Adam kalkıp gittiği sırada Locke'u onun arkasından seslenirken tekerlekli sandalyede görüyoruz.Da manden rejser sig op for at gå bliver det chokerende afsløret, at Locke sidder i kørestol.
Çift elektrikli sandalyede idam edildi.Sæt mig i den elektriske stol.
Tekerlekli sandalyededir.Hun bruker rullestol.
Adam kalkıp gittiği sırada Locke'u onun arkasından seslenirken tekerlekli sandalyede görüyoruz.Når mannen reiser seg opp, ser vi at Locke sitter i en rullestol.
Meclis, 217 sandalyeden oluşuyor.Byen består av 117 bydeler.
Tekerlekli sandalyededir.Bộ môn bóng rổ trên xe lăn.
Bir sandalyede oturan bir kişi Dünya'nın merkezine serbest düşmek için bir jeodezik yolu takip etmelidir.Một người ngồi trên một chiếc ghế đang hướng theo một đường trắc địa, hay là rơi tự do về tâm Trái Đất.
Çift elektrikli sandalyede idam edildi.男は電気椅子に連れられる。
Tekerlekli sandalyededir.車椅子の女性。
Tekerlekli sandalyededir.需要使用輪椅。
Bir sandalyede oturan bir kişi Dünya'nın merkezine serbest düşmek için bir jeodezik yolu takip etmelidir.一个坐在椅子上的人正尝试着沿着测地线运动,就是朝地球中心自由下落。
Adam kalkıp gittiği sırada Locke'u onun arkasından seslenirken tekerlekli sandalyede görüyoruz.當那人站起來準備離開時,洛克於鏡頭中坐在輪椅上。
Şarkının teması elektrikli sandalyede idam edilecek bir adamın hikâyesi üzerine kuruludur.הדובר בשיר הנושא, הוא אסיר נידון למוות המספר על חוויית ההוצאה להורג בכיסא החשמלי.
Tekerlekli sandalyededir.יושבת על כיסא גלגלים.
Gelinin yanındaki yüksek arkalıklı sandalyede nikah memuru oturmaktadır.Той седи на масата на младоженците.
Büyük Hural ise 430 sandalyeden meydana geliyordu.Objem vylámanej skaly činil 470 vagónov.
Meclis, 217 sandalyeden oluşuyor.Provinciją sudaro 217 savivaldybių.
Meclis 60 sandalyeden oluşuyor.Provinciją sudaro 60 savivaldybių.
Tekerlekli sandalyededir.Telkšo rinos dalyje.
Tekerlekli sandalyededir.Võisteldakse ratastoolides.
Meclis 60 sandalyeden oluşuyor.Kreis koosneb 40 omavalitsusüksusest.
Meclis, 217 sandalyeden oluşuyor.Halduslikult jaguneb 217 omavalitsuseks.
2 numaralı sandalyedeki her bir olasılık için de 3 numaralı sandalyede 5 olasılık vardır.이 의자에 대해서는 6가지 가능성이 있고, 또 이 6가지 각각에 대해서 저 의자에는 5가지 가능성이 있습니다.
2 numaralı sandalyedeki her bir olasılık için de 3 numaralı sandalyede 5 olasılık vardır.وهناك 6 إمكانيات في هذا الكرسي وإمكانيات 5 في ذلك الرئيس لكل واحدة من تلك 6.
2 numaralı sandalyedeki her bir olasılık için de 3 numaralı sandalyede 5 olasılık vardır.この椅子が5つの可能性があります。 つまり、全ての可能性を掛けることになるでしょう。
7 kişiyi, 3 sandalyeye, hangi sandalyede oturdukları önemli olmak üzere, kaç farklı şekilde oturtabiliriz?7명의 사람을 3개의 의자에 앉히는 방법의 수는 몇 가지일까요?
7 kişiyi, 3 sandalyeye, hangi sandalyede oturdukları önemli olmak üzere, kaç farklı şekilde oturtabiliriz?"Сколько есть способов рассадить 7 человек по 3 креслам, если нам важно, на каком кресле они сидят?"
