Ana içeriğe geç
Sözlük

sandalet ile cümle

sandalet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.הילדים שלהם במים; הזפת מגיעה אליהם ומכסה את בגדיהם וסנדליהם. איזו טינופת.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.佢哋啲細路仲玩水 成身衫同拖鞋都係油,真係好亂
Feminizmin erkek düşmanlığı ve salaş sandaletler olmadığını anladım," diyen mailler alıyor olmamız.Em nhận ra rằng nữ quyền không chỉ là ghét bỏ nam giới và đi dép Berkenstocks."
Feminizmin erkek düşmanlığı ve salaş sandaletler olmadığını anladım," diyen mailler alıyor olmamız.Ich hab gemerkt, Feminismus bedeutet nicht Männerhass und Birkenstock."
Feminizmin erkek düşmanlığı ve salaş sandaletler olmadığını anladım," diyen mailler alıyor olmamız.Je me suis rendue compte que le féminisme ne consistait pas à détester les hommes et porter des Birkenstocks."
Feminizmin erkek düşmanlığı ve salaş sandaletler olmadığını anladım," diyen mailler alıyor olmamız.저는 페미니즘이 남성 혐오나 버켄스탁 샌들과 상관없다는 걸 깨달았어요." 라는 내용이죠. (주. 버켄스탁스: 미국의 신발 상품명)
Feminizmin erkek düşmanlığı ve salaş sandaletler olmadığını anladım," diyen mailler alıyor olmamız.Mi-am dat seama că feminismul nu înseamnă a urâ bărbații și Berkenstocks".
Feminizmin erkek düşmanlığı ve salaş sandaletler olmadığını anladım," diyen mailler alıyor olmamız.Y me di cuenta que el feminismo no es acerca de odiar a los hombres."
Feminizmin erkek düşmanlığı ve salaş sandaletler olmadığını anladım," diyen mailler alıyor olmamız.Κατάλαβα πως ο φεμινισμός δεν έχει να κάνει με μισώ τους άνδρες και τα καλσόν."
Feminizmin erkek düşmanlığı ve salaş sandaletler olmadığını anladım," diyen mailler alıyor olmamız.הבנתי שפמיניזם זה לא רק שנאת-גברים ונעלי בירקנשטוק".
Feminizmin erkek düşmanlığı ve salaş sandaletler olmadığını anladım," diyen mailler alıyor olmamız.لقد اكتشفنا ان الحركات النسوية .. ليست مناهضة للرجل .. او انها معادية له ... بفضلكم "
Feminizmin erkek düşmanlığı ve salaş sandaletler olmadığını anladım," diyen mailler alıyor olmamız.わたしたちは、次の世代を惹きつけることができたのです。
Jeet Kune Do'yu icat ettim Bu yüzden sandaletlerimi tat İki parmağım kalkmak için buradaHo inventato il Jeet Kune Do quindi assaggia il mio mocassino eccoti le mie flessioni sul due dita:
Ne güzel sandaletli ayakların, Ey soylu kız! Mücevher gibi yuvarlak kalçaların, Usta ellerin işi.Hvor skønne er dine Trin i Skoene, du ædelbårne! Dine Hofters Runding er som Halsbånd, Kunstnerhånds Værk,
Ne güzel sandaletli ayakların, Ey soylu kız! Mücevher gibi yuvarlak kalçaların, Usta ellerin işi.귀한 자의 딸아 신을 신은 네 발이 어찌 그리 아름다운가 네 넓적다리는 둥글어서 공교한 장색의 만든 구슬 꿰미 같구나
Ne güzel sandaletli ayakların, Ey soylu kız! Mücevher gibi yuvarlak kalçaların, Usta ellerin işi.Och, prinses, wat loop je sierlijk! De welvingen van je lichaam lijken door een meesterbeeldhouwer ontworpen.
Ne güzel sandaletli ayakların, Ey soylu kız! Mücevher gibi yuvarlak kalçaların, Usta ellerin işi.מה יפו פעמיך בנעלים בת נדיב חמוקי ירכיך כמו חלאים מעשה ידי אמן׃
Ne güzel sandaletli ayakların, Ey soylu kız! Mücevher gibi yuvarlak kalçaların, Usta ellerin işi.ما اجمل رجليك بالنعلين يا بنت الكريم. دوائر فخذيك مثل الحلي صنعة يدي صناع.
