Ana içeriğe geç
Sözlük

sandal ile cümle

sandal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Jag ser permobiler som köps och säljs som begagnade bilar.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Je vois des chaises roulantes achetées et vendues comme des voitures d'occasions.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.휠체어가 중고차처럼 사고 팔리는 것을 봅니다.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Látom, ahogy használt tolószékekkel kereskednek, mint használt autókkal.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Na ulicach widzę wózki inwalidzkie, które kupuje się i sprzedaje jak używane samochody.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Saya menyaksikan kursi roda dibeli dan dijual seperti mobil bekas.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Tôi nhìn thấy xe lăn được mua bán giống như xe cũ vậy.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Vedo vendere e comprare carrozzelle per invalidi come se fossero auto usate.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Vejo cadeiras de rodas compradas e vendidas tal como carros usados.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Veo sillas de ruedas compradas y vendidas como autos usados.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Vidím, jak se invalidní vozíky prodávají a kupují jako použitá auta.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Βλέπω αναπηρικές πολυθρόνες να πουλιούνται και να αγοράζονται σαν μεταχειρισμένα αυτοκίνητα.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Виждам как инвалидни колички се купуват и продават досущ като употребяваните коли.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Инвалидные коляски покупают и продают словно поддержанные автомобили.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.של מערכת המזון הנוכחית על שכונתכם? אני רואה כסאות גלגלים שנרכשים ונמכרים
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.أنا أرى كراسي متحركة تشترى وتباع كالسيارات المستخدمة.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.我見到輪椅好似二手車咁普通咁買賣
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.車いすが まるで中古車のように 売り買いされ 透析センターが スターバックスのように 街角に出現する
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.Deci dacă priviţi acest scaun pe măsură ce mă înclin, tetiera se ridică pentru a-mi susține gâtul.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.De modo que si observan esta silla mientras me reclino, el descansacabeza se eleva hasta encontrar mi cuello.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.Jeśli więc popatrzycie na to krzesło podczas wychylania, zagłówek porusza się za moją szyją.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.이제 이 의자를 보면 제가 기댈 때, 머리 받침이 올라오면서 목을 받치게 됩니다.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.Nếu bạn quan sát chiếc ghế này khi tôi ngả ra, cái tựa đầu vực lên chạm tới phần gáy tôi.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.Quindi se guardate questa sedia mentre la inclino, il poggiatesta viene su per andare incontro al mio collo.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.Αν προσέξετε αυτή την καρέκλα καθώς ανακλίνομαι, το προσκέφαλο ανεβαίνει για να συναντήσει τον αυχένα.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.Ако наблюдавате този стол, докато се облягам, облегалката за глава се вдига, за да посрещне врата ми.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.В этом кресле, когда я откидываюсь, подголовник как раз оказывается под шеей.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.אז אם אתם מסתכלים על הכסא הזה כשאני נשען, המשענת עולה למעלה בכדי להחזיק את הצוואר שלי
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.فعندما تنظر إلى هذا المقعد عندما اتكئ للخلف , يصعد مسند الرأس ليقابل رقبتي
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.リクライニングするにつれてヘッドレストが 持ち上がり首をサポートしていますね 理想としては頭蓋骨全体を
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Einer hat einen Stuhl entworfen, der twittert, wenn jemand pupst.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar. (Gülüşmeler)2009年にGizmodoは
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar. (Gülüşmeler)وهناك شخص صنع كرسيا يقوم بإرسال رسالة إلى تويتر عندما يطلق شخص ما الغازات.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Há quem tenha feito uma cadeira que envia um "tweet" quando alguém dá um traque.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Iemand maakte een stoel die twittert als iemand een scheet laat.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.누군가 방귀를 끼면 재잘거리는 의자도 만들 수 있어요.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Một người khác đã làm chiếc ghế mà kêu lên mỗi khi có ai đó "xì bom".
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Nebo tato židle posílá Twitter zprávy, když si na ní někdo prdne.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Niekto napríklad vyrobil stoličku, ktorá twittuje, keď si na nej niekto prdne.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.O bien, alguien creó una silla que tuitea cuando alguien se tira un pedo.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Powstało krzesło, które tweetuje, gdy ktoś puści bąka.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Qualcuno ha fatto una sedia che twitta quando qualcuno scoreggia.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Vagy, valaki készített egy széket, ami twittel, ha valaki fingik.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Есть даже стул, сообщающий в Twitter, когда кто-то пукает.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.שמצייץ כאשר מישהו מפליץ.
Bir sandalyede oturuyorum.Egy széken ülök.
Bir sandalyede oturuyorum.Estou sentado numa cadeira.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.다음의 상황에 있다고 상상해보세요 우리는 각자 2개의 스티로폼 조각을 가지고 있습니다.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.Bayangkan saat kita naik perahu ini kita diberikan dua buah kacang dari gabus.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.Imaginez que, quand nous sommes montés sur ce bateau, on nous ait tous donné deux chips polystyrène.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.Immaginate che, quando siamo saliti su questa nave, a tutti siano state date due noccioline di polistirolo.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.Stel je voor dat we op deze boot allemaal twee piepschuimballetjes kregen.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.Представете си, че като се качим на един кораб, дават на всички ни два фъстъка от стиропор.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.Представьте, что мы в лодке, и у нас есть два шарика пенопласта.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.תארו לעצמכם שכאשר עלינו על הספינה הזו, כולנו קיבלנו שני בוטני קלקר.
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.تخيلوا أننا ركبنا قاربا و كلنا أعطينا قطعتان صغيرة من الستايروفوم
Bir sandalda olduğumuzu... ...ve hepimize iki tane yapay yer fıstığı... ...verildiğini düşünün.発泡スチロールのピーナッツを 1人2粒渡されます なにもできないのでとりあえずはポケットに
- Bir sandalye alın efendim.Hier, ga zitten.
- Bir sandalye alın efendim.- Sæt Dem endelig ned.
- Bir sandalye alın efendim. - Sağol, Smith.Duduklah./ Terima kasih, Smith.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sandal ile cümle - Sayfa 33 - sandal kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App