30 saniye hiçbirşeydi.30 seconden.
Yıldız yılı, 365 gün 6 saat 9 dakika ve 10 saniyedir.Dit is het siderische jaar met een duur van 365 dagen 6 uren 9 minuten en 10 seconden.
SI sisteminin temel birimleri, kilogram, saniye, amper, kelvin, mol, Metre ve kandeladır.De volgorde wordt seconde, meter, kilogram, ampère, kelvin, mol, candela.
Yine de 20 saniye için gerçekten heyecan vericiydi.Dan is men weer 20 seconden intensief bezig.
Yörünge periyotları bir yıldız gününe eşittir (Dünya için: 23 saat, 56 dakika, 4.091 saniye).De soortgelijke middelbare sterrendag bedraagt 23 uur, 56 minuten en 4,091 seconden.
Unix zamana göre saniye türünden zaman dilimleri.De Unix-tijd is dan het gehele aantal seconden na de Unix Epoch.
Dünya genelinde saniyede 50 ila 100 şimşek çakar.Gemiddeld zijn er per seconde 50 bliksemontladingen.
25 saniyede yetiştirilir.Ze kunnen tot 25 jaar oud worden.
Marş motoru 10 saniyeden fazla çalıştırılmamalıdır.Hierdoor sloegen de motoren tien seconden te vroeg af.
Ethereum için blok süresi 14 ila 15 saniye arasında ayarlanırken, bitcoin için 10 dakikadır.Eens in de 10 minuten wordt een bitcoinblok gevonden, en eens in de 12 tot 15 seconden een ethereumblok.
40 saniyelik performansı ile Oscar kazanan en kısa role sahip kişidir.Met zijn 24 jaar, was Yap op dat moment de op vier na jongste speler ooit die de onderscheiding won.
Her saniye kazanmaktadır ve aslında her an yeniden doğmaktadır.De tijdinstelling is afhankelijk van het type en het herinschakelen is op elk ogenblik mogelijk.
Tur biletleri 38 saniyede satılarak bitti.De tickets waren binnen 48 minuten uitverkocht.
Yarışmayı, Los Angeles, ABD’den katılan Vietnamlı öğrenci Minh Thai 22,95 saniyelik bir süreyle kazandı.Deze wedstrijd werd gewonnen door de Amerikaan Minh Tai, die de puzzel oploste in 22,95 seconden.
Ya da köpeğiniz sizi 15 saniyeliğine rahatsız edecektir.Als je pech hebt ben je gedurende 12 uur gestrand!
Bir bilgisayarın bunu bulması sadece saniyeler alır.Bij andere technologieën duurt dit enkele seconden.
Her bir maddenin adlandırılması için 20 saniye süre tanınır.Elke afbeelding wordt precies 20 seconden getoond.
C.G.S. (centimeter, gram, second- santimetre, gram, saniye), bir birim sistemi.Duits: Sekunde, Kilogramm, Zentimeter.
Etiyopyalı atlet, Çinli Wang Junxia'ya ait 23 yıllık rekoru 14 saniyeden fazla geliştirdi.Die zegevierde met een spectaculaire verbetering van het 23 jaar oude wereldrecord van de Chinese Wang Junxia.
23 Mart 2008'de 21.50 saniye yüzerek 50 metre serbest dünya rekorunu kırmıştır.Op 23 maart 2008 zwom hij ook een wereldrecord op de 50m vrije slag.
Örneğin Yengeç bulutsusunun merkezindeki atarca saniyede 30 kere döner.Op zee duurt het voltanken van het laadruim slechts 30 seconden.
Süresi birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar uzayabilir.Dit kan een paar seconden tot enkele minuten duren.
1986 - Uzay mekiği Challenger, fırlatılışından 73 saniye sonra parçalandı: yedi astronot öldü.Op 28 januari 1986 ontplofte, 73 seconden na de lancering, de spaceshuttle Challenger.
Eşiniz 90 saniyede dansöze kaç para takabilir?Wat dat iets is moet het team binnen 90 seconden zien te raden.
Birkaç saniye sonra ışık kaybolacaktır.Na enkele seconden verdwijnt het schuim reeds.
Bununla birlikte performans aralığı saniyede 1 den 7000 e 1024 bit RSA imzası kadardır.Het is tegenwoordig aan te raden N {\displaystyle N} ten minste 1024 bits lang te kiezen.
Ancak bu süre 4 saniyenin altına da düşmemelidir.Ook kwam hij in die jaren niet aan een tijd van onder de 46 secondengrens.
Sonuçta Heras, Pérez'den 30 saniyelik bir avantaja sahipti.Hij was slechts 13 seconden sneller dan Heras.
Bu sert kabuk, sineğin, kanatları saniyede 200 defa çırpmasını sağlar.De fruitvlieg beweegt de vleugels 200 keer per seconde op en neer.
Bir saniye bekler misin?Zou je even kunnen wachten?
Saat on ikiye bir saniye var.Het is één seconde voor 12 uur.
Üç saniyen var.Je hebt drie seconden.
