sandık ile cümle
sandık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Onu bir Amerikalı sandık.We mistook him for an American.
Tom her zaman onun arabasındaki sandıkta bir set atlama kabloları saklar.Tom always keeps a set of jumper cables in the trunk of his car.
Artık oy vermek için çok geç. Sandıklar kapandı!It's too late to vote now. The polls are closed!
Sandık ne zaman açılmıştı?When was the box opened?
Onu verilmiş sandık.We took it for granted.
Sana ait olan her şey o sandıkta mı?Is everything that belongs to you in that chest?
O sandıkta sahip olduğun her şey mi?Is everything you own in that chest?
Bu sandık elma içeriyor.This crate contains apples.
Sizin güvenilmez olduğunuzu sandık.We thought you were untrustworthy.
Piyasadaki bir arkadaş, sandıktaki paradan daha iyidir.A friend in the market is better than money in the chest.
Çarşıdaki bir arkadaş, sandıktaki paradan daha iyidir.A friend in the market is better than money in the chest.
Bu sabah sandıklar tüm ülke genelinde açıldı.This morning, the polls opened all across the country.
Biz sana bir şey olduğunu sandık.We thought something had happened to you.
Tom kumda gömülü bir sandık buldu.Tom found a chest buried in the sand.
Tom'un sandıktan çıkardığı neydi?What was it that Tom took out of the trunk?
Tom sandıkları dikkatle yığıyor.Tom is carefully stacking the boxes.
Bir sandık hâlâ kayıp.One crate is still missing.
İnsanlar sandıkta karar verecek.The people will decide at the ballot box.
İçinde çok değerli eşyaların bulunduğu bir sandık getirdi.He brought a chest, in which there were very valuable goods.
Sandıkta ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what's in the crate.
Sandıkta ne olduğunu bulmak zorundayız.We have to find out what's in the crate.
Masanın altında bir sandık var.There is a crate under the table.
2005: Sakin Olmam Lazım 2007: Tanışma Bitti 2010: Sandık 2012: Aşkın Izdırabını...Albums 2005: Sakin Olmam Lazım 2007: Tanışma Bitti 2010: Sandık 2012: Aşkın Izdırabını...
Hardy anlatıcıya sandıkta aslında Wyatt'ın yeni ölmüş genç eşinin cesedinin bulunduğunu söyler.Hardy explains that the box had, in fact, held the corpse of Wyatt's recently deceased young wife.
Lamalar 3-15 slotluk sandık taşıyabilir.They can haul 3–5 cars in the main slopes.
Uygulamaya neden olarak ise yurt genelindeki sandık alanlarının yetersiz olması gösterildi.The testing soon showed that its handling qualities in terrain were unacceptably poor.
Fakat üzerlerine sandık yerleştirebilirsiniz.Can you tie them in a bow?
Çünkü sandıktan çıkan sonuçla Gürsel'in seçilmesi zor görünüyordu.But it was easy to see how the wreck had occurred.
Erzaklarını saklamak için çok sayıda dolap ve sandıkları vardı.There were many secret doorways and hiding holes.
Bunlar çağrıldı, soruldu: “Üzerimize sanki manda çökmüş sandık“ dediler.The Companions were surprised and said, "But we do it purely out of our desire.
1706’da sandıklı toplar yapıldı.1706 – Zeughaus built.
Sandıklı-Dodurga’nın kaz yetiştiriciliği ünlüdür.The flesh of the dog conch is edible.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.There were claims of intimidation at the polling stations, of ballot boxes being stolen.
Eller yatıyordu sanki ve o arabayı kuyruk doğru adımları indi küçük sandık.And he came down the steps towards the tail of the cart as if to lay hands on the smaller crate.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.The ballot boxes go to counting places.
Mühürleri açılır, oylar sandıklardan çıkartılır ve harıl harıl sayılır.They're unsealed and the votes are poured out and laboriously counted.
Bu sandık arkasındayız ve yapacağım gerisinde kendinizi gizlemeye.I shall stand behind this crate, and do you conceal yourselves behind those.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.And we went into parenting expecting our lives to look like this.
O asil omuz yüksekliği tam altı metre durdu ve böyle bir göğüs sandık baraj.He stood full six feet in height, with noble shoulders, and a chest like a coffer- dam.
İnsanların hafızaları, gördüklerini sandıkları şeyleri abartır.People's memories inflate what they think they saw.
Sandıkları kadar başarılı olmadı.It wasn't as successful as they thought it would be.
İmkansız sandık illüzyonu. beyni iki boyutta kandırmak daha kolaydır.The impossible crate illusion. It's easy to fool the brain in 2D.
İşte karşınızda müthiş Jerry Andrus, ve yarattığı 3 boyutlu "imkansız sandık" illüzyonu.Well here's the late, great Jerry Andrus'
Yağmur sebebiyle öğleden sonra saat 4 e kadar hiç kimse sandıklara gitmedi.And because of the rain until four o'clock in the afternoon, nobody went to the polling stations.
Sandık konaklayınca da, ‹‹Ya RAB, binlerce, on binlerce İsrailli'ye dön!›› diyordu.When it rested, he said, "Return, Yahweh, to the ten thousands of the thousands of Israel."
Kralın buyruğu uyarınca bir sandık yapılarak RABbin Tapınağının kapısının dışına yerleştirildi.So the king commanded, and they made a chest, and set it outside at the gate of the house of Yahweh.
Çık, ya RAB, yaşayacağın yere, Gücünü simgeleyen sandıkla birlikte.Arise, Yahweh, into your resting place; you, and the ark of your strength.
And olsun ki aranızdaki bağlar kopmuş, ortak sandıklarınız sizden ayrılmışlardır" denecek.Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
Onların kulluğunu inkar edecek o mabut sandıkları şeyler ve onlara düşman kesilecek onlar.They will deny their devotion and become their adversaries.
Ve o gün onlara nida edilir de Nerede denir, bana eş sandıklarınız?Upon a day He will call them and ask: "Where are they you imagined were My compeers?"
Ona eş sandıklarınızın içinde bunlardan bir şey yapabilen var mı?Is there one among those you associate with Him who can do the least of these things?
İş sandıkları gibi değil; şüphe yok ki kötülük edenlerin amel defterleri, elbette siccindedir.Indeed the ledger of the wicked will be in (the lowest depths) Sijjin.
Yemin olsun, koptu aranızdaki tüm bağlar ve uzaklaşıp kayboldu yanınızdan o bir şey sandıklarınız.Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
Hayır, sandıkları gibi değil! Yemin ederim gördüklerinize,So, I call to witness what you see
Hayır, sandıkları gibi değil! Yemin olsun Ay'a,I say the truth, and call the moon to witness,
Hayır, iş, sandıkları gibi değil! O bir öğüt verici/bir düşündürücüdür.Never so, as this is a reminder.
Hayır, sandıkları gibi değil! Yakında bilecekler.Indeed they will come to know soon;
Hayır, sandıkları gibi değil! İyilik sergileyenlerin kitabı İlliyyûn'da, en yüce burçlardadır.Surely the ledger of the pious will be in 'Illiyun (heights above the heights).
İş, sandıkları gibi değil! Yemin ederim akşamın kızıllığına,So indeed I call to witness the evening twilight,
Haşa. Onların kulluğunu inkar edecek o mabut sandıkları şeyler ve onlara düşman kesilecek onlar.Never; soon they will deny ever worshipping them, and will turn into their opponents.
İlgili Sayfalar