sarıl ile cümle
sarıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.Ja hän lankesi veljensä Benjaminin kaulaan ja itki, ja myöskin Benjamin itki hänen kaulassaan.
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.자기 아우 베냐민의 목을 안고 우니 베냐민도 요셉의 목을 안고 우니라
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.Nato se oklene vratu brata svojega Benjamina in se zjoka, tudi Benjamin je jokal ob vratu njegovem.
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.Så faldt han grædende sin Broder Benjamin om Halsen, og Benjamin græd i hans Arme.
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.Så falt han sin bror Benjamin om halsen og gråt, og Benjamin gråt i hans armer.
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.Så föll han sin broder Benjamin om halsen och grät, och Benjamin grät vid hans hals.
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.Sesudah itu ia memeluk Benyamin, adiknya itu, lalu menangis; Benyamin juga menangis sambil memeluk Yusuf pula
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.Tedy padl na šíji Beniamina bratra svého, a plakal; Beniamin také plakal na šíji jeho.
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.Toen omarmde hij, huilend van vreugde, Benjamin en die huilde met hem mee.
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.Und er fiel seinem Bruder Benjamin um den Hals und weinte; und Benjamin weinte auch an seinem Halse.
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.Zatem padł na szyję Benjamina, brata swego, i płakał; Benjamin też płakał na szyi jego.
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.И пал он на шею Вениамину, брату своему, и плакал; и Вениамин плакал на шее его.
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.Тогава падна на врата на брата си Вениамина и плака, плака и Вениамина на неговия врат.
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.ויפל על צוארי בנימן אחיו ויבך ובנימן בכה על צואריו׃
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.ثم وقع على عنق بنيامين اخيه وبكى. وبكى بنيامين على عنقه.
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.於 是 約 瑟 伏 在 他 兄 弟 便 雅 憫 的 頸 項 上 哭 、 便 雅 憫 也 在 他 的 頸 項 上 哭
Sonra kardeşi Benyaminin boynuna sarılıp ağladı. Benyamin de ağlayarak ona sarıldı.於是 約瑟 伏在 他 兄弟 便 雅憫 的 頸項 上 哭 、 便 雅憫 也 在 他 的 頸項 上 哭
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Also, als nächstes hing ich mich ans Telefon.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Asa ca urmatorul lucru pe care l-am facut a fost sa dau telefoane.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Así que, lo siguiente que hice fue llamar...
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Donc, tout de suite après, j'ai pris le téléphone.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Dus, vervolgens pakte ik de telefoon.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Így a következő dolgom az volt, hogy a telefonon lógtam.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.그래서 저는 전화를 걸기 시작했습니다.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Nên điều sau đó tôi làm là gọi điện.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Så, det næste jeg gjorde var at jeg samlede telefonen op.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Seuraavaksi tartuin puhelimeen.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Takže, ďalšiu vec, ktorú som spravil bolo, že som zatelefonoval.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Złapałem za telefon.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Το επόμενο πράγμα που έκανα ήταν να αρχίσω τα τηλεφωνήματα.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Поэтому я начал обзванивать людей.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.Следващото, което направих, е да седна на телефона.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.לכן, הדבר הבא שעשיתי היה להתקשר.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.إذاً، رفعت سماعة الهاتف.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.モルジブは約800kmにわたる
Suni köpüğe sarılı, tabi ki,Der Lachs wird natürlich in Styropor verpackt,
Suni köpüğe sarılı, tabi ki,미국 어딘가에 도착하기전
Suni köpüğe sarılı, tabi ki,Styroksiin pakattuna tietysti.
Suni köpüğe sarılı, tabi ki,ארוזה בקל-קר, כמובן,
Suni köpüğe sarılı, tabi ki,تتم عملية التعبة في الستايروفوم بالطبع
Suni köpüğe sarılı, tabi ki,アメリカのどこかに着陸して、
Suni köpüğe sarılı, tabi ki,當然呢啲魚運到美國前
Tanrı Oğlu İsa gökleri aşan büyük başkâhinimiz olduğu için açıkça benimsediğimiz inanca sımsıkı sarılalım.Keď tedy máme takého veľkého veľkňaza, ktorý prenikol nebesia, Ježiša, Syna Božieho, držme vyznanie.
