Bu bir vücut sanki bir rüya gibi. " >Se on kuin ikään kuin ruumis oli unessa. " >
Bu bir vücut sanki bir rüya gibi. " >To je podobno, kot če telo je bilo v sanjah. " >
Bu bir vücut sanki bir rüya gibi. " >To tak, jakby ciało było we śnie. " >
Bu bir vücut sanki bir rüya gibi. " >Είναι σαν σαν ένα σώμα ήταν σε ένα όνειρο. " >
Bu bir vücut sanki bir rüya gibi. " >Това е като, ако тялото е в една мечта. " >
Bu bir vücut sanki bir rüya gibi. " >Це все одно, як якби тіло було в мрію ". >
Bu bir vücut sanki bir rüya gibi. " >Это все равно, как если бы тело было в мечту ". >
Bu bir vücut sanki bir rüya gibi. " >זה כמו, כאילו הגוף היה בחלום. " >
Bu bir vücut sanki bir rüya gibi. " >انها مثل كما لو كان الجسم في المنام ". >
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.C'est très frustrant de se sentir mis à l'écart, comme si je n'étais pas assez gay.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Czuję się pominięty, jakbym nie był wystarczająco gejem.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Das ist echt frustrierend und ich fühlte mich echt außen vor, als wäre ich nicht schwul genug.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Điều đó rất , rất đang nản lòng, và tôi cảm thấy bị bỏ rơi, như thể tôi chưa đủ đồng tính.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.E' davvero frustrante e mi sono sentito escluso, come se non fossi abbastanza gay.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.E extrem de frustrant, mă simțeam dat deoparte, ca și cum nu eram suficient de gay.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Es una gran frustración y me sentía como dejado fuera, como si no fuese suficientemente gay.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Je to velmi, velmi frustrující a připadal jsem si, že mě vynechali, jako bych nebyl dostatečně homosexuální.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.불만스럽기 짝이 없습니다. 따돌림 당하는 기분이예요 제가 충분히 게이스럽지 못하다는 건지
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Rettentően frusztrál, úgy éreztem kizártak valamiből, mintha nem lennék elég meleg.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Είναι πάρα πολύ στενάχωρο, και ένιωθα παραγκωνισμένος λες και δεν ήμουν αρκετά γκέι.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Това е много тревожно и си мислех, че не съм достатъчно гей.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.Я всем этим крайне разочарован, чувствую себя обделённым, как будто я не достаточно гей.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.إنه لشيءٌ محبطٌ ، جداً ، كأنني استُبعِدتُ ، وكأنني لستُ مثليّاً بقدرٍ كافي.
Bu çok, çok gıcık bir şey ve dışlandığımı hissediyordum. Sanki yeteri kadar gay değilmişim gibi.でも 素晴らしいことが起きました いつものように買い物をしていた時のことです
Bu çok rahatsız edici, sanki çocuğun bir sorunu varmış gibi duruyor.Ceci est dérangeant, on dirait qu'il y a quelque chose qui ne va pas chez lui.
Bu çok rahatsız edici, sanki çocuğun bir sorunu varmış gibi duruyor.Het lijkt er op of er iets mis is met hem.
Bu çok rahatsız edici, sanki çocuğun bir sorunu varmış gibi duruyor.Wygląda tak, jakby coś mu dolegało.
Bu çok rahatsız edici, sanki çocuğun bir sorunu varmış gibi duruyor.وهذا مزعج،انها تبدو وكأن هناك شيء خاطيء معه.
Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear. Gideceğimi pek zannetmiyorum.Szykowna, niczym droga restauracja, do której mnie nigdy nie wpuszczą.
Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear.꽤나 세련되어 보이죠. 마치 상당히 비싼 레스토랑에 온거 같습니다. 두려움이라네요.
Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear.זה מאד קלאסי. זה כמו מסעדה מפוארת, "פחד".
Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear.إنه راقٍ جداً، يبدو كمطعم مترف، خوف
Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear.「僕には一生入れないだろうな」 みたいな (笑)
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.A vypadá to, že tohle je další balvan mířící sem dolů.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.Dan ini sepertinya batu lain jatuh di sana, anda tahu.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.En het lijkt er op dat dit een ander rotsblok is dat daar naar beneden komt, weet je wel.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.E sembra che ci sia un altro macigno in arrivo laggiù, eh...
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.Et c'est un autre géant qui s'écrase ici.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.Ja näyttää siltä, että toinenkin kivi on varmaan putoamassa tuonne.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.보시다시피 이것은 또 하나의 바위가 떨어지는 것 같습니다.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.Och det ser ut som en annan sten som faller ner där, ni vet.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.Og en anden sten falder ned her.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.Parece que há um gigante a cair aqui para baixo. (Risos)
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.Tudják úgy tűnik, hogy még itt egy másik szikla legurulóban.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.Und hier scheint die Northern Rock Pleite zu sein.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.Và dường như rằng có một hòn đá đang lăn xuống dưới này luôn, các bạn biết đấy.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.Wygląda na to, że to jest Northern Rock spadający tutaj.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.Y parece ser que otra piedra surgirá aquí, ¿saben?
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.Zdá sa, že toto je ďalšia skala padajúca nadol.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.Και φαίνεται ότι υπάρχει άλλο ένα πρόβλημα, εκεί.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.И вы видите, что наступает новые потрясения, вы понимаете.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.Изглежда, че там надолу идва друг камък.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.І схоже, що інший камінь опускається тут.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.ונראה שזה אבן נוספת שיורדת שם.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.ويبدو أن هذه صخرة أخرى تهبط هناك ، كما تعلمون.
Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.英米は、もう急速な成長は無理でしょう。
Bu gezegeni sanki hayatımız ona bağlıymış gibi yönetmeliyiz, çünkü zaten bağlı, temelde bu böyle.우리의 삶이 달려있는 문제라고 생각하며 지구를 관리하기 시작해야 합니다. 왜냐하면 실제로
Bu gezegeni sanki hayatımız ona bağlıymış gibi yönetmeliyiz, çünkü zaten bağlı, temelde bu böyle.Musíme začít hospodařit s planetou tak, jako by na ní náš život závisel, protože on závisí, a to podstatně.
Bu gezegeni sanki hayatımız ona bağlıymış gibi yönetmeliyiz, çünkü zaten bağlı, temelde bu böyle.Musimy zacząć zarządzać tą planetą jak gdyby od tego zależało nasze życie, bo tak jest, i się nie zmieni.
Bu gezegeni sanki hayatımız ona bağlıymış gibi yönetmeliyiz, çünkü zaten bağlı, temelde bu böyle.עלינו להתחיל לנהל את כוכב הלכת הזה כאילו חיינו תלויים בכך, כי זה באמת כך,