sanatı ile cümle
sanatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.Stąd moja sztuka stała się bardziej krytyczna.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.Tak se mé umění stalo trošku kritičtější.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.Vì thế nghệ thuật của tôi trở nên phê phán một chút.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.Η τέχνη μου λοιπόν έγινε κάπως πιο κριτική.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.В итоге в своём творчестве я стала немного критичнее.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.Отже моє мистецтво стало злегка критичнішим.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.Така че моето изкуство стана малко по-критично. Моят нож стана малко по-остър.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.אז האומנות שלי הפכה לקצת יותר ביקורתית.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.لذلك أصبح فني نوعا ما أكثر احراجا.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.私のナイフは少し鋭くなりました
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.102세 가라데 사범인 이분의 이키가이란 가라데를 더욱 단련하는 것입니다.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Bagi pendekar karate berusia 102 tahun ini, ikigai berarti melakukan seni bela diri ini.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Dla tego 102 letniego mistrza karate jego Ikigai to dalsze doskonalenie sztuki walki.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Ennek a 102 éves karatemesternek az az ikigai, hogy továbbadja ezt a harcművészetet.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.För den här 102-åriga karatemästaren, var hans ikigai att föra vidare denna kampsport.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.For denne 102-årige karatemester var hans ikigai at føre denne kampsport videre.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Für diesen 102 Jahre alten Karate-Meister war es, sein Ikigai, diesen Kampfsport weiter auszuüben.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.L'ikigai de ce karatéka de 102 ans est d'aller toujours plus loin dans cet art martial.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Para este maestro de karate de 102 años de edad, su "ikigai" es transmitir este arte marcial.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Pentru acest maestru de karate in varsta de 102 ani, ikigai-ul sau a fost sa transmita aceasta arta martiala.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Per questo maestro 102enne di karate, il suo ikigai era proseguire a praticare la sua arte marziale.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Pro tohoto 102letého mistra karate je ikigai předvádění tohoto bojového umění.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Với võ sư karate 102 tuổi này, ikigai của ông là truyền lại võ thuật.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Voor deze 102 jarige karate leraar, zijn ikigai is het voortzetten van zijn vechtkunst.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Για αυτό τον δάσκαλο καράτε, 102 χρόνων, το " ικιγκάι " είναι η συνέχιση αυτής της πολεμικής τέχνης.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Для цього 102-літнього майстра з карате ікігай - це передати далі його мистецтво боротьби.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Для этого 102-летнего мастера карате "икигай" - это передача своего искусства борьбы.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.За този 102-годишен карате майстор, неговото икигаи беше да продължи с това бойно изкуство.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.ההיקייאגי של בן ה102 הזה, מאסטר בקראטה, הייתה להמשיך באומנות הלחימה שלו.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.كانت بالنسبه لسيد الكارتيه ذي 102 عاما , نظرية ايكيجايا تحمله للدفاع عن النفس .
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.彼の生き甲斐は空手道を発展させることです この100歳の漁師にとって
Bu Batı Sanatı üzerinde olağanüstü etkisi olan bir figür.Esta es una imagen que tendrá un enorme impacto en el arte occidental.
Bu Batı Sanatı üzerinde olağanüstü etkisi olan bir figür.Ten obraz będzie miał ogromny wpływ na zachodnią sztukę.
Bu Batı Sanatı üzerinde olağanüstü etkisi olan bir figür.Це образ, який дуже помітно вплине на західне мистецтво.
Bu Batı Sanatı üzerinde olağanüstü etkisi olan bir figür.Этот образ оказал огромное влияние на западное искусство.
Bu benim sanatımın doruk noktası olacak, o yüzden bir şey diyemem.Comme ce sera mon chef-d'œuvre, je ne peux pas vous dire.
Bu benim sanatımın doruk noktası olacak, o yüzden bir şey diyemem.E' il punto pių alto della mia arte, non posso dirlo.
Bu benim sanatımın doruk noktası olacak, o yüzden bir şey diyemem.Esto será la culminación de mi arte. En realidad no puedo decirtelo.
Bu benim sanatımın doruk noktası olacak, o yüzden bir şey diyemem.Αυτό θα'ναι το απόγειο τηs τέχνηs μου, γι'αυτό δεν ξέρω.
Bu benim sanatımın doruk noktası olacak, o yüzden bir şey diyemem.Это будет вершина моего искусства, поэтому я не могу точно сказать.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Dá sa to teda považovať za technologicky vyrobené.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Do đó tôi có thể gọi nó là sản phẩm kết hợp giữa thủ công và công nghệ.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Donc, je peux appeler cela techno-réalisé.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Dus technologie speelde hier een rol.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Ich nenne das techno-gefertigt.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.그러므로 저는 그것을 테크노 기교라고 부릅니다
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Mogę więc mówić, że jest wykończona technologicznie.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.O pot numi tehno-meşteşugită.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Por eso la llamo tecno-artesanía.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Portanto posso chamar-lhe "tecno-artesanal."
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Saya bisa menyebutnya "kerajinan-tekno."
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Si può chiamare tecno-artigianato.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Takže tomu můžu říkat techno-řemeslo
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Tehát hívhatnom technológiával készültnek.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Το αποκαλώ τεχνο-κατασκευή.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Така че, мога да го нареча техно-изработване.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Так что назову это выполненным при помощи технологий.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.Тому назву це виконаним за допомогою технологій.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.זוהי יצירת טכנו-קראפט.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.يمكنني أن أسميه "تكنو-كرافت"