sansür ile cümle

sansür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Telif haklarý, sansür, devlet gözetimi, özgür yazýlým ve benzeri konular için: korsanparti.org , @korsanpartiΆδικοι νόμοι υπάρχουν.
Ve BBC'nin tekelinin 1967"de kırılmasından beri, radyo dalgaları sansürden uzak bir kamusal mal olarak kaldı.그리고 1967년 비비씨의 독과점을 끝으로 공중파는 심의에서 자유로워 지고 공공의 영토로 남게 되지요.
Ve BBC'nin tekelinin 1967"de kırılmasından beri, radyo dalgaları sansürden uzak bir kamusal mal olarak kaldı.放送事業は検閲無しとなり、公共財として扱われた。 不思議なことに、
Ve bunun içinde şovumuzun sansürsüz ve uzun metrajlı kesintisiz film versiyonu da mevcut.Incluindo a versão completa e não censurada da nossa série, em formato filme!
Ve bunun içinde şovumuzun sansürsüz ve uzun metrajlı kesintisiz film versiyonu da mevcut.Inclusa una versione integrale e senza censura dello show in formato film senza interruzioni.
Ve bunun içinde şovumuzun sansürsüz ve uzun metrajlı kesintisiz film versiyonu da mevcut.Inklusive der unzensierten Version der Show in Spielfilmlänge.
Ve bunun içinde şovumuzun sansürsüz ve uzun metrajlı kesintisiz film versiyonu da mevcut.Συμπεραλαμβανομένου ολόκληρης της έκδοσης χωρίς περικοπές του σόου μας σε μια ενιαία ταινία χωρίς διακοπή.
Ve bunun içinde şovumuzun sansürsüz ve uzun metrajlı kesintisiz film versiyonu da mevcut.Сериал будет представлен на DVD в виде полнометражного фильма без купюр.
Ve bunun içinde şovumuzun sansürsüz ve uzun metrajlı kesintisiz film versiyonu da mevcut.ノーカット版で楽しめるわよ ノーカット版ってことは、言うまでもなく
Venezuela'da hiç bir sansürün olmadığını bilir..כך שאין צנזורה בונצואלה
Venezuela'da hiç bir sansürün olmadığını bilir.朝の6時から8時の討論番組を ご覧になればわかるわ
Ve sansürsüzden kastımız bizi çıplak olarak görebilmeniz demek.E quando diciamo senza censura, significa che ci sara' qualcuno di noi nudo.
Ve sansürsüzden kastımız bizi çıplak olarak görebilmeniz demek.E quando falo não censurada, isso quer dizer que vão poder ver alguns de nós, nus!
Ve sansürsüzden kastımız bizi çıplak olarak görebilmeniz demek.Et quand nous disons non censurée, nous voulons dire que vous verrez certains d'entre nous nus.
Ve sansürsüzden kastımız bizi çıplak olarak görebilmeniz demek.Und wenn wir sagen unzensiert, dann heisst das ihr werde einige von uns nackt sehen.
Ve sansürsüzden kastımız bizi çıplak olarak görebilmeniz demek.Και όταν λέμε χωρίς περικοπές, αυτό σημαίνει ότι θα είναι δυνατόν να δείτε κάποιους από μας γυμνούς.
Ve sansürsüzden kastımız bizi çıplak olarak görebilmeniz demek.Когда мы говорим 'Без купюр', это значит, что вы увидите некоторых актёров голыми.
Ve sansürsüzden kastımız bizi çıplak olarak görebilmeniz demek.あたしたちの裸も勿論、それだけじゃなく
Ve Tunus'ta, sansür aslında Mayıs'ta yeniden başladı -- Başkan Bin Ali zamanındaki kadar yoğun olmasa da.In Tunesië begon de censuur terug te keren in mei, hoewel lang niet zo uitgebreid als onder President Ben Ali.
Ve Tunus'ta, sansür aslında Mayıs'ta yeniden başladı -- Başkan Bin Ali zamanındaki kadar yoğun olmasa da.А в Тунісі цензура насправді повернулась у травні хоча й не настільки широко. як за часи президента Бен Алі.
Ve Tunus'ta, sansür aslında Mayıs'ta yeniden başladı -- Başkan Bin Ali zamanındaki kadar yoğun olmasa da.В мае цензура начала возобновляться в Тунисе, хотя не настолько широко, как во время президента Бен Али.
Ve Tunus'ta, sansür aslında Mayıs'ta yeniden başladı -- Başkan Bin Ali zamanındaki kadar yoğun olmasa da.И в Тунис, цензурата всъщност започна да се завръща през май, не толкова широко както при президента Бен Али.