Ne güzel sandaletli ayakların, Ey soylu kız! Mücevher gibi yuvarlak kalçaların, Usta ellerin işi.王 女 阿 、 你 的 腳 在 鞋 中 何 其 美 好 . 你 的 大 腿 圓 潤 好 像 美 玉 、 是 巧 匠 的 手 作 成 的
Ne güzel sandaletli ayakların, Ey soylu kız! Mücevher gibi yuvarlak kalçaların, Usta ellerin işi.王女阿 、 你 的 腳 在 鞋 中 何其 美好 . 你 的 大腿 圓潤 好像 美玉 、 是 巧匠 的 手 作成 的
Sandaletlerinizi hazırlayın.Also pack die Badehose ein.
Sandaletlerinizi hazırlayın.Chaussez donc vos sandales de plage !
Sandaletlerinizi hazırlayın.Deci puneţi-vă tevașii.
Sandaletlerinizi hazırlayın.Dus trek je Tevas aan.
Sandaletlerinizi hazırlayın.Então calcem os vossos Tevas.
Sandaletlerinizi hazırlayın.Entonces pónganse sus botas.
Sandaletlerinizi hazırlayın.여러분의 야외용 신발을 신어보세요.
Sandaletlerinizi hazırlayın.Obujte si nepremokavé topánky.
Sandaletlerinizi hazırlayın.Quindi mettetevi i sandali.
Sandaletlerinizi hazırlayın.Siapkan Tevas (sandal karet) Anda.
Sandaletlerinizi hazırlayın.Szóval elő a vízicipőkkel!
Sandaletlerinizi hazırlayın.Vậy nên hãy mặc bộ Tevas vào đi.
Sandaletlerinizi hazırlayın.Załóżcie klapki na basen.
Sandaletlerinizi hazırlayın.Поэтому наденьте водолазное снаряжение.
Sandaletlerinizi hazırlayın.Така че си пригответе Тевас.
Sandaletlerinizi hazırlayın.אז תנעלו את סנדלי טבע שלכם.
Sandaletlerinizi hazırlayın.حيث تحصل علي حديقتك الخاصة
Sandaletlerinizi hazırlayın.ここでスキューバダイビングをしているのを想像してみてください。
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.I Clash portavano gli anfibi, non i sandali.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.Les Clash portaient des rangers, pas des sandales.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.Os The Clash usavam botas tipo tropa, não sandálias.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash droeg grote legerlaarzen, geen sandalen.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clashilla ei ollut jaloissaan sandaaleita vaan armeijasaappaat.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash 는 큰 군화를 신었지, 샌달을 신진 않았습니다.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash llevaban grandes botas militares, no sandalias.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash nosili wielkie wojskowe buciory, nie sandały.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash purtau bocanci militari mari, nu sandale.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu."The Clash" trugen Armeestiefel, keine Sandalen.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.Οι Κλας φορούσαν ψηλές στρατιωτικές μπότες, όχι πέδιλα.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.Клаш носиха големи военни кубинки, не сандали.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.Музыканты Clash носили грубые армейские ботинки, а не сандалии.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.קלאש נעל נעליים צבאיות גדולות, לא סנדלים.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.المشاكسون يرتدون احذية جيش كبيرة، ليس صنادل.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.でも その力強さは分かっている
Yunanlar Dionysus'un tiyatrosundan Parthenona sandaletleriyle yürürdü.Die Griechen gingen aus dem Theater des Dionysos zum Parthenon in ihren Sandalen.
Yunanlar Dionysus'un tiyatrosundan Parthenona sandaletleriyle yürürdü.Grecii mergeau pe jos de la teatrul lui Dionysos până la Parthenon, doar în sandale.
Yunanlar Dionysus'un tiyatrosundan Parthenona sandaletleriyle yürürdü.Grecy szli z Teatru Dionizosa do Partenonu w sandałach.
Yunanlar Dionysus'un tiyatrosundan Parthenona sandaletleriyle yürürdü.I Greci andavano dal teatro di Dioniso al Partenone con i propri sandali.
Yunanlar Dionysus'un tiyatrosundan Parthenona sandaletleriyle yürürdü.그리스 사람들은 샌들을 신고 디오니소스의 극장에서 파르테논까지 다녔습니다
Yunanlar Dionysus'un tiyatrosundan Parthenona sandaletleriyle yürürdü.Les Grecs allaient du théâtre de Dionysos au Parthénon en sandales.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod