Ben Ellen ve bütünüyle yiyeceklerle saplantılıyım.Sunt Ellen și sunt obsedată de alimentație.
Ben Ellen ve bütünüyle yiyeceklerle saplantılıyım.Tôi là Ellen, tôi rất có tâm hồn ăn uống.
Ben Ellen ve bütünüyle yiyeceklerle saplantılıyım.Είμαι η Έλεν και έχω εμμονή με το φαγητό.
Ben Ellen ve bütünüyle yiyeceklerle saplantılıyım.Аз съм Елън, и съм напълно обсебена от храната.
Ben Ellen ve bütünüyle yiyeceklerle saplantılıyım.Меня зовут Эллен. Я просто помешана на правильном питании.
Ben Ellen ve bütünüyle yiyeceklerle saplantılıyım.אני אלן, ואני אובססיבית לגמרי לגבי אוכל.
Ben Ellen ve bütünüyle yiyeceklerle saplantılıyım.إسمي إلين .. وانا مهوسة جدا بالطعام
Ben Ellen ve bütünüyle yiyeceklerle saplantılıyım.初めからそれに引かれたのではありません
Benim ne kadar saplantılı hale geldiğimi görmek ister misiniz?(Aplausos) Querem ver onde chega a minha obsessão?
Benim ne kadar saplantılı hale geldiğimi görmek ister misiniz?Bạn muốn biết tôi ám ảnh như thế nào không.
Benim ne kadar saplantılı hale geldiğimi görmek ister misiniz?Chcecie znać siłę mojej obsesji?
Benim ne kadar saplantılı hale geldiğimi görmek ister misiniz?여러분들은 제가
Benim ne kadar saplantılı hale geldiğimi görmek ister misiniz?Wollen Sie wissen, wie besessen ich wirklich bin?
Benim ne kadar saplantılı hale geldiğimi görmek ister misiniz?אתם רוצים לדעת --
Benim ne kadar saplantılı hale geldiğimi görmek ister misiniz?تريدون معرفة --
Benim ne kadar saplantılı hale geldiğimi görmek ister misiniz?僕のためだけのこのプロジェクト
Ben sen miyim? Saplanacak birşey?내가 너냐? 찍게?
Ben sen miyim? Saplanacak birşey?Myslíš si, že som ako ty?
Ben sen miyim? Saplanacak birşey?Myślisz, że jestem jak ty czymś do dźgnięcia?
Ben sen miyim? Saplanacak birşey?Νομίζεις ότι είμαι εσύ; Κάτι να καρφώσω;
Ben sen miyim? Saplanacak birşey?את חושבת שאני כמוך ?? או אולי אני משהו שאפשר לנעוץ?
Ben sen miyim? Saplanacak birşey?هل أنا مثلك ؟ شيْ يُطعن ؟
Ben sen miyim? Saplanacak birşey?そんなひどいこと考えてたのね
Bilgiyi bu şekilde ifade etmeyi, bu şekilde öğretmeyi saplantı haline getirmiş bir toplumda yaşıyoruz.우리는 정보를 제시하는 방식, 정보를 가르치는 방식에 사로잡힌 세상에 살고 있습니다
Bilgiyi bu şekilde ifade etmeyi, bu şekilde öğretmeyi saplantı haline getirmiş bir toplumda yaşıyoruz.Naša družba je obsedena s takim načinom predstavitve in širjenja podatkov.
Bilgiyi bu şekilde ifade etmeyi, bu şekilde öğretmeyi saplantı haline getirmiş bir toplumda yaşıyoruz.Vivemos numa sociedade obcecada com esta apresentação da informação, com o ensino da informação deste modo.
Bilgiyi bu şekilde ifade etmeyi, bu şekilde öğretmeyi saplantı haline getirmiş bir toplumda yaşıyoruz.Viviamo in una società ossessionata dal presentare informazioni in questo modo, insegnare in questo modo.
Bilgiyi bu şekilde ifade etmeyi, bu şekilde öğretmeyi saplantı haline getirmiş bir toplumda yaşıyoruz.Живеем в общество, завладяно от този начин за представяне на информацията, и преподаването й.
