sandığı ile cümle
sandığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu, sandığınız kadar çılgınca değil.This isn't as crazy as you think.
Boston sandığınızdan daha yakın.Boston is closer than you think it is.
Sanırım o sandığınızdan daha tehlikeli.I think it's more dangerous than you think it is.
O sandığın ne kadar ağır olduğunu merak ediyorum.I wonder how heavy that box is.
Tom zengin olabilir, ama olduğunu sandığınız kadar zengin değil.Tom may be rich, but he's not as rich as you think he is.
Tom muhtemelen olduğunu sandığınız kadar yaşlı değil.Tom is probably not as old as you think he is.
Tom çoğu insanın olduğunu sandığı kadar zengin değildir.Tom is not as rich as most people think he is.
Tom muhtemelen olduğunu sandığından daha genç.Tom is younger than you probably think he is.
Tom herkesin olduğunu sandığı kadar deli değildir.Tom isn't as crazy as everybody thinks he is.
Sami muhtemelen senin sandığından daha zengindir.Sami is richer than you probably think he is.
Sami, çoğu insanın sandığından daha gençtir.Sami is younger than most people think he is.
Sandığın içinde ne olduğunu bilmiyorum.I do not know what is in the crate.
Sandığın içeriğini bilmiyorum.I do not know the contents of the crate.
Sandığın içinde ne var merak ediyorum.I wonder what's in the crate.
Bu sandığı al.Take this crate.
Tom senin sandığından daha zengindir.Tom is richer than you think.
Leyla sandığı açtı.Layla opened the trunk.
Tom sandığından daha aptal.Tom is more stupid than you think.
Tom sandığın kadar akıllı olmayabilir.Tom might not be as smart as you think he is.
Bence Tom muhtemelen olduğunu sandığından daha genç.I think Tom is probably younger than you think he is.
Yaşın sandığımdan büyükmüş.You're older than I thought you were.
Tom, Mary'nin sınıfta horladığını duyduğunu sandığını söyledi.Tom said he thought he heard Mary snoring in the back of the classroom.
Tom çoğu insanın olduğunu sandığından daha akıllıdır.Tom is more intelligent than most people think he is.
Sami sandığı açtı.Sami opened the trunk.
Sandığımdan daha çok ortak noktamız var.We have more in common than I expected.
Tom sandığın kadar meşgul değil.Tom is unlikely to be as busy as you think he is.
Tom muhtemelen sandığın kadar meşgul değil.Tom is unlikely to be as busy as you think.
Üzgünüm, ama ben olduğumu sandığın kişi değilim.I'm sorry, but I'm not who you think I am.
Sandığından çok daha yaşlıyım.I'm much older than you think I am.
Yaşım sandığından çok daha büyük.I'm much older than you think I am.
Kaybettiğimi sandığım kredi kartımı buldum.I found my credit card that I thought I'd lost.
Öyle sandığın kadar yoğun değilim.I'm not as busy as you think.
Durum sandığımız kadar kötü olmayabilir.The situation might not be as bad as we thought.
Köpekler sandığımızdan daha zeki.Dogs are smarter than we think.
"Emekli Sandığı maaşlı 'haham'"."Emekli Sandığı maaşlı 'haham'".
"Sıla sandığını benim için açtı"."Sıla sandığını benim için açtı".
Aslında bunu hiç istemez fakat sandığı açar, içinde bir günlük vardır.Actually she does not want it, but she opens it, there is a diary in it.
Rupert nihayet sandığın kapağını açar ve cesedi bulur.Rupert lifts the lid of the chest and finds the body inside.
Mırabella kocasının Belgrat Savaşı'nda ölmüş olduğunu sandığını açıklar.Mirabella says that she had believed her husband to have been killed at the Battle of Belgrade.
Ancak bu sandığından daha zor olacaktır...But this proves more difficult than he expected...
Spike ve Xander sandığı alarak oradan uzaklaşırlar, gittiklerinde ise Doc gözlerini açar.Spike and Xander grab the chest out of the fire and leave; once they are gone, Doc opens his eyes.
Kendisine babasının eşyalarının bulunduğu sandığın anahtarı verilir.She is given the key she thinks her father's possessions are.
Amaç Gerçeğin Sandığı'nı bulmaktır.Fact has taken the place of truth.
30:9 Leviler Ahit Sandığı'nı omuzlarında taşımalı Num.30:9 The Levites must transport the ark on their shoulders — Num.
Fakat durum Pat için sandığından daha zor olacaktır.It was harder than it looks even for Robin.
Eddard Stark'ın ihanetini hatırlattığını sandığı için Leydi Catelyn tarafından sevilmez.There he recognizes Lady Catelyn Stark in disguise.
Halife sandığın açılmasını emreder.Omar demands that they open the truck.
Memedik, bir gece Muhtar Sefer sandığı başka bir adamı öldürür.In exchange, Dylan will be allowed to live one more month for every person he kills.
Ben o sandığım bir fotoğraf bırakmak sahip; ve ben, sevgili Bay Sherlock kalırI leave a photograph which he might care to possess; and I remain, dear Mr. Sherlock
Sandığımı getirir misin?Would you get my trunk?
Bu da bize bildiğimizi sandığımız şeylerden biri hakkında birşeyler söylüyor.But it also tells us something about one of these things that we think that we know.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.We didn't push the limit; we just showed that they were further than anyone thought.
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.Well, this is much more prevalent than we thought at the time.
Yani, benim olduğumu sandığım kişiyi. Benim Batılı tabirlYou know, my who I think I am, my conventional Western sense of
Sen, benim olduğunu sandığım kişi değilsin.You are not what I thought you were
Halen devam etmekte olduğunu sandığım bir oyun geçmişi daha var.Now there's another play history that I think is a work in progress.
Tam da tabiatı çözdüğünüzü sandığınızda böyle bir şey oluveriyor.And just when you think you've figured out nature, this kind of thing happens.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.And we have to be able to go into scary places where we may, you know, we think we know.
Bu ölçüde bir yeri, sadece Pekin'den yönetemezsiniz, böyle olduğunu sandığımız halde.You can't run a place on this scale simply from Beijing, even though we think this to be the case.
Ona ne yaptığını sandığını sorardım." dedi. Sue yere baktı, ve biraz düşündü.And Sue looked at the floor, and she thought for a minute.