Ana içeriğe geç
Sözlük

sandı ile cümle

sandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İşte sandığım şey devam ediyor.זה מה שקורה לדעתי.
İşte sandığım şey devam ediyor.إليكم ما أعتقد أنه يحدث.
İşte sandığım şey devam ediyor.私たちは、グローバリゼーションの
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Ajatellut mitään, Jeeves?" Sanoin.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Gândirea de nimic, Jeeves?", Am spus.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Gondolt semmit, Jeeves?" Mondtam.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Ik dacht van alles, Jeeves?" Zei ik.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Il pensiero di nulla, Jeeves?" Dissi.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Jeeves, 아무것도 생각을?"내가 말했다.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."La pensée de quelque chose, Jeeves?" J'ai dit.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Misel ničesar, Jeeves?" Sem rekel.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Myslel jsem na něco, Jeeves?" Řekl jsem.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Myslel som na niečo, Jeeves?" Povedal som.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Myśl o niczym, Jeeves?" Powiedziałem.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Pemikiran apa-apa, Jeeves?" Kataku.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Tænkte på noget, Jeeves?" Sagde jeg.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Tänkte på någonting, Jeeves?" Sa jag.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Thought von irgendetwas, Jeeves", sagte ich.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Tư tưởng của bất cứ điều gì, Jeeves?" Tôi nói.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Η σκέψη για τίποτα, Jeeves;", είπα.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Думки ні про що, Дживс?" Сказав я.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Мислех, че на нищо, Джийвс?", Казах аз.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."Мысли ни о чем, Дживс?" Сказал я.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim."الفكر من أي شيء ، جيفيس؟" قلت.
"Jeeves, bir şey mi sandınız?" Dedim.質問が微妙なものでなかった場合、"どの程度まで、先生、は、に用意されています
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.A Benaiáš a Jachaziel, kňazi, s trúbami ustavične, pred truhlou smluvy Božej.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.Bê-na-gia và thầy tế lễ Gia-ha-xi-ên đều hằng thổi kèn ở trước hòm giao ước của Ðức Chúa Trời.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.Bê-na-gia và thầy tế_lễ Gia-ha-xi-ên đều hằng thổi kèn ở trước hòm giao_ước của Ðức_Chúa_Trời .
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.Benaiáš pak a Jachaziel kněží s trubami byli ustavičně před truhlou smlouvy Boží.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.Benaja aber und Jahasiel, die Priester, mit Drommeten allezeit vor der Lade des Bundes Gottes.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.Benajasz zaś i Jachazyjel kapłani z trąbami ustawiczne byli przed skrzynią przymierza Bożego.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.De priesters Benaja en Jahaziël hadden de taak regelmatig voor de ark op hun trompetten te blazen.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.e Benaías e Jaaziel, os sacerdotes, tocavam trombetas continuamente perante a arca do pacto de Deus.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.in Benaja in Jahaziela, duhovnika, s trobentami, da stojita vedno pred skrinjo zaveze GOSPODOVE.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.I sacerdoti Benaià e Iacazièl con le trombe erano sempre davanti all'arca dell'alleanza di Dio
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.ja pappien, Benajan ja Jahasielin, soittaessa yhtämittaa torvia Jumalan liitonarkin edessä.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.제사장 브나야와 야하시엘은 항상 하나님의 언약궤 앞에서 나팔을 부니라
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.Men prästerna Benaja och Jahasiel skulle beständigt stå med sina trumpeter framför Guds förbundsark.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.og Præsterne Benaja og Jahaziel stadig blæste i Trompeterne foran Guds Pagts Ark.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.og prestene Benaja og Jahasiel stadig blåse i trompetene foran Guds pakts-ark.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.Preoţii Benaia şi Iahaziel sunau mereu din trîmbiţe înaintea chivotului legămîntului lui Dumnezeu.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.Továbbá Benája és Jaháziel papok kürtölnek vala szüntelen az Isten szövetségének ládája elõtt.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.ο Βεναιας δε και ο Ιααζιηλ, οι ιερεις, εν σαλπιγξι παντοτε εμπροσθεν της κιβωτου της διαθηκης του Θεου.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.а Ванею и Озиила, священников, чтобы постоянно трубили пред ковчегомзавета Божия.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.а свещениците Ванаия и Яазиил с тръби, винаги пред ковчега на Божия завет.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.ובניהו ויחזיאל הכהנים בחצצרות תמיד לפני ארון ברית האלהים׃
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.وبنايا ويحزيئيل الكاهنان بالابواق دائما امام تابوت عهد الله.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.祭 司 比 拿 雅 和 雅 哈 悉 常 在 神 的 約 櫃 前 吹 號
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.祭司 比 拿雅 和 雅哈悉 常在 神 的 約櫃 前 吹號
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.A dáš pokrývku na truhlu svrchu a do truhly dáš svedoctvo, ktoré ti dám.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.A fedelet pedig helyezd a ládára felül, a ládába pedig tedd a bizonyságot, a melyet adok néked.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Dáš pak slitovnici svrchu na truhlu, a do truhly vložíš svědectví, kteréž dám tobě.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.E porás o propiciatório em cima da arca; e dentro da arca porás o testemunho que eu te darei.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.In deni pokrov sprave na vrh skrinje, in v skrinjo deni pričevanje, katero ti dam.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.I włożysz ubłagalnię na wierzch skrzyni, a do skrzyni włożysz świadectwo, któreć dam.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Ja aseta armoistuin arkin päälle ja pane arkkiin laki, jonka minä sinulle annan.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.속죄소를 궤 위에 얹고 내가 네게 줄 증거판을 궤 속에 넣으라
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Leg het verzoendeksel op de ark en leg daar de stenen plaquettes met de wet in, die Ik u zal geven.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Ngươi hãy để nắp thi ân trên hòm, rồi để vào trong hòm bảng chứng mà ta sẽ ban cho.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Ngươi hãy để nắp thi_ân trên hòm , rồi để vào trong hòm bảng chứng mà ta sẽ ban cho .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod