sap ile cümle
sap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Tom sapık.Tom is perverse.
Şapkanı kontrol et.Check your hat.
Buraya saplandım.I'm stuck here.
Senin şaperonunum.I'm your chaperone.
O kahverengi şapka eski.That brown hat is old.
Şapkamı alıncaya kadar bekle.Wait till I get my hat.
Şapkam nerede?Where's my hat?
Şapkan nerede?Where's your hat?
Şapkanız nerede?Where's your hat?
Ben şapkamı fırçalamak zorundayım.I have to brush my hat.
Şapkanın üstü kirli idi.The hat was dirty around the top.
Senin şapkan buralarda bir yerde.Your hat is somewhere around here.
Bu şapkanın şeklini beğenmedim.I don't like the shape of this hat.
Bu şapkanın şeklini beğenmiyorum.I don't like the shape of this hat.
Aynı şapka.It's the same hat.
Şapkam ve eldivenlerim nerede?Where are my hat and my gloves?
Kırmızı şapkalı olan bayan kim ?Who's the woman with the red hat?
Bu şekilde konudan sapma.Don't wander off like that.
Ben İbranice öğrenmeyi saplantı haline getiriyorum.I am obsessed with learning Hebrew.
Herhangi bir şapırdatma duymak istemiyorum.I don't want to hear any slurping.
Sen hiç bir kovboy şapkası taktın mı?Have you ever put on a cowboy's hat?
Şapkamı Tom'un arabasında buldum.I found my hat in Tom's car.
Dün Tom'u gördüğümde, bir kovboy şapkası takıyordu.When I saw Tom yesterday, he was wearing a cowboy hat.
Şapkanı beğenmiyorum.I don't like your hat.
Şapkamı bir uçakta bıraktım.I left my hat on the plane.
Bir şapka takmalıydım.I should've worn a hat.
On üç yaşındayken giydiğim şapkaya hâlâ sahibim.I still have the hat I used to wear when I was thirteen.
Bak, senin şapkan masanın üzerinde!Look, there's your cap on the table!
O, şapkasını giydi.He put on his hat.
Ben kız kardeşim için yeni bir şapka satın aldım.I bought a new hat for my sister.
Bu şapkaya bakınca aklınıza ne geliyor?Looking at this hat what comes to your mind?
Bu, şu ana kadar gördüğüm en kötü şapka.That's the ugliest hat I've ever seen.
İyi bir iş başardın. Senin için şapkamı çıkarmak istiyorum.You have done a good job. I'll take my hat off to you.
Ne zaman dışarı çıksam şapka giyerim.I wear a hat whenever I go outside.
Rotadan biraz saptık, değil mi?We're a bit off course, aren't we?
Genellikle şapka takmam.I usually don't wear a hat.
İyi bir şaperon olurdum.I'd make a good chaperone.
Tom şapkasını taktı.Tom put on his hat.
Şapkamı arıyorum.I'm looking for my hat.
Ben senin şaperonun olacağım.I'll be your chaperone.
Tom, bir şapka giydi.Tom wore a hat.
Şapkamı kaybettim.I lost my hat.
Ben onun beyzbola olan saplantısını anlayamıyorum.I can't understand his obsession with baseball.
Ben onun basketbolla saplantısını anlayamıyorum.I can't understand his obsession with basketball.
Onun golfe olan saplantısını anlayamıyorum.I can't understand his obsession with golf.
Ben onun tenise olan saplantısını anlayamıyorum.I can't understand his obsession with tennis.
Onun sporla ilgili saplantısını anlayamıyorum.I can't understand his obsession with sports.
Tom'un arabası yoldan saptı.Tom's car swerved off the road.
Futbola olan saplantısını anlamıyorum.I don't understand his obsession with soccer.
Birçok çocuk o tür şapkayı giyer.A lot of kids wear that kind of hat.
Tom, geniş kenarlı bir şapka giyiyor.Tom is wearing a wide-brimmed hat.
Tom şapkasını buldu ve onu giydi.Tom found his hat and put it on.
Tom bir beyzbol şapkası takıyordu.Tom was wearing a baseball cap.
Tom siyah bir fötr şapka giyiyor.Tom is wearing a black fedora.
Tom bir yerlere saptı.Tom wandered off somewhere.
Neredeyse şapkamın üzerine oturdun.You almost sat on my hat.
Tom'a bir şapka giymesini söyledim.I told Tom to wear a hat.
Tom bir şapka giyiyor muydu?Was Tom wearing a hat?
Tom bir şapka takıyor muydu?Was Tom wearing a hat?
Tom dudaklarını şaplattı.Tom smacked his lips.