sanatı ile cümle

sanatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü sanatı ile ilgili her şeye sahip olup da, bunu iletme kabiliyetine sahip olmaması adaletsizlik."Потому что это просто издевательство , когда творческий человек, полный идей, не может их выразить."
Çünkü sanatı ile ilgili her şeye sahip olup da, bunu iletme kabiliyetine sahip olmaması adaletsizlik."لأنه مدعاة للسخرية أن شخصاً مثله يملك كل هذا غير قادر على التواصل ونقل هذا الفن الى العالم ".
Çünkü sanatı ile ilgili her şeye sahip olup da, bunu iletme kabiliyetine sahip olmaması adaletsizlik."そんなの間違ってます」と 数ヵ月後にカンファレンスで
Demek Gil Dong dövüş sanatını sizden öğrendi?Alors c'est vous qui avez appris les arts martiaux à Gil Dong ?
Demek Gil Dong dövüş sanatını sizden öğrendi?¿Así que Gil Dong aprendió las artes marciales de ti?
Demek Gil Dong dövüş sanatını sizden öğrendi?Vậy là Gil Dong học võ nghệ từ ông đúng không?
Demek Gil Dong dövüş sanatını sizden öğrendi?Гиль Дон у вас научился боевым искусствам?
Demek Gil Dong dövüş sanatını sizden öğrendi?Значи от теб се е учил Гил Донг на бойни изкуства?
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.A természetes szépséggel és a művészetekkel kapcsolatos ízlésvilág könnyedén töri át a kultúrák határait.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.Beethoven é adorado no Japão. Os peruanos adoram xilogravuras japonesas.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.Cita rasa untuk keindahan alami dan seni tersebar ke berbagai budaya dengan sangat mudah.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.El gusto por la belleza natural y por las artes atraviesa las culturas con gran facilidad.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.Il gusto per la bellezza naturale e per le arti viaggia attraverso le culture con grande facilità.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.자연의 미와 예술의 미의 기준은 문화들 사이를 자유롭게 이동합니다.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.Le goût pour la beauté naturelle et pour les arts voyage à travers les cultures très facilement.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.Miłość do naturalnego piękna i sztuki podróżuje między kulturami bez przeszkód.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.Smaak voor zowel natuurlijke schoonheid en de kunsten overbrugt de culturen met groot gemak.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.Sở thích đối với vẻ đẹp tự nhiên hay nghệ thuật rất dễ dàng thay đổi theo văn hóa.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.Vkus pre krásy prírody a ľudské umenie prechádza kultúrami veľmi ľahko.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.Vkus pro přírodní krásy a pro umění se posouvá napříč kulturami s obrovskou lehkostí.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.Το γούστο και για τη φυσική ομορφιά και για τις τέχνες ταξιδεύει δια μέσου των πολιτισμών με μεγάλη ευκολία.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.Вкусът за естествената красота и изкуството минава през различните култури много лесно.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.Любов до прекрасного, як в природі, так і в мистецтві не знає культурних кордонів.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.Однако любовь к прекрасному, как в природе, так и в искусстве не знает культурных преград.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.העדפה של יופי טבעי ואמנויות יכולה לנוע בין תרבויות בקלות רבה.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.ذوق الجمال الطبيعي و الفني يتنقل عبر الثقافات بسهولة كبيرة.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.文化を超えて 易々と伝わります ベートーベンは日本で愛されており
"Dökmeden Yemek: Lavabonun Üzerinde Yeme Sanatı." (Kahkahalar)Seni Makan di atas Bak Cuci" (Suara Tawa)
"Dökmeden Yemek: Lavabonun Üzerinde Yeme Sanatı.""흘리지 않고 먹기:싱크대에서 먹는 기술"
"Dökmeden Yemek: Lavabonun Üzerinde Yeme Sanatı."Morzsamentes főzés: a mosogató fölött evés művészete.
"Dökmeden Yemek: Lavabonun Üzerinde Yeme Sanatı.""Pranzare senza briciole: l'arte di mangiare sull'acquaio."
"Dökmeden Yemek: Lavabonun Üzerinde Yeme Sanatı.""Обед без крошек — искусство питания над раковиной".
