sarıl ile cümle
sarıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.Estes a amarelo estão quase a consegui-lo.
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.Estos amarillos están a punto de hacerlo.
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.Les jaunes sont sur le point de le faire.
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.노란색은 MDG 달성을 위해 노력중인 국가들입니다.
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.Những quốc gia màu vàng đang chuẩn bị làm điều đó.
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.Quelli in giallo stanno per farlo.
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.Tieto žlté sa už na to chystajú.
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.Tym żółtym prawie się to udaje.
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.Yang kuning baru hampir mencapainya.
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.Αυτές οι κίτρινες είναι περίπου έτοιμες να τους κατακτήσουν.
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.Жёлтые только собираются это сделать.
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.Тези жълтите почти правят това.
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.Ці жовті лише на порозі цієї роботи.
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.הצהובות בדרך להשיג אותם.
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.أما البلدان باللون الأصفر فأنهم على وشك تحقيق هذه الأهداف
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.赤は変わっていない国です やり方を改善する必要があります
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.Aceşti copii înfăşuraţi în pături ar trebui să fie în incubatoare. în aşa ceva.
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.Al deze kinderen in dekens horen thuis in couveuses -- zoiets.
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.All diese in Decken eingewickelte Kinder brauchen Brutkästen -- so etwas.
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.Alle disse børn i tæpper burde være i en kuvøse -- noget som denne her.
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.담요에 쌓여있는 이 아기들은 모두 인큐베이터에 있습니다. --
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.Tất cả những đứa trẻ này được quấn trong chăn nằm trong trong lồng ấp trẻ hay đại loại thế.
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.Todas estas crianças nos cobertores deviam estar em incubadoras -- algo assim.
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.Todos estos niños en mantas deberían estar en incubadoras... algo así.
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.Tous ces enfants sous des couvertures devraient être dans des couveuses, comme celle-ci par exemple.
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.Tutti questi bambini nelle coperte dovrebbero stare in incubatrice -- come questa.
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.Všechny tyto děti v plachtičkách by měly být v inkubátorech - v něčem takovém.
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.Wszystkie dzieci w kocach powinny być w inkubatorach.
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.Όλα αυτά τα παιδιά στις κουβέρτες θα έπρεπε να βρίσκονται σε θερμοκοιτίδες- κάτι σαν αυτό.
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.Все дети под одеялами лежат в инкубаторах.
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.Всички тези деца с одеяла са в инкубатори - нещо такова.
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.כל הילדים האלה, שמכוסים בשמיכות, צריכים היו להיות באינקובטורים --
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.جميع هؤلاء الأطفال تحت البطانيات هم في حاضنات --
Bütün bu çocuklar battaniyeye sarılı olarak kuvözde olmalılar- ya da buna benzer bir şey.これがカトマンズで使われている
Bütün bu yeşil ülkeler yeni bin yıl gelişme hedeflerini başarıyorlar. Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.Všechny zelené země dosahují globálních cílů UNICEF, těm žlutým se to téměř daří a těm červeným ne.
Bu yükseklik elyafın bobinlere sarılmadan önce soğumasına imkan tanır.De hoogte zorgt ervoor dat de glasvezel kan afkoelen voordat hij op een rol wordt gedraaid
Bu yükseklik elyafın bobinlere sarılmadan önce soğumasına imkan tanır.Die Höhe erlaubt der Faser abzukühlen bevor sie auf eine Trommel gewickelt wird.
Bu yükseklik elyafın bobinlere sarılmadan önce soğumasına imkan tanır.Höjden ger fibern möjlighet att svalna innan den rullas upp på trumman.
Bu yükseklik elyafın bobinlere sarılmadan önce soğumasına imkan tanır.L\'altezza permette alla fibra di raffreddarsi prima di essere avvolta.
Bu yükseklik elyafın bobinlere sarılmadan önce soğumasına imkan tanır.Wysokość pozawala ochłodzić się włóknu, zanim zostanie ostatecznie ukształtowane.
Bu yükseklik elyafın bobinlere sarılmadan önce soğumasına imkan tanır.Высота позволяет волокну остыть до намотки на барабан.
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.(12:7) Et toi, reviens à ton Dieu, Garde la piété et la justice, Et espère toujours en ton Dieu.
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.A preto sa ty obráť k svojmu Bohu, ostríhaj milosrdenstvo a súd a očakávaj ustavične na svojho Boha.
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.De HERE, de God van de hemelse legers, Die HERE heet, sprak met hem.
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.Dobremi pastwiskami swemi nasyceni są; ale gdy się nasycili, podniosło się serce ich; przetoż mię zapomnieli.
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.Herra, Jumala Sebaot - Herra on hänen nimensä.
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.HERREN, Hærskarers Gud, HERREN er hans Navn:
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.그런즉 너의 하나님께로 돌아와서 인애와 공의를 지키며 항상 너의 하나님을 바라볼지니라
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.Og Herren, hærskarenes Gud - Herren er det navn han skal kalles med.
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.Protož ty k Bohu svému se obrať, milosrdenství a soudu ostříhej, a očekávej na Boha svého ustavičně.
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.Så vänd nu om till din Gud; håll fast vid kärlek och rätt, och förbida din Gud beständigt.
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.«Signore, Dio degli eserciti, Signore» è il suo nome
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.(-) So bekehre dich nun zu deinem Gott, und halte Barmherzigkeit und Recht und hoffe stets auf deinen Gott.
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.Ti torej se izpreobrni k Bogu svojemu; usmiljenje in pravico ohrani in upaj stanovitno v svojega Boga!
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.Tu, pois, converte-te a teu Deus; guarda a benevolência e a justiça, e em teu Deus espera sempre.
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.Tú, pues, vuélvete a tu Dios; practica la lealtad y el derecho, y espera siempre en tu Dios
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.Δια τουτο συ επιστρεψον προς τον Θεον σου φυλαττε ελεος και κρισιν και ελπιζε επι τον Θεον σου δια παντος.
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.За това, обърни се към твоя Бог, Пази милост и правосъдие, И винаги се надявай на твоя Бог.
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.Обратись и ты к Богу твоему; наблюдай милость и суд и уповай на Бога твоего всегда.
Bu yüzden Tanrına dön sen, Sevgiye, adalete sarıl, Sürekli Tanrını bekle.ואתה באלהיך תשוב חסד ומשפט שמר וקוה אל אלהיך תמיד׃
İlgili Sayfalar