sanmış ile cümle

sanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Paleontologlar, onun, zamanımız koçları gibi toslaştığını sanmıştı.Ο Τσαρούχης έλεγε χαρακτηριστικά πως καλογέρευε με τον Κόντογλου.
Power Rangerslar onu öncelikle casus sanmışlardır.Riddergraden var først og fremst tiltenkt vitenskapsmenn.
Önce Canessa’nın hayal gördüğünü sanmışlardı ancak sonunda üç atlıyı gördüler.Mới đầu Canessa tưởng chỉ có một người cưỡi ngựa, nhưng mãi sau họ thấy có tới ba người.
Kızlar onu ilk gördüklerinde onu ilk önce bir manav sonra da berber sanmışlardır.最初喜歡的人是轆轤,在見證了轆轤與紅緒間的感情之深後,漸漸承認了他們。
Kayılar onu yıllarca ölü sanmışlardır.כמו אשתו נחשב למת במשך שנים.
Kayılar onu yıllarca ölü sanmışlardır.Tvirtinama, kad ten buvo laidojami mirusieji maro metais.
A A A A A A Ama ben çıkardım sanmıştım.D D D D D D D De azt hittem, az én voltam.
A A A A A A Ama ben çıkardım sanmıştım.어 어 어 어 어젠 내가 시킨줄 알았는데.
Ah... Ben, siz çocukların şey olduğunuzu, ortak olduğunuzu sanmıştım.레알? 난 니들 사이에 파트너쉽 같은 거라도 있는 줄 알았지
Ah... Ben, siz çocukların şey olduğunuzu, ortak olduğunuzu sanmıştım.Myslela jsem, že máte zrovna něco jako vztah.
Ah... Ben, siz çocukların şey olduğunuzu, ortak olduğunuzu sanmıştım.Oh... achso, ich dachte ihr beiden wärt Partner oder sowas in der Art.
Ah... Ben, siz çocukların şey olduğunuzu, ortak olduğunuzu sanmıştım.Pourtant, on voit bien que vous êtes partenaires tous les deux.
Ah... Ben, siz çocukların şey olduğunuzu, ortak olduğunuzu sanmıştım.Νόμιζα πως έχετε μια "συνεργασία".
Ah... Ben, siz çocukların şey olduğunuzu, ortak olduğunuzu sanmıştım.Ясно, я-то думала, у вас партнёрство и всё такое.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Aangezien mijn familie geen Chinees verstond, dacht ik dat mijn familie gearresteerd ging worden.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Bởi vì gia đình tôi không hiểu tiếng Trung, nên tôi đã nghĩ rằng họ sẽ bị bắt.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Comme ma famille ne comprenait pas le chinois, je pensais qu'ils allaient se faire arrêter.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Como a minha família não compreendia chinês, pensei que iam ser presos.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Como mi familia no podía comprender chino, pensé que mi familia iba a ser arrestada.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Da meine Familie kein Chinesisch verstand, dachte ich mir, sie würden festgenommen werden.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Dato che la mia famiglia non capiva il cinese, ho pensato che sarebbe stata arrestata.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Eftersom min familj inte talade kinesiska, trodde jag att de skulle bli arresterade.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Fiindcă cei din familia mea nu înțelegeau chineza, am crezut că vor fi arestați.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Karena keluarga saya tidak mengerti bahasa Cina, saya pikir keluarga saya akan ditahan.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Keďže moja rodina mu nerozumela, myslela som si, že ich zatkne.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.저희 가족은 중국어를 하지 못했기 때문에, 저는 가족들이 체포될 것이라고 생각했습니다.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Koska perheeni ei ymmärtänyt kiinaa, uskoin, että heidät pidätettäisiin.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Mivel a családom nem tudott kínaiul, azt hittem le, fogják tartóztatni őket.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Moja družina ni razumela kitajsko in sem mislila, da bodo aretirani.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Ponieważ moja rodzina nie znała chińskiego, myślałam, że zostanie zatrzymana.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Siden min familie ikke kunne forstå kinesisk, var jeg overbevist om at de ville blive anholdt.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Επειδή η οικογένειά μου δεν καταλάβαινε Κινέζικα, νόμισα ότι θα τη συλλάβουν.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Оскільки ніхто з моєї родини не розумів китайської, я думала, що їх заарештують.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Понеже родителите ми не разбираха китайски, смятах, че ще ги арестуват.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Так как никто из моих родных не понимал по-китайски, я боялась, что их арестуют.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.היות שמשפחתי לא הבינה סינית, חשבתי שוודאי יעצרו אותם.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.وبما أن عائلتي لا تفهم الصينية إعتقدت بأنه سيتم القبض على عائلتي
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.逮捕されてしまう と思いました 私の家族の番になったとき
Ama böyle oldu... Ben de... ...Lee Seol yaptı sanmıştım.Azt hittem, Seol volt az.
