Bu süreçte, bir kaç tane sandalye yakmak zorunda kaldım, anlarsınız ya?デザインの概念にも 入れ替えが必要なのです
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Es ist nicht nötig, den ganzen Tag bei mir zu bleiben, um den Rollstuhl zu schieben."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Je hoeft niet meer de hele dag mijn rolstoel te duwen."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Không cần phải ở bên cha suốt ngày để đẩy xe cho cha nữa."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.하루종일 내 휠체어를 밀어주기 위해 나와 함께 있을 필요가 없거든."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi."Não precisas de ficar comigo o dia todo "a empurrar a minha cadeira de rodas."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Nem kell, hogy egész nap velem maradj, hogy a tolószékemet told.'
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Není třeba, abys se mnou celý den zůstával a tlačil můj vozíček."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Nie będziesz musiał zostawać ze mną, żeby pchać wózek."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Non devi più stare con me tutto il giorno e spingermi sulla sedia a rotelle".
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Nu mai trebuie să stai toată ziua cu mine să îmi impingi scaunul cu rotile".
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Pas besoin de rester avec moi toute la journée pour pousser mon fauteuil roulant. "
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Už so mnou nemusíš ostávať celý deň a tlačiť ma na vozíku."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Ya no es necesario que estés conmigo todo el día empujando mi silla de ruedas".
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Δεν υπάρχει λόγος να είσαι μαζί μου όλη μέρα να σπρώχνεις τη καρέκλα μου."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Не придется все время быть возле меня и толкать коляску".
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Няма нужда да стоиш с мен по цял ден и да буташ инвалидната количка."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.אין צורך שתישאר איתי כל היום
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.لا حاجة للبقاء معي طوال اليوم دافعا كرسيي المتحرك."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.押さなくてもいいからね」 彼らを家に送り届けたときの
Çatıda, açık gri sandalyeler ve masalar branda altında toplanırdı.Na dachu pod plandeką zamontowano jasnoszare krzesła i stoły.
Çatıda, açık gri sandalyeler ve masalar branda altında toplanırdı.No último piso, mesas e cadeiras cinza-claro eram espalhadas sob uma cobertura de lona.
Çatıda, açık gri sandalyeler ve masalar branda altında toplanırdı.Sur le toit, des tables et des chaises gris clair étaient disposées sous la bâche.
Çatıda, açık gri sandalyeler ve masalar branda altında toplanırdı.Στην ταράτσα, καρέκλες και τραπέζια σε ανοιχτό γκρι χρώμα συναρμολογούνταν κάτω από μουσαμάδες.
Çatıda, açık gri sandalyeler ve masalar branda altında toplanırdı.На крыше под брезентом размещены светло-серые стулья и столы.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.1940. Zur gleichen Zeit als Charles den Stuhl gemacht hat, hat er auch diesen Film gemacht.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.Al mismo tiempo que Charles estaba haciendo esa silla, estaba haciendo esta película.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.Charles가 저 의자를 만들 당시 이 영화 역시 동시에 만들었죠.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.Cùng thời gian Charles đang làm chiếc ghế đó, ông làm luôn đoạn phim này.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.Dans le même temps que Charles faisait cette chaise, il faisait ce film.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.În timp ce Charles făcea acel scaun el făcea acest film.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.Nello stesso periodo in cui Charles stava facendo quella sedia, stava facendo questo filmato.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.Toen Charles die stoel maakte, maakte hij tegelijkertijd deze film.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.W tym samym czasie, kiedy Charles robił to krzesło, kręcił ten film.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.Когда Чарльз проектировал это кресло, он паралелльно снимал этот фильм.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.По същото време, по което Чарлз правел стола, правел и този филм.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.באותו זמן שצ'ארלס עשה את הכיסא הזה, הוא גם עשה את הסרט.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.في نفس الوقت الذي كان تشارلز يصنع ذاك الكرسي كان يصنع هذا الفلم
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.この映画も作ったのです つまりポイントは、このようなビジョンの範囲、デザインの
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.A gyerekeik a vízben vannak; összekátrányozzák a ruhájukat és a szandáljukat. Minden csupa kosz.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Anaknya berada di air, dan mendapat tar di baju dan sandalnya. Semuanya kacau.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Con cái họ đang tắm dưới biển, chúng bị dính đầy nhựa đường trên áo quần và dép. Thật lộn xộn.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Copiii lor sunt în apă, au smoală pe haine şi pantofi. E un dezastru.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Heidän lapsensa ovat vedessä töhrimässä vaatteensa ja sandaalinsa.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Hun kinderen gaan er in, en er komt teer over hun kleertjes en sandalen.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Ich deti sú vo vode; decht sa im zachytáva na oblečenie a na sandále. Je to bordel.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Ihre Kinder sind im Wasser, der Teer bedeckt ihre Kleider und Sandalen. Es ist eine Schweinerei.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.I loro figli sono in acqua, con il catrame sui vestiti, sui sandali. E' un disastro.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Jejich děti jsou ve vodě; dehet se jim chytá na oblečení i na sandály. Je to svinstvo.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.그들의 아이들은 물에 들어가서 타르를 묻힙니다. 옷과 샌들 전체에요. 완전 엉망이죠.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Leurs enfants ressortent de l'eau leurs vêtements et sandales recouverts de goudron.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Sus niños están en el agua; tienen alquitrán por toda la ropa y las sandalias.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor. Tam anlamıyla rezillik.Ich dzieci się kąpią, ich ubrania umorusane są smołą.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor. Tam anlamıyla rezillik.原油が残っている所に行くと もっとめちゃくちゃで
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Децата им са във водата, имат катран по дрехите и сандалите.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Их дети в воде, деготь покрывает их одежду и сандалии. Это очень неприятно.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.הילדים שלהם במים; הזפת מגיעה אליהם ומכסה את בגדיהם וסנדליהם. איזו טינופת.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.佢哋啲細路仲玩水 成身衫同拖鞋都係油,真係好亂
Çoğunuz biliyordur, Patates Cipsi Sandalyesi böyle bir durumdan kaynaklanıyor.Fiberglas stand plötzlich für zivile Nutzung zur Verfügung. Ich denke, dass dies eine seltsame Zeit ist.
Çoğunuz biliyordur, Patates Cipsi Sandalyesi böyle bir durumdan kaynaklanıyor.많은 분들이 포테이토 칩 의자를 아실 겁니다 챨스 그리고 레이 임스가 정확하게 그런 예제를 보여줍니다