Ve Tunus'ta, sansür aslında Mayıs'ta yeniden başladı --그리고 튀니지에서는 벤 알리 대통령
Ve Tunus'ta, sansür aslında Mayıs'ta yeniden başladı --ובטוניס, הצנזורה אף הופיעה מחדש במאי--
Ve Tunus'ta, sansür aslında Mayıs'ta yeniden başladı --وفي تونس، عادت الرقابة للظهور فعلياً في مايو --
Ve Tunus'ta, sansür aslında Mayıs'ta yeniden başladı --大規模なものではないにせよ
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Alla Wikileaks läckor har släppts på Pirate Bay - där finns ingen censur.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Alla Wikileaks läckor har släppts på Pirate Bay - där finns ingen censur.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Alle leaks fra WikiLeaks er blevet delt på TPB fordi der ikke er nogen censur der.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.A WikiLeaks minden szivárogtatása kikerült a Pirate Bay-re, mivel ott nincs cenzúra.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Cada filtración de WikiLeaks ha sido publicada en TPB, ya que ahí no hay censura.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Chaque fuite sur WikiLeaks a été publiée sur TPB car là il n'y a pas de censure.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Elk lek op WikiLeaks is uitgebracht op TPB omdat daar geen censuur is.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Jeder Leak auf WikiLeaks wurde auch auf TPB veröffentlich, da es doch keine Zensur gibt.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Jeder Leak auf WikiLeaks wurde auch auf TPB veröffentlich, da es dort keine Zensur gibt.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Každá novinka na WikiLeaks byla vypuštěna i na Pirate Bay, protože zde neplatí žádná cenzura.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Każdy wyciek z WikiLeaks, był publikowany na TPB, ze względu na brak cenzury.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Mọi rò rỉ trên WikiLeaks được đăng trên TPB kể từ khi nó không có kiểm duyệt.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Mỗi thông tin rò rỉ trên Wikileaks đều được tung ra trên Pirate Bay, kể từ khi nó không còn bị kiểm duyệt.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Ogni notizia su WikiLeaks e' stata rilasciata su TPB poiche' li' non c'e' alcuna censura.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Tiap kebocoran di WikiLeaks telah diumumkan di TPB semenjak tak ada penyensoran di sana.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Toate dezvăluirile de pe WikiLeaks au apărut şi pe TPB, pentru că la noi nu există cenzură.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.TPB כל הדלפה של ויקיליקס מופצת ב .כיוון ששם אין שום צנזורה
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.WikiLeaksin jokainen vuoto on julkaistu TPB:ssä koska siellä ei sensuuria ole.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.WikiLeaks에 올려지는 모든 자료는 TPB에도 올려집니다. 검열이 없기 때문입니다.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Κάθε διαρροή στο WikiLeaks κυκλοφόρησε στο ΤΡΒ... αφού δεν υπάρχει λογοκρισία εκεί.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Всичко изтекло от Уикилийкс се качва в "Пиратският Залив", защото там няма цензура.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.Каждый утечки на WikiLeaks была выпущена на TPB, так как нет цензуры.
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.كل تسريب عن "ويكيليكس" تم نشره على موقع القراصنة بما أنه لم تكن هنالك رقابة
Wikileaks'e sızan her belge TPB'de yayınlandı çünkü orada hiçbir sansür yok.ゴッドフリードの技術で プロジェクトが実現した
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Albo reagują na żądania cenzurowania, wysuwane przez autorytarne reżimy, bez uwzględnienia zgody rządzonych.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Atau mereka menanggapi permintaan sensor dari rezim penguasa yang tidak mencerminkan perjanjian pemerintah.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Či, případně, reagují na cenzorské požadavky autoritativních režimů, které neodráží vůli poddaných.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.혹은 국민의 의견을 무시하는 권위주의 체제의 검열요구에 화답하고 있는 것일 수도 있죠.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Och de svarar på anspråk om censur från auktoritära regimer som inte speglar medborgarnas samtycke.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Of ze gaan in op verzoeken tot censuur door autoritaire regimes waarmee de bevolking niet instemt.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Ou estão a responder a pedidos de censura de regimes autoritários que não refletem o consenso dos governados.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Вони задоволняють тим вимогам цензури авторитарних режимів, з якими не згодні пересічні громадяни.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.Они удовлетворяют такие требования цензуры авторитарных режимов, которые не отражают согласия их подданных.
Ya da bu şirketler vatandaşların rızasını yansıtmayan otoriter rejimlerin sansür isteklerine cevap veriyorlar.או שהן נענות לדרישות הצנזורה של משטרים רודניים שאינן משקפות את רצון הנשלטים.
İlgili Sayfalar