sanmış ile cümle
sanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Ça nous a un peu fait mal au cœur, parce que nous pensions que l'idée allait vraiment prendre.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Das war eine riesige Enttäuschung für uns, denn wir hatten an eine neue Entwicklung geglaubt.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Dat was behoorlijk teleurstellend voor ons. We dachten werkelijk iets in gang te hebben gezet.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Điều đó giống như một nỗi đau cho chúng tôi, vì chúng tôi đã nghĩ việc này rồi sẽ tiến triển tốt
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.E isto destroçou-nos realmente, porque pensávamos que isto se ia mesmo estabelecer.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Eso fue devastador para nosotros porque pensábamos que esto realmente funcionaria.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Ez eléggé mellbe vágott minket, mert azt hittük, hogy sínre tettük a dolgot.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.정말 가슴 아픈 일이었습니다. 이 프로젝트가 제대로 자리잡을 거라고 생각했거든요.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Quindi, per noi è stato straziante, perché pensavamo che il progetto potesse veramente decollare.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Så det var virkelig ret hjerteskærende for os, fordi vi troede dette virkelig ville blive til noget.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.To nam niemal złamało serce. Myśleliśmy, że stanie się to zwyczajem.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Veľmi nás to mrzelo, pretože sme si mysleli, že sa to udrží.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Z toho nás opravdu zabolelo u srdce, protože jsme si mysleli, že jsme odstartovali něco, co se ujme.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Οπότε ήταν λίγο οδυνηρό για μας, γιατί νομίζαμε ότι θα γινόταν συνήθεια.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Наше серце облилося кров"ю, тому що ми думали, що це вже стало звичаєм.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Это была душераздирающая картина, поскольку мы думали, что всё это действительно продолжится.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.זה די שבר את ליבנו, כי באמת חשבנו שזה יתפוס תנופה.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.لذا ذلك كسر قلوبنا لأننا اعتقدنا أن هذا سيستمر.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.うまくいくと思ったのに 死を嫌う文化の問題は 根強かったんです
Bu korkunç bir olay. Üstelik kızım böyle şeylere bayılıyor. Geçen hafta bitirdin sanmıştım.حسنا، هي فقط في كمين.
Bunu duymak güzel... ...bir kişiyi daha kaybettiğimi sanmıştım.Ezt jó hallani, már azt hittem, elvesztettem valakit magam mellől.
Bunu duymak güzel... ...bir kişiyi daha kaybettiğimi sanmıştım.Tant mieux. J'ai eu peur d'avoir perdu quelqu'un qui était de mon côté.
Bunu duymak güzel... ...bir kişiyi daha kaybettiğimi sanmıştım.Είναι μια ανακούφιση. Ήσουν ο άνθρωπος μου πριν, έτσι ανησύχησα.
Bunu duymak güzel... ...bir kişiyi daha kaybettiğimi sanmıştım.هذا يدعوا للارتياح لقد كنت ساعدي الايمن قبلا كنت قلقة
Bu yılın çok yoğun geçeceğini sanmıştım fakat o kadar sakin geçti ki.Aku kira tahun ini akan sangat sibuk, ternyata tidak.
Bu yılın çok yoğun geçeceğini sanmıştım fakat o kadar sakin geçti ki.Am crezut ca anul acesta va fi cel mai incarcat, dar este mai lenjer.
Bu yılın çok yoğun geçeceğini sanmıştım fakat o kadar sakin geçti ki.Em cứ nghĩ là năm nay sẽ là năm bận rộn nhất, cuối cùng lại là năm bình yên nhất.
Bu yılın çok yoğun geçeceğini sanmıştım fakat o kadar sakin geçti ki.Ich dachte, dieses Jahr würde das stressigste werden, aber es ist das ruhigste.
Bu yılın çok yoğun geçeceğini sanmıştım fakat o kadar sakin geçti ki.Ik dacht dat dit jaar het drukste zou zijn, maar het is het meest stille.
Bu yılın çok yoğun geçeceğini sanmıştım fakat o kadar sakin geçti ki.Jag trodde att detta år skulle vara hektisgt, men det är lugnt.
Bu yılın çok yoğun geçeceğini sanmıştım fakat o kadar sakin geçti ki.Je pensais que cette année serait la plus folle, mais en fait c'est la plus calme.