Tanrı Oğlu İsa gökleri aşan büyük başkâhinimiz olduğu için açıkça benimsediğimiz inanca sımsıkı sarılalım.그러므로 우리에게 큰 대제사장이 있으니 승천하신 자 곧 하나님 아들 예수시라 우리가 믿는 도리를 굳게 잡을지어다
Tanrı Oğlu İsa gökleri aşan büyük başkâhinimiz olduğu için açıkça benimsediğimiz inanca sımsıkı sarılalım.Lévén annakokáért nagy fõpapunk, a ki áthatolt az egeken, Jézus, az Istennek Fia, ragaszkodjunk vallásunkhoz.
Tanrı Oğlu İsa gökleri aşan büyük başkâhinimiz olduğu için açıkça benimsediğimiz inanca sımsıkı sarılalım.Protož majíce nejvyššího kněze velikého, kterýžto pronikl nebesa, Ježíše Syna Božího, držmež vyznání naše.
Tanrı Oğlu İsa gökleri aşan büyük başkâhinimiz olduğu için açıkça benimsediğimiz inanca sımsıkı sarılalım.Маючи ж Архиєрея великого, що пройшов небеса, Ісуса Сина Божого, держімось визнання.
Tanrı Oğlu İsa gökleri aşan büyük başkâhinimiz olduğu için açıkça benimsediğimiz inanca sımsıkı sarılalım.ועתה בהיות לנו כהן ראש גדול אשר עבר בשמים הוא ישוע בן האלהים נחזיקה בהודאתנו׃
Tanrı Oğlu İsa gökleri aşan büyük başkâhinimiz olduğu için açıkça benimsediğimiz inanca sımsıkı sarılalım.فاذ لنا رئيس كهنة عظيم قد اجتاز السموات يسوع ابن الله فلنتمسك بالاقرار.
Tanrı Oğlu İsa gökleri aşan büyük başkâhinimiz olduğu için açıkça benimsediğimiz inanca sımsıkı sarılalım.我 們 既 然 有 一 位 己 經 升 入 高 天 尊 榮 的 大 祭 司 、 就 是 神 的 兒 子 耶 穌 、 便 當 持 定 所 承 認 的 道
Tanrı Oğlu İsa gökleri aşan büyük başkâhinimiz olduğu için açıkça benimsediğimiz inanca sımsıkı sarılalım.我 們 既然 有 一 位 己 經 升入 高天 尊榮 的 大 祭司 、 就是 神 的 兒子 耶穌 、 便當 持 定 所 承認 的 道
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.Abre la ventana de la buhardilla, y, claro, allí hay un mantel enredado alrededor de la antena de televisión.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.Apre la finestra dell'attico e, ovviamente, c'è la tovaglia avviluppata attorno all'antenna.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.Hij opent het raam van de zolder, en daar is een tafellaken om de antenne gewaaid.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.Il ouvre la fenêtre du grenier, bien entendu, et il y a une nappe enroulée autour de l'antenne de l'immeuble.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.다락방 창문을 열었더니, 역시나, 거기에 건물의 텔레비젼 안테나에 감긴 식탁보가 있네요.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.Otwiera okno (na poddaszu oczywiście) a tam obrus owinięty dookoła głównej anteny telewizyjnej budynku.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.Он открывает чердачное окно и, конечно же, оказывается, что это скатерть обмоталась вокруг антенны.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.הוא פותח את החלון של עליית גג, כמובן, ומוצא מפת שולחן שעוטפת את אנטנת הטלוויזיה של הבניין.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.ويقوم بفتح النافذه ليجد بالطبع مفرش الطاوله ملتف حول هوائي البنايه.
İlgili Sayfalar