"Dökmeden Yemek: Lavabonun Üzerinde Yeme Sanatı.""לסעוד בלי פירורים: אומנות האכילה מעל הכיור"
"Dökmeden Yemek: Lavabonun Üzerinde Yeme Sanatı.""الأكل بدون فتات: فن الأكل على البالوعة."
"Dökmeden Yemek: Lavabonun Üzerinde Yeme Sanatı."(笑)
Dokunma sanatına öncülük etmede seninle çalışmak istiyorum.Je vais vous aider à accomplir votre art du toucher.
Dokunma sanatına öncülük etmede seninle çalışmak istiyorum.Quiero trabajar contigo para forjar el arte del tacto.
Dokunma sanatına öncülük etmede seninle çalışmak istiyorum.Voglio lavorare con te per concepire l'arte del tatto.
Dokunma sanatına öncülük etmede seninle çalışmak istiyorum.Θέλω να συνεργαστούμε και να προωθήσειs την τέχνη τηs αφήs.
Dokunma sanatına öncülük etmede seninle çalışmak istiyorum.Я хочу работать с тобой, чтобы создать искусство прикосновения.
Dokunma sanatında öncü olmak istiyorum.Quiero ser un precusor del arte del tacto.
Dokunma sanatında öncü olmak istiyorum. Sadece körlerin takdir edeceği sanatta.Cette sculpture qui vise l'art du toucher ne peut être faite que par un aveugle.
Dokunma sanatında öncü olmak istiyorum.Sarō un pioniere dell'arte del tatto.
Dokunma sanatında öncü olmak istiyorum.Θέλω να καθιερώσω την τέχνη τηs αφήs.
Dokunma sanatında öncü olmak istiyorum.Я хочу быть родоначальником искусства прикосновения.
Düşündüğümde, dokunma sanatının... ...oldukça enteresan bir konsept olduğunu farkettim.Après tout, l'art du toucher, faire une sculpture avec le toucher, ce doit être intéressant.
Düşündüğümde, dokunma sanatının... ...oldukça enteresan bir konsept olduğunu farkettim.Después de pensar en ello Me di cuenta que el arte del tacto es realmente un interesante concepto.
Düşündüğümde, dokunma sanatının... ...oldukça enteresan bir konsept olduğunu farkettim.Dopo averci riflettuto, credo che l'arte del tatto sia un concetto molto interessante.
Düşündüğümde, dokunma sanatının... ...oldukça enteresan bir konsept olduğunu farkettim.Μόλιs το σκέφτηκα, συνειδητο- ποίησα ότι η τέχνη τηs αφήs... είναι πράγματι μια ενδιαφέρουσα ιδέα.
Duygusal, sanatsal bir çocuktum, grafiti ise sanatın ekstrem spor dalı gibiydi.Byl jsem emocionální, umělecké dítě a graffiti byl určitý extrémní druh umění.
Duygusal, sanatsal bir çocuktum, grafiti ise sanatın ekstrem spor dalı gibiydi.Egy érzelmes, művész gyerek voltam és a graffiti a művészetek extrém sportja volt.
Duygusal, sanatsal bir çocuktum, grafiti ise sanatın ekstrem spor dalı gibiydi.저는 그저 감성적인, 예술가 소년이었고, 게다가 그래피티는 예술에선 거의 익스트림 스포츠와 같은 분야였어요
Duygusal, sanatsal bir çocuktum, grafiti ise sanatın ekstrem spor dalı gibiydi.Я був емоційною, творчою дитиною і графіті було видом екстримального спорту мистецтва.
Edebiyatı,sanatı, bilimi, grafik sanatlarını ...Literatura, arte, ciencia, artes gráficas...
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper a fost un adevărat maestru în crearea naraţiunii lucrând cu lumina şi întunericul.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper bol skutočný majster vo vytváraní príbehu prácou so svetlom a tmou.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper byl opravdový mistr ve tvorbě příběhu s použitím světla a tmy.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper był prawdziwym mistrzem w tworzeniu narracji poprzez grę światła i cienia.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper era un vero maestro nel creare la narrazione lavorando con luce e buio.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper était un vrai maître pour créer la narration en travaillant la lumière et le noir.

İlgili Sayfalar