Bu yılın çok yoğun geçeceğini sanmıştım fakat o kadar sakin geçti ki.Myślałam, że ten rok będzie najruchliwszy, a jest najcichszy.
Bu yılın çok yoğun geçeceğini sanmıştım fakat o kadar sakin geçti ki.Pensavo che quest'anno sarebbe stato il più indaffarato, ma è il più tranquillo.
Bu yılın çok yoğun geçeceğini sanmıştım fakat o kadar sakin geçti ki.Νόμιζα πως αυτή η χρονιά θα είναι η πιο πολυάσχολη, αλλά τελικά είναι η πιο ήσυχη.
Bu yılın çok yoğun geçeceğini sanmıştım fakat o kadar sakin geçti ki.Я думала, этот год будет оживлённее, но он наоборот самый тихий.
Bu yılın çok yoğun geçeceğini sanmıştım fakat o kadar sakin geçti ki.ظننت ان هذا العام سيكون الأكثر ازدحاما ، لكنه الأكثر هدواءً
Bu yılın çok yoğun geçeceğini sanmıştım fakat o kadar sakin geçti ki.僕は嬉しいけどね 前のように君とこじんまりと...
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.De când Chuyongdae a fost executat, nu credeam că voi mai vedea vreodată un ucigaş de demoni.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Depuis l'exécution des Chuyongdae, je n'aurais jamais pensé revoir un tueur de démons.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Karena Chuyongdae telah di eksekusi... ...aku mengira tak akan pernah menemukan pembasmi iblis lagi.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Nou de Chuyongdae geexecuteerd zijn, dacht ik nooit meer een demoon- slachter te kunnen vinden.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Odkar so bili Chuyongdae uničeni, sem bil prepričan, da ne bom več našel nobenega lovca na demone.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Od kiedy stracono wszystkich Chuyongdae, nie sądziłem, że znowu ujrzę zabójcę demonów.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Od té doby, co byl popraven Chuyongdae, jsem si myslel, že už nikdy znova nenajdu zabijáka démonů.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Tras la ejecución masiva de los Chuyongdae, creí que nunca volvería a toparme con un cazador de demonios.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Tử khi Chuyongdae bị hành quyết, Tôi nghĩ tôi sẽ không bao giờ tìm thấy 1 người Diệt Quỷ nữa.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Откакто Чундае бяха екзекутирани, си мислех, че никога няма открия убиец на демони.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.מהיום שבו הצ'ויאנגדי ,הוצאו להורג חשבתי שלעולם לא נמצא .מחסל שדים" שוב"
Çok hastasın sanmıştım... Hastaneye gidememiş... ...bir doktor çağırmış olabilirdin.Pensé que te habías enfermado... y no habías podido ir al hospital y que habías llamado a un doctor.
Çok hastasın sanmıştım... Hastaneye gidememiş... ...bir doktor çağırmış olabilirdin.Думав, ти така хвора що не змогла навіть піти в лікарню і викликала лікаря.
Çok hastasın sanmıştım...그러니깐 희중씨가 많이 아프니까
Çok hastasın sanmıştım...Ku kira kau sakit...
Çok hastasın sanmıştım...Pensei que estava tão doente...
Çok hastasın sanmıştım...تصورت أن المرض أشتد عليك
Çünkü biz başta aşırı korumacı olduğumuzu sanmıştık.Denn zuerst dachten wir, wir sind überfürsorglich.
Çünkü biz başta aşırı korumacı olduğumuzu sanmıştık.Eerst dachten we dat we overbezorged waren.
Çünkü biz başta aşırı korumacı olduğumuzu sanmıştık.Na początku uważaliśmy, że byliśmy chronieni.
Çünkü biz başta aşırı korumacı olduğumuzu sanmıştık.Porque al principio pensábamos que estábamos siendo sobreprotectores.
Çünkü biz başta aşırı korumacı olduğumuzu sanmıştık.Por que no começo nós pensamos que estávamos sendo super protetores.
Dış dünyayı sık sık merak etmeme rağmen bütün hayatımı Kuzey Kore' de geçireceğimi sanmıştım.저는 바깥 세상에 대해서 자주 의문을 가지긴 했지만, 저는 북한에서 제 일생을 보낼 것이라고 생각했습니다.