Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Bylo tam hodně lidí, jezdí tam věřící v kolečkových křeslech a s berlemi a tak podobně.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.C'erano molte persone - i fedeli arrivavano in sedia a rotelle, con le stampelle e così via.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.De gelovigen komen er in rolstoelen en op krukken in drommen op af.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Der var mange mennesker der -- de troende kommer der -- kørestole og krykker og så videre.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Det var mycket folk där -- de troende kom för att vara med i sina rullstolar och sina kryckor och så vidare.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Eine Menge Leute waren anwesend - die Gläubigen verkehren dort -
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Era multă lume acolo... credincioşi veniţi să fie în ... scaune cu rotile şi cârje şi altele.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Havia lá muita gente — apareciam fiéis em cadeiras de roda e de muletas.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Hay un montón de personas, los creyentes que vienen, sillas de ruedas y muletas y así.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Il y avait beaucoup de monde -- les fidèles venaient avec leurs -- fauteuils roulants, leur béquilles, etc.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.사람들이 많았는데 - 신념에 찬 이들은
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Siellä oli paljon ihmisiä -- uskovat tulevat pyörätuoleillaan ja kainalosauvoillaan ja muilla.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Sokan voltak ott -- a hívők eljöttek kerekesszékben, mankóval, és így tovább.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Veliko ljudi je bilo tam, vernikov v invalidskih vozičkih, z berglami in tako naprej.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Zgromadziła się tam cała masa bogobojnych osób, na wózkach inwalidzkich, o kulach, itp.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Имаше много хора... вярващите баха дошли с техните инвалидни колички, патерици, и т.н.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Там было много людей — верующие в инвалидных колясках и на костылях, и тому подобное.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.היו שם הרבה אנשים - המאמינים באו לשם על גבי -
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.كان هناك الكثير من الناس هناك -- المؤمنون كانوا هناك --
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.松葉づえをついた人など 信心深い人々がいました
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.그러면 이것들이 바로 의자에 앉을 5명의 사람들인데요.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Ce sont donc les 5 personnes qui vont s'asseoir dans les fauteuils.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Dus dit zijn de 5 personen die op een stoel willen zitten.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Então, essas são as 5 pessoas que estão indo se sentar nas cadeiras.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Je to skvělé, když nám záleží na pořadí.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Percio' queste sono le 5 persone che dobbiamo far sedere sulle sedie.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Te 5 osób ma się rozsiąść po krzesłach.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Т.е. это 5 человек, которые будут сидеть в креслах.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Това са петимата души, които ще седят на столовете.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Acest restaurant arată puțin ca Acorn House -- aceleași scaune, aceleași mese.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Az étterem egy kicsit hasonlít a Makkházra -- ugyanolyan székek, asztalok.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Ce restaurant ressemble un peu à Acorn house -- les mêmes chaises, les mêmes tables.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Den här restaurangen ser ut lite som Acorn House -- samma bord, samma stolar.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Dieses Restaurant sieht ein wenig aus wie Acorn House. Dieselben Stühle, dieselben Tische.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Dit restaurant lijkt een beetje op Acorn Huis -- zelfde stoelen, zelfde tafels.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Este restaurante é muito parecido com a Acorn House — as mesmas cadeiras, as mesmas mesas.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Este restaurante se ve un poco como Acorn House las mismas sillas, las mismas mesas.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.이 레스토랑은 에이콘 하우스와 어느정도 유사하게 보이죠. 같은 의자에, 같은 탁자가 있습니다.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Nhà hàng này thì trông hơi giống với Acorn House - cũng vẫn những cái bàn, cái ghế này.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Questo ristorante sembra un po' Acorn House -- stesse sedie, stessi tavoli.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Restaurace vypadá jako skoro stejně jako Acorn House -- ty samé židle, ty samé stoly.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Restoran ini tampak seperti Acorn House -- kursi-kursi dan meja-meja yang sama
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Wygląda trochę jak Acorn House, takie same krzesła i stoły.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Αυτό το εστιατόριο μοιάζει λίγο με το Acorn House -- ίδιες καρέκλες, ίδια τραπέζια.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Този ресторант изглежда подобно на "Жълъдовата къща" -- същите столове, същите маси.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Цей ресторан, схожий на Acorn House - Такі ж стільці та столи.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.Этот ресторан немного похож на Эйкон Хаус -- те же стулья и столы.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.המסעדה הזאת נראית קצת כמו בית האיצטרובל -- אותם כיסאות, אותם שולחנות.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.هذا المطعم يبدو مثل أكرون هاوس قليلاً -- نفس المقاعد، نفس المناضد.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.同じ椅子、同じテーブルです。 それらはイギリス製で、更に持続可能性の高いものです。
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Anda duduk di kursi itu selama satu setengah jam.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Bạn sẽ phải ngồi trên mấy chiếc ghế cứng này trong một giờ rưỡi.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Będziesz siedział na twardym krześle przez półtorej godziny.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Budete sedět na poměrně tvrdé židli dobrou hodinu a půl.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Budete sedieť na týchto tvrdých stoličkách hodinu a pol.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Du sidder på nogle hårde stole i halvanden time.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Ezen a kemény támlájú széken fogtok ülni másfél órán keresztül!
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Irão ficar sentados nestas cadeiras duras por uma hora e meia.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Istutte kovissa tuoleissa noin puolitoista tuntia.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Je zit voor anderhalf uur op harde stoelen.