sapkın ile cümle
sapkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Lezbiyen Sapkınlığı, 1993 yılında yayımlandı.El emocionante descubrimiento fue publicado en 1993.
Kadının ölümüyle, "el yordamıyla ilerleyen bir çocuk" hâline gelir ve "çocuksu bir sapkınlıkla" hareket eder.Cuando la diva se encontró con él de camino al camerino, le dijo: «Muchacho, tú llegarás...
Bu sapkın akımların başında elbette şüphecilik geliyordu.Con respecto al diferencial trasero existían dudas.
Bu bir sapkınlık değil, bir kazanımdır" demiştir.Lo! è una abominazione e un modo di essere maligno."
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.Le leggi medievali sulle eresie furono rimesse in vigore.
Lezbiyen Sapkınlığı, 1993 yılında yayımlandı.Il disco Bad Image venne pubblicato nel 1993.
Bu bir sapkınlık değil, bir kazanımdır" demiştir.Это ли не печально и не возмутительно!»
Çeşitli sapkınlıklara olan ilgisi giderek artıyordu.Разные бесчинства приобретали все больший размах.
İoannes tarafından sapkınlıkla suçlandı.Ложно обвинила Феникса.
Yahudilikte, Tanrı'nın iki tane oluşu ya da teslis inancı sapkınlık, hattâ müşriklik olarak görülmektedir.В иудаизме Бог один, идея двоичности или троичности Бога для иудеев неприемлема.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.Прежде она была представлена средневековыми практиками покаяния.
Bu sapkın akımların başında elbette şüphecilik geliyordu.С самого начала это признание вызвало серьёзные сомнения.
Dalalet; sapınç, sapkınlık, doğru yoldan ayrılma.فلا تستجب له ولا تصغ إليه، ولا يشفق قلبك عليه، ولا تترَأف به، ولا تتستر عليه.
Çeşitli sapkınlıklara olan ilgisi giderek artıyordu.No mundo, as essências estão acrescidas de acidentes enganosos.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.De middeleeuwse kantelen werden verwijderd.
Gerçekten de bu sapkınlıklar gruba ün üstüne ün kazandırmaktadır; ama Negişi bu durumdan hiç hoşnut değildir.Oni usiłują szerzyć na ziemi zgorszenie, lecz Bóg nie miłuje tych, którzy szerzą zgorszenie.
Bu mucizelerin yanı sıra, kızını Yahudilere satan sapkın kadının ifadesi alındı.Dodatkowo pojawiły się zeznania córki obłąkanej kobiety, która miała sprzedać dziecko Żydom.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.Zostały przy tym zniesione przywileje średniowieczne.
Ancak kilise dışında sapkın hareketler ortaya çıkmıştır.Pozostały natomiast prace na zewnątrz kościoła.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.Medeltidens häxjakt åter i fokus.
Erkeklerde cinsel sapkınlıklara daha sık karşılaşılır.Stále častěji ho postihovaly záchvaty šílenství.
Saraydaki insanları rastgele öldürüyordu ve anormal bir sapkınlığı vardı.El a ucis la întâmplare oameni în palat și a fost un deviant sexual.
Çeşitli sapkınlıklara olan ilgisi giderek artıyordu.Egyre gyakrabban panaszkodott általános gyengeségre.
1203 yılında Sırp Büyük Prensi Vukan Nemanjić, Kulin’i sapkınlıkla suçladı ve Papa’ya resmi başvuruda bulundu.1203-ban Vukan Nemanjić szerb nagyfejedelem eretnekséggel vádolta Kulint a pápa előtt.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.A középkor óta lappangó tendenciák kerültek újra felszínre.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.Vanha keskiajan Pariisi hävitettiin.
Lezbiyen Sapkınlığı, 1993 yılında yayımlandı.Η δεύτερη αγωγή λογοκλοπής έγινε το 1993.
Bu sapkın akımların başında elbette şüphecilik geliyordu.Φλυείς), εν αμφιβάλλομένη θέσέι.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.Den gamle altertavles midterparti er gået til.
Fakat "cinsel sapkınlığa" sahip olduğu söylenerek reddedildi.Tror dere han ble seksuelt misbrukt?»
"Biz, insan arasındaki farkları konuşmuyoruz, insan sapkınlığını konuşuyoruz." yazıyor Lorde."Kita tidak berbicara tentang perbedaan manusia, tetapi penyimpangan manusia," tulisnya.
Erkeklerde cinsel sapkınlıklara daha sık karşılaşılır.Gejala infeksi lebih sering timbul pada laki-laki.
12. yüzyılın sapkınlık üzerine yazı yazan en önemli otoritelerinden biridir.Ini adalah salah satu otoritas utama untuk para bidah dan penulis sesat abad ke-12.
"Biz, insan arasındaki farkları konuşmuyoruz, insan sapkınlığını konuşuyoruz." yazıyor Lorde."Chúng tôi muốn ông Chung về Đồng Tâm đối thoại với dân chứ không lên huyện", người này nói.
Bu bir sapkınlık değil, bir kazanımdır" demiştir.既未誤事,此等小節無足深論”。
Bu sapkın akımların başında elbette şüphecilik geliyordu.完颜亮本怀觊觎,通过这件事更加疑畏。
Bütün farklılık gösteren diğer akideler sapkınlık olarak kabul edildiler.Vsi, ki so drugačni, so zapostavljeni.
Rapora göre, "Kamusal alanda eşcinsellik gibi sapkın ilişkiler normal görülemez.Sellistes tingimustes ei ole üllatav, et homoseksuaalsus oli nende seas tavaline...
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Aber gleichzeitig sind da einige Dinge, die ernsthaft verdreht sind.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Ale jednocześnie są i takie, które są totalnie wynaturzone.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Ale zároveň, sú niektoré veci, ktoré sú úplne choré.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Dar în acelaşi timp, sunt multe chestii care sunt pur şi simplu sucite.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.De ugyanakkor vannak dolgok, amik egyszerűen teljesen eltorzultak.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.하지만 동시에, 거기에는 아주 제대로 뒤틀린 무언가가 존재합니다.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Ma allo stesso tempo, certa roba, non è altro che semplicemente sbagliata.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Maar tegelijk zijn er dingen die gewoon gestoord zijn.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Mais en même temps, il y a des trucs qui sont totalement tordus.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Mas ao mesmo tempo, algumas coisas são francamente retorcidas.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Men samtidigt finns där en del saker som helt enkelt är sjuka.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Namun pada saat yang sama, ada beberapa hal yang sungguh tidak benar.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Nhưng cùng lúc đó, có những thứ bị bóp méo.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Pero al mismo tiempo hay algunas cosas que se han ido de cauce.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Αλλά ταυτόχρονα, υπάρχουν κάποια πράγματα που είναι εντελώς διεστραμμένα.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Але з іншого боку, є речі, які, прямо скажемо, підлягають осуду.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Но в същото време, има някои неща които са просто извратени.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.Однако у монеты есть и оборотная сторона: вещи, которые, прямо скажем, заслуживают порицания.
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.אך באותו זמן יש כמה דברים שהם פשוט מעוותים
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.لكن في نفس الوقت هناك بعض الأشياء منقلبة رأساً على عقب بصورة مباشرة
Ama aynı zamanda, tamamen çarpıtılmış ve sapkınca şeyler de var.もろに歪んでいる- 「男らしさ」もあります ですからこの場を借りて
Bizler burada, ekonomik ve finansal bir doğanın sapkınlıklarıyla uğraşıyoruz.Abbiamo che fare con gente perversa, di natura economica e finanziaria.
İlgili Sayfalar