Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Och du skall sätta nådastolen ovanpå arken, och i arken skall du lägga vittnesbördet, som jag skall giva dig.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Og Sonedækket skal du lægge over Arken, men i Arken skal du lægge Vidnesbyrdet, som jeg vil give dig.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy."Pondrás el propiciatorio sobre el arca, por encima; y dentro del arca pondrás el testimonio que yo te daré
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Porrai il coperchio sulla parte superiore dell'arca e collocherai nell'arca la Testimonianza che io ti darò
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Să pui capacul ispăşirii pe chivot, şi în chivot să pui mărturia, pe care ţi -o voi da.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Så skal du sette nådestolen ovenpå arken, og i arken skal du legge vidnesbyrdet, som jeg vil gi dig.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Taruhlah kedua batu di dalam peti itu dan pasanglah tutupnya di atasnya
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Tu mettras le propitiatoire sur l`arche, et tu mettras dans l`arche le témoignage, que je te donnerai.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Und sollst den Gnadenstuhl oben auf die Lade tun und in die Lade das Zeugnis legen, das ich dir geben werde.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.И да положат умилостивилището върху ковчега; а в ковчега да вложиш плочите на свидетелството, което ще ти дам.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.И положи крышку на ковчег сверху, в ковчег же положи откровение, которое Я дам тебе;
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.ונתת את הכפרת על הארן מלמעלה ואל הארן תתן את העדת אשר אתן אליך׃
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.وتجعل الغطاء على التابوت من فوق. وفي التابوت تضع الشهادة التي اعطيك.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.要 將 施 恩 座 安 在 櫃 的 上 邊 、 又 將 我 所 要 賜 給 你 的 法 版 放 在 櫃 裡
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.要 將 施恩 座安 在 櫃 的 上邊 、 又 將 我 所 要 賜給 你 的 法版 放在 櫃裡
Kemiğine kadar romantik, Felice'nin mektubunun ondan olduğunu sandı.Romántica hasta la médula, pensaba que la carta de Felice era de él.
Kemiğine kadar romantik, Felice'nin mektubunun ondan olduğunu sandı.Будучи натурой романтичной, она была уверена, что письмо Фелиции написал именно он.
Kendimi çizeyim. Ben emekli sandığıyım.Entonces, digamos que hay-- dejenme dibujarme, yo soy el fondo de pensiones.
Kendimi çizeyim. Ben emekli sandığıyım.Jadi, katakanlah - saya gambarkan - saya ini dana pensiun
Kendimi çizeyim. Ben emekli sandığıyım.私を明るい色で書いてみましょう。
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?Cậu nghĩ tôi lấy thứ này để chơi sao?
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?Ce, crezi ca am castigat-o ca sa ma joc eu cu ea?
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?Credi che l'abbia preso per giocarci io?
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?Denk je dat ik dit gewonnen heb zodat ik ermee kan spelen?
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?Denkst du ich habe es gewonnen, um damit zu spielen?
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?Myslíš, že když když jsem to vyhrál, můžu si s tim teď hrát?
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?Myślisz,że wygrałem to po to aby się sam tym bawić?
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?Penses-tu que je l'ai gagné pour jouer avec ?
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?Tror du att jag vann den här så att jag kunde leka med den?
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?Νομίζεις ότι το κέρδισα για να παίξω μ'αυτό;
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?Думаешь, я его вытащил, чтобы поиграть?
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?Мислиш ли че я взех за да си играя с нея?
Kendim oynamak için mi kazandım sandın??את חושבת שתפסתי את זה שאוכל לשחק עם זה
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?هل تعدقدين بأني فزت حتى أتمكن من اللعب معة؟
Kendim oynamak için mi kazandım sandın?パラン大学へ来れば 私が楽しくしてあげれるのに
Kendini yedi arzudan uzak tutarak insanlardan yüce olacağını mı sandın?Julgas que, ao separares-te dos teus sete desejos, consegues ser superior aos humanoos?
Kendini yedi arzudan uzak tutarak insanlardan yüce olacağını mı sandın?Luulitko, että jos pääsisit haluistasi, voittaisit ihmiset?
Kendini yedi arzudan uzak tutarak insanlardan yüce olacağını mı sandın?Myślałeś, że odcinając się od siedmiu pokus, przewyższysz ludzi?
Kendini yedi arzudan uzak tutarak insanlardan yüce olacağını mı sandın?¿Pensabas que si te deshacías de tus siete pecados, serías capaz de superar a los humanos?
Kendini yedi arzudan uzak tutarak insanlardan yüce olacağını mı sandın?Pensavi che separandoti dai tuoi sette desideri, saresti stato in grado di superare gli esseri umani?
Kendini yedi arzudan uzak tutarak insanlardan yüce olacağını mı sandın?Skulle att ta bort dina sju begär- -göra dig bättre än människorna?
Kendini yedi arzudan uzak tutarak insanlardan yüce olacağını mı sandın?Skulle det at fjerne dine syv begær - - gøre dig bedre end menneskene?
Kendini yedi arzudan uzak tutarak insanlardan yüce olacağını mı sandın?Νόμιζες ότι αποσπώμενος από τις 7 επιθυμίες θα μπορούσες να υπερβείς τους ανθρώπους;
Kendini yedi arzudan uzak tutarak insanlardan yüce olacağını mı sandın?Неужели ты думал, что, отделив от себя семь желаний, ты сможешь превзойти людей?
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!Bizonyára ti magatok vagytok a nép, és veletek kihal a bölcseség!
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!--Ciertamente vosotros sois el pueblo, y con vosotros morirá la sabiduría
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!E' vero, sì, che voi siete la voce del popolo e la sapienza morirà con voi
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!Hẳn chi các ngươi thật là người, Sự khôn ngoan sẽ đồng chết mất với các ngươi mà chớ!
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!Hẳn chi các ngươi thật_là người , Sự khôn_ngoan sẽ đồng chết mất với các ngươi mà chớ !
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!Ja, ihr seid die Leute, mit euch wird die Weisheit sterben!
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!"Ja, sandelig, I er de rette, med eder dør Visdommen ud!
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!Ja sannelig, I er de rette folk, og med eder dør visdommen ut.
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!Ja, visst ären I det rätta folket, och med eder kommer visheten att dö ut!
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!너희만 참으로 사람이로구나 너희가 죽으면 지혜도 죽겠구나
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!On dirait, en vérité, que le genre humain c`est vous, Et qu`avec vous doit mourir la sagesse.
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!,,S'ar putea zice, în adevăr, că neamul omenesc sînteţi voi, şi că odată cu voi va muri şi înţelepciunea!
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!Sem dúvida vós sois o povo, e convosco morrerá a sabedoria.
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!Skutočná pravda, že ste vy ľudia, a že s vami zomrie múdrosť.
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!"Totisesti, te yksin olette kansa, ja teidän mukananne kuolee viisaus!
‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli, Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!V pravdě, že jste vy lidé, a že s vámi umře moudrost.