sarıl ile cümle

sarıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Hava sarılması! Cinsel yöneliminizi destekleyen insanlar olduğunu unutmayın.Sono tua amica!
Hava sarılması! Cinsel yöneliminizi destekleyen insanlar olduğunu unutmayın.エアハグ!
Hava sarılması!Eu sou sua amiga!
Hava sarılması!Jestem waszym przyjacielem!
Hava sarılması!Je suis ton amie!
Hava sarılması!¡Yo soy tu amiga!
Hayır, hayır, baba, başka bir sarılmaya daha ihtiyacım var.- Không, không, cha, tôi cần một cái ôm. - Oh, <i>phiên bản beta.</i>
Hayır, hayır, baba, başka bir sarılmaya daha ihtiyacım var.Neen neen Vader, ik heb nog een omhelzing nodig.
Hayır, hayır, baba, başka bir sarılmaya daha ihtiyacım var.- No, no, papá, necesito otro abrazo.
Hayır, hayır, baba, başka bir sarılmaya daha ihtiyacım var.- Nu, nu, tată, mai îmbrăţişează-mă odată.
Hayır, hayır, baba, başka bir sarılmaya daha ihtiyacım var. Oh,beta.Ne, ne oče, potrebujem še en objem.
Hayır, hayır, baba, başka bir sarılmaya daha ihtiyacım var. Oh,beta.- Oh, beto.</i> <i>- Oh, beto, Miluji tì.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.Antes de conocer nuestros nombres, o cualquier cosa, nos abrazamos y lloramos.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.Antes de sabermos o nome uns dos outros, ou qualquer outra coisa, abraçamos-nos e chorámos.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.Bevor wir den Namen oder irgendetwas voneinander wussten, lagen wir einander in den Armen und weinten.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.Înainte de a ne cunoaşte numele sau altceva ne-am îmbrăţişat şi am plâns.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.우리는 통성명이나 다른 것을 알기도 전에, 서로 껴안고 눈물을 흘렸습니다.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.Maar voordat we aan elkaar waren voorgesteld, lagen we al wenend in elkaars armen.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.Még mielőtt bemutatkoztunk volna egymásnak, összeölelkeztünk és sírtunk.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.Předtím, než jsme se znali jménem, objímali jsme se a brečeli.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.Prima di sapere i nostri nomi, o qualunque altra cosa, ci siamo abbracciati e abbiamo pianto.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.Sebelum kami saling mengetahui nama masing-masing kami telah berpelukan dan menangis.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.Trước khi chúng tôi biết tên hay bất kì điều gì về nhau, chúng tôi đã ôm chầm lấy nhau và bật khóc.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.Zanim poznaliśmy imiona innych, czy cokolwiek innego, wszyscy obejmowaliśmy się i płakaliśmy.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.Πριν μάθουμε τα ονόματά μας ή ο,τιδήποτε άλλο, αγκαλιαστήκαμε και κλάψαμε.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.Перед тем как мы представились друг другу, мы просто обнялись и заплакали.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.Преди да си знаем имената, или нещо подобно, ние се бяхме прегърнали и заплакахме.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.לפני שידענו אחד את שמו של השני, או משהו אחר, התחבקנו ובכינו.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.قبل ان نعرف اسماء بعضنا او اي شيء قد تعانقنا وبكىنا.
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.涙を流していました それから 皆で輪になって座りました
Henüz birbirimizin ismini ve herhangi bir şeyini bile öğrenmeden birbirimize sarıldık ve gözyaşı dökdük.系我地相互了解姓名同其他野之前, 我地已经缆埋一齐喊晒。
Hip hopta ise, endüstriyi fikirlerinizin etrafında yaratma düşüncesine sarılmıştık.A hiphopban már magától érthetővé vált, hogy menj építs üzletet az ötleted köré.
Hip hopta ise, endüstriyi fikirlerinizin etrafında yaratma düşüncesine sarılmıştık.힙합에서는 생각에 따라 산업이 만들어지는 것이 (상업화가) 옹호되는 분위기였죠
Hip hopta ise, endüstriyi fikirlerinizin etrafında yaratma düşüncesine sarılmıştık.Zatímco u hip hopu se osvojila myšlenka jít vytvořit průmysl kolem vašich představ.
Hip hopta ise, endüstriyi fikirlerinizin etrafında yaratma düşüncesine sarılmıştık.На відмінну від хіп-хопу, де підтримувалось будувати індустрію навколо ідей.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Beau apa despre care ştiu cǎ este murdarǎ, se îmbolnǎvesc de holerǎ, fac diaree, fac gǎlbinare şi mor.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Beben agua que saben que está sucia, y contraen cólera, diarrea, ictericia, y mueren.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Bevono l'acqua pur sapendo che è sporca, contraggono il colera, la dissenteria, l'itterizia e muoiono.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Họ uống nước mà họ biết là bẩn, họ mắc bệnh tả, tiêu chảy, bệnh vàng da và họ chết.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.물이 더러운 걸 알면서도 그 물을 마시고 콜레라, 설사병, 황달에 걸려서 결국 죽습니다.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Piją wodę, o której wiedzą, że jest brudna, nabawiają się cholery, dostają biegunki, żółtaczki i umierają.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Ze drinken water waarvan ze weten dat het vies is, ze krijgen cholera, diarree en geelzucht en sterven.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Πίνουν το νερό που γνωρίζουν ότι είναι βρώμικο, προσβάλλονται από χολέρα, διάρροια, ίκτερο και πεθαίνουν.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Вони свідомо п'ють брудну воду, захворюють на холеру, діарею, дістають жовтуху і помирають.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Они пьют воду, зная, что она загрезнена, они заболевают холерой, диареей или желтухой и они умирают.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Пият вода, за която знаят, че е мръсна, разболяват се от холера, получават диария, хващат жълтеница и умират.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.הם שותים מים שידוע שהם מלוכלכים, הם מקבלים כולרה, הם מקבלים שלשול, הם מקבלים צהבת והם מתים.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.فهم يشربون الماء الذي يعلمون انه معدٍ ويصابون بالكوليرا والاسهال واليرقان ومن ثم يموتون
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.コレラに感染し、下痢をし、黄疸を発症し 命を落とします 政府はきれいな水を提供できていません
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.cầm giữ đức tin và lương tâm tốt. Mấy kẻ đã chối bỏ lương tâm đó, thì đức tin họ bị chìm đắm:
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.cầm_giữ đức_tin và lương_tâm tốt . Mấy kẻ đã chối_bỏ lương_tâm đó , thì đức_tin họ bị chìm_đắm :
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.con fede e buona coscienza, poiché alcuni che l'hanno ripudiata hanno fatto naufragio nella fede
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.conservando a fé, e uma boa consciência, a qual alguns havendo rejeitado, naufragando no tocante � fé;
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.idet du har Tro og en god Samvittighed, hvilken nogle have stødt fra sig og lidt Skibbrud på Troen;
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.idet du har tro og en god samvittighet; den har somme kastet fra sig og lidt skibbrudd på sin tro;
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.믿음과 착한 양심을 가지라 어떤 이들이 이 양심을 버렸고 그 믿음에 관하여는 파선하였느니라
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.Mając wiarę i dobre sumienie, które niektórzy odrzuciwszy, szkodę podjęli w wierze;
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.Maje víru a dobré svědomí, kteréžto někteří potrativše, zhynuli u víře.
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.majúc vieru a dobré svedomie, ktoré odstrčiac niektorí od seba stroskotali čo do viery,
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.manteniendo la fe y la buena conciencia, la cual algunos desecharon y naufragaron en cuanto a la fe
İlgili Sayfalar