Ama böyle oldu... Ben de... ...Lee Seol yaptı sanmıştım.Je pensais que c'était Lee Seol.
Ama Park Hae Yeong beni korur sanmıştım.Mais je croyais juste que Park Hae Young me protégerait !
Ama Park Hae Yeong beni korur sanmıştım.Nincs. Csak azt hittem... Park Hae Young meg fog engem védeni.
Ama Park Hae Yeong beni korur sanmıştım.Αλλά, απλά νόμιζα ότι ο Παρκ Χε Γιουνγκ θα με προστάτευε.
Ama Park Hae Yeong beni korur sanmıştım.لكنني اعتقدت...ان بارك هاي يونغ سيحميني
Amerika'ya geleceğiz sanmıştık. her neyse, Los Angeles'dan kısa bir uçak yolculuğuyla ulaşıyorsunuzAle myśleliśmy, że to Stany. W każdym razie z Los Angeles do USA nie jest daleko.
Amerika'ya geleceğiz sanmıştık. her neyse, Los Angeles'dan kısa bir uçak yolculuğuyla ulaşıyorsunuzDar, în fine...
Amerika'ya geleceğiz sanmıştık. her neyse, Los Angeles'dan kısa bir uçak yolculuğuyla ulaşıyorsunuz미국으로 이사하는 거라고 생각했지만 말이죠. 어쨌든, 로스앤젤레스부터 미국까지는
Amerika'ya geleceğiz sanmıştık. her neyse, Los Angeles'dan kısa bir uçak yolculuğuyla ulaşıyorsunuzNevadí, je to jen krátký let.
Amerika'ya geleceğiz sanmıştık. her neyse, Los Angeles'dan kısa bir uçak yolculuğuyla ulaşıyorsunuzבמחשבה שעברנו לאמריקה, אך בכל מקרה, זו רק טיסה קצרה מלוס אנג'לס
Amerika'ya geleceğiz sanmıştık. her neyse, Los Angeles'dan kısa bir uçak yolculuğuyla ulaşıyorsunuzمعتقدين أننا انتقلنا ﻷمريكا، ولكن على أية حال، إنها رحلة طائرة قصيرة فقط من لوس أنجليس
Amerika'ya geleceğiz sanmıştık. her neyse, Los Angeles'dan kısa bir uçak yolculuğuyla ulaşıyorsunuzもっとも ロサンゼルスは 近いですけどね アメリカに
Arkadaş olduğumuzu sanmıştım, dostum. Ama değilmişiz galiba.Pensei que fôssemos amigos, mas parece que me enganei.
Arkadaş olduğumuzu sanmıştım, dostum. Ama değilmişiz galiba.Pensé que éramos amigos... pero parece que me equivoqué.
Arkadaş olduğumuzu sanmıştım, dostum. Ama değilmişiz galiba.أعتقدت بأننـا أصحاب لكن أتوقع بأنك لم تعتقد ذلك
Arkadaş olduğumuzu sanmıştım, dostum.왜 그러십니까? 어이, 이상용이 나는 말이야 그래도 우리 관계가
Arkadaş olduğumuzu sanmıştım, dostum.Ku pikir kita berteman.
Arkadaş olduğumuzu sanmıştım, dostum.Лі Сан Ен, я думав, ми друзі.
Arkamızı kollayacağını falan söyledin sanmıştım.Coooosa ? Pensavo che avessi detto che ci avresti dato un pō di copertura!
Arkamızı kollayacağını falan söyledin sanmıştım. Hadi ama be, senin fikrindi!우리한테 도움을 줄 줄 알았는데. 젠장, 네 작전이었잖아!
Arkamızı kollayacağını falan söyledin sanmıştım.Je croyais que t'étais là pour nous couvrir.

İlgili Sayfalar