Bilgiyi bu şekilde ifade etmeyi, bu şekilde öğretmeyi saplantı haline getirmiş bir toplumda yaşıyoruz.אנו חיים בחברה שפיתחה אובססיה להצגת דברים באופן זה, להנחלת ידע באופן זה.
Bilgiyi bu şekilde ifade etmeyi, bu şekilde öğretmeyi saplantı haline getirmiş bir toplumda yaşıyoruz.نحن نعيش في مجتمع متوجس من تقديم المعلومات بهذه الطريقة، تعليم المعلومات بهذه الطريقة.
Bilgiyi bu şekilde ifade etmeyi, bu şekilde öğretmeyi saplantı haline getirmiş bir toplumda yaşıyoruz.情報の表し方や教え方が 型にはまっています でも かぎ針編みや
Bir diğer direkt sonuç, 14 yaşından beri göçmen güvercinlere saplantılı olan또 다른 직접적인 결과는 벤 노박이라는 젊은 대학원생인데
Bir diğer direkt sonuç, 14 yaşından beri göçmen güvercinlere saplantılı olanWe wilden doorzetten met de trekduif.
Bir diğer direkt sonuç, 14 yaşından beri göçmen güvercinlere saplantılı olanתוצאה נוספת הייתה שסטודנט צעיר בשם בן נובאק
Bir diğer direkt sonuç, 14 yaşından beri göçmen güvercinlere saplantılı olanثانيا: طالب حديث التخرج يدعى بِينْ نُوفَاكْ
Bir diğer direkt sonuç, 14 yaşından beri göçmen güvercinlere saplantılı olan彼は14歳からリョコウバトに興味を持ち
Bir saplantıydı. Oksijendi.Byla to posedlost.
Bir saplantıydı. Oksijendi.Era una obsesión.
Bir saplantıydı. Oksijendi.Era un'ossessione.
Bir saplantıydı. Oksijendi.Het was een obsessie.
Bir saplantıydı. Oksijendi.Sie war eine Obsession.
Bir saplantıydı. Oksijendi.Вона була моєю одержимістю.
Bir saplantıydı. Oksijendi.Это было наваждение.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Alors j'ai commencé à voir le monde d'une manière complètement nouvelle, et ça a commencé à m'obséder.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Also begann ich, die Welt auf eine völlig neue Weise zu sehen, und ich wurde davon besessen.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Así que comencé a ver el mundo de un modo totalmente diferente y comencé a obsesionarme con esto.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Deci am început să văd lumea într-un mod complet nou, și am devenit obsedat de acesta.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Então, comecei a ver o mundo numa forma completamente nova e tornei-me obcecado com isto.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Ik begon de wereld te zien op een totaal nieuwe manier. Ik geraakte ervan bezeten.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Jadi saya mulai melihat dunia dengan mata yang berbeda dan menjadi terobsesi dengan ini.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Jeg begyndte at se verden på en helt anden måde og jeg blev besat af denne synsvinkel.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.그러니까, 저는 완전히 새로운 방식으로 세상을 바라보기 시작했고 그 발상에 집착하게 되었습니다.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Tehát teljesen új módon kezdtem látni a világot, és ennek a megszállottja lettem.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Vậy nên tôi bắt đầu nhìn thế giới theo một cách hoàn toàn khác, và bị ám ảnh bởi nó.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Więc zacząłem patrzeć na świat zupełnie inaczej i stało się to moją obsesją.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Začal som sa teda pozerať na svet úplne novým spôsobom a bol som tým posadnutý.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Ετσι αρχισα να βλεπω τον κοσμο με νεα προοπτικη και κυριολεκτικα μου εγινε εμμονη.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Итак, я начал смотреть на мир совершенно по-новому и стал просто одержим этой идеей.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.ושכולנו מוטמעים במערך הרחב של חיבורים אחד עם השני.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.لذا فقد بدأت أرى العالم بطريقة جديدة كلياً، وأصبحت مهووساً بهذا.