Ana içeriğe geç
Sözlük

sandalyeler ile cümle

sandalyeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ayakları kırık sandalyeleri at.Throw away the chairs whose legs are broken.
Parti için sandalyeler ayırtıldı.The seats were reserved for the party.
Onlar sizin sandalyeleriniz değil.Those are not your chairs.
Lütfen bu sandalyeleri bir kenara koy.Please put those chairs away.
Şu sandalyeler yolu kapatıyor.Those chairs are in the way.
Sandalyeler ahşaptan yapılmıştır.The chairs are made of wood.
Sandalyeler tahtadan yapılmış.The chairs are made of wood.
Sandalyeleri olduğu gibi bırak.Leave the chairs as they are.
Sandalyeleri odadan dışarı taşıdı.He carried the chairs out of the room.
Oturmak için sandalyeler arıyorlar.They are looking for chairs to sit on.
Bu sandalyeler farklı.These chairs are different.
Sandalyeler sentetik malzemeden yapılır.The chairs are made of a synthetic material.
Babam kırık sandalyeleri onarıyor.My father fixes broken chairs.
Sandalyeler ve masalar tahrip edildi.Chairs and tables were damaged.
Bu sandalyeler rahat değildir.These chairs are not comfortable.
Sandalyeler yarın burada olacak.The chairs will be here tomorrow.
Sandalyelere ihtiyacımız olacak.We'll need chairs.
Galeride sandalyelerimiz var.We have seats in the gallery.
Bu sandalyeleri seviyorum.I like these chairs.
Sandalyeler ağacın altında.The chairs are under the tree.
Tom bazı sandalyeler taşıyor.Tom is carrying some chairs.
Ahşap sandalyeler pahalıdır.Wooden chairs are expensive.
Sanırım antika sandalyelerinden birini almaya ilgi duyabilirim.I think I might be interested in buying one of your antique chairs.
Tom sandalyelerden birine oturdu.Tom sat down on one of the chairs.
Katlanır sandalyelere oturduk ve dağa baktık.We sat in lawn chairs and stared at the mountain.
Mutfak sandalyeleri istiflenebilir değil.The kitchen chairs aren't stackable.
Sandalyeleri arka arkaya koydun.You arranged the chairs in a row.
Tom sandalyeleri yan odaya taşıdı.Tom carried the chairs to the next room.
Dersten sonra sandalyeleri masaların üstüne koymayı unutmayın.Remember to put the chairs onto the tables after the lesson.
Tom kamp sandalyelerini açtı.Tom unfolded the camp chairs.
Hayır, sandalyeler masanın yanında.No, the chairs are next to the table.
Eski sandalyeler kahverengim mi?Are the old chairs brown?
Mary sandalyeleri yarım daire şeklinde yerleştirdi.Mary placed the chairs in a semicircle.
Öğretmen öğrencilerin sandalyelerini yarım daire şeklinde yerleştirmelerini istedi.The teacher asked the students to place their chairs in a semicircle.
Sami masaları ve sandalyeleri hazırladı.Sami set up the tables and chairs.
Tom sandalyeleri dizdi.Tom lined up the chairs.
Tom masa ve sandalyeleri boyadı.Tom painted the table and the chairs.
Tom sandalyelerle masayı aynı renge boyadı.Tom painted the chairs and the table the same color.
Lütfen plaj sandalyelerini arabaya koyun.Please put the beach chairs in the car.
Genellikle bir kaldırım kafesinde yemek ve dinlenmek için masa ve sandalyeler vardır.Typically in a sidewalk cafe there are tables and chairs for dining and relaxing.
Sonraki yıl 2006’da Hamas, Filistin yasama seçimlerinde sandalyelerin çoğunu kazandı.The following year (2006) Hamas won a majority of seats in the Palestinian legislative elections.
Sandalyeler masanın etrafında sıralanmış bir şekilde bulunur.Every chair around the tables is occupied.
P(sandalyelereErişim) # Uyandım - uygun sandalye sayısını değiştir.Adjusted Up; 'Parenthood' Adjusted Down - Ratings | TVbytheNumbers".
Yemek odası genellikle sandalyeler ve masadan oluşur.Beds usually built by moving seats and tables.
En son Corbin, Kalisto'ya sandalyelerin üzerine End of Days yaparak maçı kazandı.Corbin executed the End of Days on Kalisto onto a pile of chairs to win the match.
Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.The faithful come in their wheelchairs and crutches, and so on.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.So these are the 5 people that are going to sit in the chairs.
Masalar ve sandalyeler sıçrayan ve dans ... "Tables and chairs leaping and dancing..."
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.You're going to sit on these hard chairs for an hour and a half.
Diyelim ki, 3 sandalyem var. Sandalyeleri temsilen çizgiler çizeceğim.Let's say I have 3 chairs.
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil.I mean we don't have to do people in chairs.
Tekerlekli sandalyeleri heryere taşıdık.We transport the wheelchairs everywhere.
Kaselere, vazolara, masalara, sandalyelere dokunuruz.We touch bowls, vases, desks and chairs.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.I see wheelchairs bought and sold like used cars.
Sonra o sandalyeleri yapardın.And you'd make these chairs.
Tekerlekli sandalyelerle aptalca şeyler yapmanız yasak.You're not allowed to fool around with the wheelchairs!
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer. (Gülüşmeler)The chairs are on the tables and still drinking, and he drinks a lot.
Sandalyeler: Geri dönüştürüldü ve geri dönüşümlü.Chairs: recycled and recyclable.
Bu restoran da biraz Meşeevi'ne benziyor -- aynı sandalyeler, aynı masalar.This restaurant looks a little bit like Acorn House -- same chairs, same tables.
Kanepelerde, sandalyelerde, heryerde uyurum.I sleep on sofas, chairs, everywhere.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sandalyeler ile cümle - sandalyeler kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App