Santrifüj kuvveti hayali bir kuvvettir.Centrifugal force is a fictitious force.
"Santrifüj Pompa Nasıl Çalışır?"."How A Cardioid Microphone Works".
Bu dünyadaki en büyük santrifüj.This is the world's largest centrifuge.
Ve yanımda bir santrifüj makinası, kuru buz, iğneler ve tüpler götürdüm.And I took out a centrifuge and dry ice and needles and tubes.
Çark, santrifüjün içerisindeki hareket eden siyah parça.The rotor is that moving part within the centrifuge, that black object that you see.
İran'daki bu santrifüjler 15 tane bölüm adı verilen yapılara sınıflandırılıyor.These centrifuges in Iran are subdivided into 15, what is called, stages.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Down there is the gray box, and on the top you see the centrifuges.
Spesifik olarak santrifüjler ile ya da uranyum zenginleştirmesi ile alakalı değil.It doesn't have anything to do, in specifics, with centrifuges, with uranium enrichment.
Santrifüj gibi.It's like a centrifuge.
Ya da aynı şeyi bir santrifüj cihazında hızla dönerek de sağlayabilirsiniz.Or you can do it through loss of consciousness, by accelerating in a centrifuge.
Bu yüksek hızda bir santrifüj.This is a high-speed centrifuge.
Lunaparklarda, salıncak sarkaç and santrifuj rotasyonel kuvvet sağlar.In amusement parks, pendulum rides and centrifuges provide rotational force.
Santrifüj pompa Eğitmen-jet pompası Güçlendirici pompaCentrifugal pump Eductor-jet pump Booster pump
1948'de Rolls-Royce, Tay turbojet'i aynı zamanda bir santrifüj akış tasarımı tasarladı.By 1948, Rolls-Royce had designed the Tay turbojet, also a centrifugal-flow design.
Rolls-Royce RB.41 Nene, 1940'ların İngiliz santrifüj kompresörlü turbojet motorudur.The Rolls-Royce RB.41 Nene is a 1940s British centrifugal compressor turbojet engine.
Baker, enfekte olmuş fare akciğerlerini bir santrifüjde döndürdüğünde etkeni buldu.Baker did find the causative agent when he spun the infected mouse lungs in a centrifuge.
Kartlar, bir elektrikli marş motoru ve bir santrifüj kavrama ile donatılmıştır.Karts are equipped with an electric starter and a centrifugal clutch.
"Santrifüj Pompa Nasıl Çalışır?".«¿Cómo superar el estrés postraumático?».
Bu denge santrifüjlemesi ile belli yoğunlukta bir taneciğin yüksek derecede saflaşması elde edilebilir.Возможно, именно поэтому, в финском танце физическое начало акцентируется так сильно.
Bu denge santrifüjlemesi ile belli yoğunlukta bir taneciğin yüksek derecede saflaşması elde edilebilir.Érdekessége, hogy rendkívül sok diszkózenére lehet csacsacsát táncolni.
Ana yük gri kutuya gidiyor, santrifüje zarar veriyor, ve iran nükleer programı gecikti -- görev tamamlandı.웜에서 만들어진 데이터는 제어 시스템으로 보내지고, 원심 분리기에 손상을 일으키면, 이란의 핵개발 프로그램은 지연됩니다.
Ana yük gri kutuya gidiyor, santrifüje zarar veriyor, ve iran nükleer programı gecikti -- görev tamamlandı.La ojiva ingresa a la caja gris, daña la centrífuga, y el programa nuclear iraní es demorado; misión cumplida.
