse avec une toile par-dessus.
Üzerinde bir bez sarılı şekilde taşınır.Het wordt gedragen in een doos met een doek erover.
Üzerinde bir bez sarılı şekilde taşınır.또 조준경은 상자에 넣어져 덮개로 가려진 채로 운반되었습니다
Üzerinde bir bez sarılı şekilde taşınır.Och den förvaras i en låda omsvept med en duk.
İlgili Sayfalar