Bir gün, altmış sekiz bin dört yüz saniye sürer.Een etmaal duurt achtenzestig duizend vierhonderd seconden.
Onu gördüğüm ilk saniyede aşık oldum."Zakochałam się w niej w pierwszej sekundzie, gdy tylko ją zobaczyłam”.
Şubat 2016'da Eddy Cue, saniyede gönderilen iMessage sayısının 200.000'e yükseldiğini açıkladı.W lutym 2016 roku Eddy Cue ogłosił, że liczba wysyłanych wiadomości na sekundę zwiększyła się do 200 tysięcy.
İlk resmî olmayan rekorunu 14 Haziran 2008'de 19,73 saniye ile kırdı.Jego pierwszy nieoficjalny rekord średniej to 19,73 sekundy, co osiągnął 14 czerwca 2008 roku.
SummerSlam'de Randy Orton, Rusev'i 10 saniyede yenmişti.Podczas gali SummerSlam Randy Orton pokonał Ruseva w 10 sekund.
Sandey, akmakta olan lavlar üzerine saniyede 400 litre su püskürtebiliyordu.Sandey był w stanie pompować do 400 litrów wody na sekundę w stronę napływającej lawy.
6H üçlü Nötron emisyonu yoluyla çözününür, ve yarılanma ömrü 3×10−22 saniyedir.6H ulega potrójnej emisji neutronów, okres połowicznego rozpadu 3×10−22 sekundy.
En uzun uçuş, hemen hemen birinci kademenin ayrılmasına kadar, 107 saniye sürdü.Najdłuższy lot trwał zaledwie 107 sekund.
20 saniyede yetiştirilir.Został sklasyfikowany w 20.
Bu olay saniyenin çok küçük bir kesrinde vuku bulur.Dokonuje się to w ciągu drobnego ułamka sekundy.
25 saniyede yetiştirilir.25 powstała w latach 20.
(10 saniye eksik ya da fazla olabilir).Nie może być jej ani za mało ani za dużo).
CD çalar 1x lik okuma hızıyla saniyede 75 kesim okuyabilir.Przy prędkości 1× napęd CD odczytuje 75 kolejnych sektorów na sekundę.
Sergei Krikalyov 803 gün, 9 saat, 39 saniye ile uzayda en uzun rekorun sahibidir.Siergiej Krikalow przebywał najdłużej ze wszystkich ludzi w kosmosie: 803 dni, 9 godzin i 39 minut.
Sonrasında Goldberg, Owens'ı tuşlayarak onu 22 saniyede yendi ve kemeri kazandı.Na gali Fastlane, Goldberg pokonał Owensa w 22 sekundy i stał się nowym posiadaczem mistrzostwa.
1 saniyenin üzerinde pozlamalar için, 2, 4, 8, 15, 30 saniye mevcuttur.Zasilanie wyłącza się po 1, 2, 4, 8, 15 lub 30 min.
1965'te Prag'da 100 metrede 11.1 saniyelik derecesiyle dünya rekorunu kırdı.W 1965 roku w Pradze wynikiem 11,1 s pobiła rekord świata w biegu na 100 metrów.
Ziggler, 2009 Royal Rumble maçında, 21 saniye sonra Kane tarafından elendi.Ziggler wziął udział w 2009 Royal Rumble matchu, lecz został wyeliminowany przez Kane’a w 21 sekund.
11 saniyenin altında 100 metreyi koşabilir.Potrafią w ciągu sekundy przelecieć ponad 10 metrów.
"Bir saniye, bu muhteşem."Mówiąc jednym słowem, jest niesamowity”.
1954 yılında lig maçlarındaki mücadeleyi hızlandırmak için hücum süresi 24 saniyeye ilk kez NBA'de indirildi.W 1954 wprowadzono w NBA zasadę 24 sekund.
Şimdi saniyede 78 € ile gerilemektedir.Kolejne zdobył na MŚ 78.
30 Haziran - İlk Artık Saniye gerçekleşmiştir.30 czerwca – po raz pierwszy doba została przedłużona o sekundę przestępną.
Yarışmayı, Los Angeles, ABD’den katılan Vietnamlı öğrenci Minh Thai 22,95 saniyelik bir süreyle kazandı.Zwycięzcą turnieju ogłoszony został Amerykanin wietnamskiego pochodzenia Minh Thai (z czasem 22.95 sek).
Aynı gün, dördüncü uçuşta Willbur Wright 59 saniyelik ve 260 metrelik bir uçuş yapmıştır.W czwartym locie tego dnia, Wilbur Wright przeleciał 279 metrów w 59 sekund.
Dünya çapında saniyede 100 dolayında deşarj (şimşek yıldırım) hesaplanmıştır.Na kuli ziemskiej występuje średnio około 100 wyładowań (piorunów) w ciągu sekundy.
100 metrede en iyi koşusu 9.88 saniyedir.Jego najlepszym rezultatem uzyskanym w biegu na 100 m jest 9,84 sek.
Çizgisel hızın birimi metre / saniye dir.Jednostka prędkości w układzie SI to metr na sekundę.