7 kişiyi, 3 sandalyeye, hangi sandalyede oturdukları önemli olmak üzere, kaç farklı şekilde oturtabiliriz?كراسي إذا كنا حريصين على كرسي ما أنهم يجلسون؟
7 kişiyi, 3 sandalyeye, hangi sandalyede oturdukları önemli olmak üzere, kaç farklı şekilde oturtabiliriz?つまり、こう書けます。7人の人々 -- このpは人々peopleではなく、
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor.네, 7명이 서있고, 아직 아무도 어떤 의자에도 앉아 있지 않으므로
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor.Dus, 7 mensen staan nog, niemand zit op één van de
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor. Yani, 1 numaralı sandelyede 7 farklı kişi oturabilir.Dobře, 7 lidí stojí, nikdo nesedí na žádné z židlí, takže se na židli číslo 1 může posadit 7 různých lidí.
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor. Yani, 1 numaralı sandelyede 7 farklı kişi oturabilir.Ja, 7 personer står upp, ingen sitter i någon av de andra stolarna, så 7 olika personer kan sitta i stol 1.
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor. Yani, 1 numaralı sandelyede 7 farklı kişi oturabilir.Ну, 7 человек стоит, никто не сидит ни в одном из кресел, поэтому 7 разных людей могли бы сесть в кресло №1.
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor.حسنا، 7 أشخاص واقفين ولا يوجد اي شخص جالس على إحد الكراسي
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor.この椅子1には、7人の違った人々が座れるでしょう。
Aynen şu sandalyedeki gibi.Oh exactement comme celle sur la chaise, là.
Aynen şu sandalyedeki gibi.Oh, proprio come quella sulla sedia.
Aynen şu sandalyedeki gibi.Αχ, σαν αυτό που είναι στην καρέκλα εκεί πέρα.
Aynen şu sandalyedeki gibi.Как раз как вон та, на стуле.
Aynen şu sandalyedeki gibi.一日中電話してるけどでないの
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.Alors je m'asseyais sur un pliant et je ne faisais que transporter tous les gens qui n'avaient pas de caddie.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.Also setzte ich mich auf einen Gartenstuhl und half allen Leuten hinauf, die keinen Caddy hatten.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.Así que me sentaba allí con una silla de jardín y simplemente cargaba para toda la gente que no tenía caddy.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.Cho nên tôi ngồi đó và chỉ giúp những người không có người phục vụ.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.Dus ik zat daar in een tuinstoel alleen maar om te dragen voor mensen die geen caddie hadden.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.Eu sentava-me lá numa cadeira e levava os sacos das pessoas que não tinham caddies.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.그래서 저는 잔디 의자를 세우고 언덕 근처에 앉았어요 그리고 캐디가 없는 사람들의 가방을 들어서 올려다 주었지요.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.Leültem hát a lábához egy kerti székbe és felvittem azoknak a zsákot, akiknek nem volt hordáruk.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.Quindi mi sedevo lì con una sdraio e portavo su le borse a chi non aveva il caddie.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.Siedziałem tam na składanym krzesełku i pomagałem graczom, którym nikt nie nosił kijów.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.Şi stăteam acolo pe şezlong şi căram pentru toţi oamenii care nu aveau ajutoare.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.Tak jsem tam seděl v zahradním křesílku a jen čekal až půjde někdo okolo, kdo nemá caddyho.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.Καθόμουν, λοιπόν, εκεί πέρα σε μια σεζ-λονγκ και απλά μετέφερα τα μπαστούνια όλων αυτών που δεν είχαν βοηθούς.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.Затова седях там с един шезлонг и просто носех нагоре багажа на всички хора, които нямаха момчета за поръчки.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.Поэтому я садился там на стульчик и просто помогал подниматься всем людям, у которых не было помощников.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.Тож я сидів у шезлонгові й просто затягав тих людей, що не мали помічників.
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.אז הייתי יושב שם עם כסא של מכסחת דשא והייתי מסיע למעלה את כל האנשים שלא היו להם נושאי כלים
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.لذا كنت اجلس هناك ..على كرسي صغير لكي انتظر اللاعبين .. واحمل حقائبهم
Ben de bir sandalyede oturur ve caddy'si olmayan insanları tepeye taşırdım.キャディのいない人のためにバッグを運んでやりました 上までバッグを運んで1ドルもらいます