Oğlan tarlada sandaletini kaybetti.The boy lost his sandal in the field.
Ben birkaç sandalet getirdim.I brought some sandals.
Ben küçük bir kızım, okula gitmiyorum, bana sandalet al, ben evleniyorum.I'm a little girl, I don't go to school. Buy me sandals, I'm getting married.
Sıcak havalarda sık sık sandalet giyerim.I often wear sandals during warm weather.
Maria bir sandaletle hamamböceğini öldürdü.Maria killed the cockroach with a sandal.
Ayakkabılar, terlikler ve sandaletler ayakkabıdır.Shoes, slippers, and sandals are footwear.
Tom sık sık sandalet giyer.Tom often wears sandals.
Sandaletin var mı?Do you have sandals?
İnsanlar sandaleti birkaç sebepten dolayı giymeyi tercih edebilirler.People may wear gags for a variety of reasons.
Zōri (草履) kumaş, deri ya da ottan örülmüş sandaletlerdir.It is sable, with an or halo and feet of gules.
Geta (下駄) yukata ile birlikte erkek ve kadınlar tarafından giyilen sandaletlerdir.Geta (下駄) Wooden sandals worn by men and women with yukata.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash wore big army boots, not sandals.
Sandaletlerinizi hazırlayın.So get your Tevas on.
Yunanlar Dionysus'un tiyatrosundan Parthenona sandaletleriyle yürürdü.The Greeks went from the theater of Dionysus to the Parthenon in their sandals.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Their kids are in the water; they're getting tar all over their clothes and their sandals--
Feminizmin erkek düşmanlığı ve salaş sandaletler olmadığını anladım," diyen mailler alıyor olmamız.I realized feminism wasn't about man-hating and Birkenstocks."
Iason, Iolkos'a tek sandaleti ile geldiğinde bu herkesin dikkatini çeker.When Jason entered Iolcus, he was announced as a man wearing one sandal.
Yeşil tulumlar, çoraplı Birkenstock sandaletler ve güneş enerjili bir kask giyiyordu.He wore green overalls, Birkenstock sandals with socks, and a solar-powered helmet.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.An ihren Füßen trägt sie einfache Sandalen.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.Les personnages portent des sandales aux pieds.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.Con los pies desnudos.
Bunu sadece şort ve sandalet giyerek 5 saat 25 dakikada başarmıştır.دون ان يرتدي شيئا سوى السروال ، وانتهى هوف في 5 ساعات و25 دقيقة.
İnsanlar sandaleti birkaç sebepten dolayı giymeyi tercih edebilirler.As pessoas escolhem usar lentes de contato por diversas razões.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.A manequim desfilou com as mãos nos seios desnudados.
Dönmeden önce de, sandalet ve kılıcını dev bir kayanın altına bırakır.Hij zou zijn zwaard en sandalen onder een steen leggen.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.Het bandje trad op blote voeten op.
İnsanlar sandaleti birkaç sebepten dolayı giymeyi tercih edebilirler.Student ubiera czapkę z różnych powodów.
Geta (下駄) yukata ile birlikte erkek ve kadınlar tarafından giyilen sandaletlerdir.Są to drewniane sandały dla mężczyzn i kobiet noszone do yukat.
Geta (下駄) yukata ile birlikte erkek ve kadınlar tarafından giyilen sandaletlerdir.Geta (下駄) jsou dřeváky, které nosí ženy i muži společně s jukata.
Dönmeden önce de, sandalet ve kılıcını dev bir kayanın altına bırakır.Následně odchází a ještě u skalnatého převisu zahodí druhou polovinu legendárního meče.
Geta (下駄) yukata ile birlikte erkek ve kadınlar tarafından giyilen sandaletlerdir.Yukata este purtată atât de bărbați cât și de femei.
Son anda Egeus kılıcı ve sandaletleri görerek Theseus'un oğlu olduğunu anlar ve zehiri döker.Pada saat itulah, Aigeus melihat pedang Theseus dan mengenali bahwa Theseus adalah putranya.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.Chân đi giày vô ưu màu trắng.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.革靴を裸足で履いている。
Dönmeden önce de, sandalet ve kılıcını dev bir kayanın altına bırakır.在临行时,他把自己的凉鞋、盾牌和剑压在一块大石头底下。
İnsanlar sandaleti birkaç sebepten dolayı giymeyi tercih edebilirler.某些人可能出于不同原因而不穿内衣。
İnsanlar sandaleti birkaç sebepten dolayı giymeyi tercih edebilirler.셔츠 깃에 맞춰서 다양한 방법을 활용할 수 있다.
Geta (下駄) yukata ile birlikte erkek ve kadınlar tarafından giyilen sandaletlerdir.גטה הם סנדלי-עץ הננעלים על ידי גברים ונשים עם yukata.
Sandaletler deriden yapılırdı ve ayağın merkezinden ve bileklerin üstünden bağlanırdı.הסנדלים הוכנו מעור ונקשרו במרכז כף הרגל ומעל הקרסול.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.На краката си обуват сандали от необработена кожа.
İnsanlar sandaleti birkaç sebepten dolayı giymeyi tercih edebilirler.Хората носят униформи по различни причини.
Dönmeden önce de, sandalet ve kılıcını dev bir kayanın altına bırakır.Ali prije nego što je otišao, zakopao je svoje sandale i mač ispod velika kamena.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.Na nohách majú plávacie blany.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.A gyerekeik a vízben vannak; összekátrányozzák a ruhájukat és a szandáljukat. Minden csupa kosz.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Anaknya berada di air, dan mendapat tar di baju dan sandalnya. Semuanya kacau.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Con cái họ đang tắm dưới biển, chúng bị dính đầy nhựa đường trên áo quần và dép. Thật lộn xộn.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Copiii lor sunt în apă, au smoală pe haine şi pantofi. E un dezastru.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Heidän lapsensa ovat vedessä töhrimässä vaatteensa ja sandaalinsa.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Hun kinderen gaan er in, en er komt teer over hun kleertjes en sandalen.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Ich deti sú vo vode; decht sa im zachytáva na oblečenie a na sandále. Je to bordel.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Ihre Kinder sind im Wasser, der Teer bedeckt ihre Kleider und Sandalen. Es ist eine Schweinerei.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.I loro figli sono in acqua, con il catrame sui vestiti, sui sandali. E' un disastro.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Jejich děti jsou ve vodě; dehet se jim chytá na oblečení i na sandály. Je to svinstvo.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.그들의 아이들은 물에 들어가서 타르를 묻힙니다. 옷과 샌들 전체에요. 완전 엉망이죠.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Leurs enfants ressortent de l'eau leurs vêtements et sandales recouverts de goudron.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Sus niños están en el agua; tienen alquitrán por toda la ropa y las sandalias.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor. Tam anlamıyla rezillik.Ich dzieci się kąpią, ich ubrania umorusane są smołą.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor. Tam anlamıyla rezillik.原油が残っている所に行くと もっとめちゃくちゃで
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Децата им са във водата, имат катран по дрехите и сандалите.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Их дети в воде, деготь покрывает их одежду и сандалии. Это очень неприятно.