Ana yük gri kutuya gidiyor, santrifüje zarar veriyor, ve iran nükleer programı gecikti -- görev tamamlandı.הוירוס נכנס לקופסה האפורה, פוגע בצנטריפוגות, והתוכנית הגרעינית האירנית נדחית --
Ana yük gri kutuya gidiyor, santrifüje zarar veriyor, ve iran nükleer programı gecikti -- görev tamamlandı.ومن ثم يتم تحميله على الاجهزة الرمادية لتعطيل اجهزة الطرد المركزي فيتأخر برنامج إيران النووي
Ana yük gri kutuya gidiyor, santrifüje zarar veriyor, ve iran nükleer programı gecikti -- görev tamamlandı.遠心分離機にダメージを与え、 イランの核計画が遅れます-- 任務完遂。
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Acolo jos este cutia gri, și sus vedeți centrifugele.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Ahí está la caja gris, y arriba se ven las centrífugas.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Aqui em baixo está a caixa cinzenta, e no topo vêem os centrifugadores.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Daar is de grijze doos, en bovenaan zie je de centrifuges.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Di bawah sana adalah kotak abu-abunya, di atasnya Anda bisa lihat sentrifuganya.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Dort unten ist die graue Box, und oben drauf sehen Sie die Zentrifugen.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Här nere är den där gråa lådan, och här upptill ser du centrifugerna.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Her nede i den grå boks, og du kan se centrifugerne på toppen.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Itt lenn van a szürke doboz, és felül látják a centrifugákat.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.아래 쪽에 회색 상자가 있고, 그 위에 있는 것이 원심분리기입니다.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Là en bas il y a une boite grise, et en haut vous voyez les centrifugeuses.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Laggiù c'è la scatola grigia, e sulla sommità ci sono le centrifughe.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Ở dưới đây là hộp xám, và ở trên đỉnh bạn có thể thấy các lò ly tâm.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Tam na dole jest szara skrzynka, na górze widzicie wirówki.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Εκεί κάτω υπάρχει το γκρίζο κουτί και από πάνω βλέπετε τους φυγοκεντρητές.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Знизу знаходиться сіра коробка, а зверху ви бачите центрифуги.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Там внизу расположена серая коробка, а наверху вы видите центрифуги.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.Там е сивата кутия и на върха виждате центрофугите.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.שם למטה נמצאת הקופסה האפורה, ולמעלה אתם רואים את הצנטריפוגות.
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.في الاسفل ترون العلب الرمادية وهناك في الاعلى ترون اجهزة الطرد المركزي
Aşağıda bu gri kutu, ve onun üzerinde santrifüjler var.その上に遠心分離機が見えます。 こいつがするのは、
Bu dünyadaki en büyük santrifüj.Esta es la centrifugadora más grande del mundo.
Bu dünyadaki en büyük santrifüj.Questa è la più grande centrifuga del mondo
Bu dünyadaki en büyük santrifüj.Това е най-голямата центрофуга в света.
Bu dünyadaki en büyük santrifüj.重力加速度のパイロットへの影響を調査するためのものだ
Burada bir örnek alırız santrifüje koyarız, çevirirz onu kan hücrelerini alırız, süper.E il problema era, qui lo facciamo prendendo un campione. Lo mettiamo in una centrifuga.
Burada bir örnek alırız santrifüje koyarız, çevirirz onu kan hücrelerini alırız, süper.Hier doen we dat door het nemen van een monster. We plaatsen het in een centrifuge.
Burada bir örnek alırız santrifüje koyarız, çevirirz onu kan hücrelerini alırız, süper.Întrebarea a fost, aici o facem prin a lua o mostră. O punem într-un aparat de centrifugare.
Burada bir örnek alırız santrifüje koyarız, çevirirz onu kan hücrelerini alırız, süper.문제는 샘플을 채취한다는 거죠. 우린 그것을 원심분리기에 넣습니다.
Burada bir örnek alırız santrifüje koyarız, çevirirz onu kan hücrelerini alırız, süper.Pytanie brzmiało, jak? Tutaj pobieramy próbkę. Wkładamy do wirówki.
Burada bir örnek alırız santrifüje koyarız, çevirirz onu kan hücrelerini alırız, süper.Und die Frage war, hier erreichen wir es, indem wir eine Probe nehmen. Wir bringen es in eine Zentrifuge.
Burada bir örnek alırız santrifüje koyarız, çevirirz onu kan hücrelerini alırız, süper.Y la pregunta era, aquí lo hacemos tomando una muestra. Poniéndola en una centrífuga.
Burada bir örnek alırız santrifüje koyarız, çevirirz onu kan hücrelerini alırız, süper.И въпросът беше, тук го правим, като вземаме рпоба. Слагаме я в центрофуга.
Burada bir örnek alırız santrifüje koyarız, çevirirz onu kan hücrelerini alırız, süper.והשאלה היתה, כאן אנו עושים זאת על ידי לקיחת דגימה. אנחנו שמים אותה במכשיר צנטריפוגה.
Burada bir örnek alırız santrifüje koyarız, çevirirz onu kan hücrelerini alırız, süper.و كان السؤال, هنا نقوم بذلك عن طريق أخذ عينة. نضعها في الجهاز الطارد.