sanatı ile cümle

sanatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir de, solda sanatı, sağda yaşamı; üstte geleneği, altta devrimi yansıyor.Odzwierciedla opozycję sztuki i życia po lewej i prawej; tradycji i rewolucji na górze i na dole.
Bir de, solda sanatı, sağda yaşamı; üstte geleneği, altta devrimi yansıyor.Reflectă o dihotomie între artă şi desfătare în stânga şi în dreapta; tradiţie şi revoluţie sus şi jos.
Bir de, solda sanatı, sağda yaşamı; üstte geleneği, altta devrimi yansıyor.И те отразяват съпоставянето на изкуство и възхищение отляво и отдясно; традиция и революция отгоре и отдолу.
Bir de, solda sanatı, sağda yaşamı; üstte geleneği, altta devrimi yansıyor.והן משקפות דו-ערכיות של אמנות והחיים משמאל ומימין, של מסורת ומהפכנות מלמעלה ומלמטה.
Bir de, solda sanatı, sağda yaşamı; üstte geleneği, altta devrimi yansıyor.وتعكس تناصف بين الفن و الحياة على اليمين واليسار, التقليد الموروث والثورة بين الأعلى والأسفل.
Bir iletişim sanatıdır.C'est un art de communication.
Bir iletişim sanatıdır.É arte de comunicar.
Bir iletişim sanatıdır.Este o artă a comunicării.
Bir iletişim sanatıdır.Es un arte de la comunicación.
Bir iletişim sanatıdır.È un'arte del comunicare.
Bir iletişim sanatıdır.Ez egyfajta művészete a kommunikációnak.
Bir iletişim sanatıdır.이는 소통의 예술입니다.
Bir iletişim sanatıdır.Nó là một nghệ thuật giao tiếp.
Bir iletişim sanatıdır.Sie ist eine Kunst der Kommunikation.
Bir iletişim sanatıdır.To sztuka komunikacji.
Bir iletişim sanatıdır.Тя е изкуство за комуникация.
Bir iletişim sanatıdır.Это средство общения.
Bir iletişim sanatıdır.זו אמנות של תקשורת.
Bir iletişim sanatıdır.إنها فن الاتصال.
Bir iletişim sanatıdır.それは物語を告げます 物語があいまいな欲求に到達します
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibirDet var fåfängan att skapa nåt-
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibirDet var forgæves at skabe noget, -
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibirFue la vanidad y el afán de crear algo
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibir O Kimerayı ortaya çıkardı, öyle değil mi?Č stata la vanitā nell'arte di creare qualcosa che ha portato a quella Chimera, non č cosė?
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibir O Kimerayı ortaya çıkardı, öyle değil mi?Czy nie próżność, rodząca żądzę tworzenia, wydała na świat tę Chimerę?
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibir O Kimerayı ortaya çıkardı, öyle değil mi?Foi a vaidade na arte de criar algo que trouxe aquela Quimera, não foi?
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibir O Kimerayı ortaya çıkardı, öyle değil mi?Turhamaisuus jonkin luomisesta synnytti Khimairan.
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibir O Kimerayı ortaya çıkardı, öyle değil mi?Χάρη στη ματαιοδοξία της τέχνης της δημιουργίας δημιουργήθηκε αυτή η Χίμαιρα, έτσι δεν είναι;
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibir O Kimerayı ortaya çıkardı, öyle değil mi?И именно тщеславие от способности создать что-то сотворило ту химеру, не так ли?
Bir yeni ortam sanatçısı olarak düşündü ve tüm kariyerini yeni bir medya sanatı yaparak harcadığını söyledi.Come artista dei nuovi media, rifletteva dicendo, sapete, ho sempre cercato di creare nuova arte mediatica.
Bir yeni ortam sanatçısı olarak düşündü ve tüm kariyerini yeni bir medya sanatı yaparak harcadığını söyledi.그는 뉴 미디어 아티스트로서의 자신을 돌아보며 말하기를 그가 평생 뉴 미디어 아트를 만드는데 종사해 왔다고 하면
Bir yeni ortam sanatçısı olarak düşündü ve tüm kariyerini yeni bir medya sanatı yaparak harcadığını söyledi.Mój kolega poświęcił całe życie sztuce nowych mediów.
Bir yeni ortam sanatçısı olarak düşündü ve tüm kariyerini yeni bir medya sanatı yaparak harcadığını söyledi.Új média művészként ekkor ráeszmélt: az egész karrierem abból állt, hogy új média műveket hoztam létre.
Bir yeni ortam sanatçısı olarak düşündü ve tüm kariyerini yeni bir medya sanatı yaparak harcadığını söyledi.И как творческий человек новых медиа, он задумался над этим и сказал, что всю жизнь занимался новыми медиа.
Bir yeni ortam sanatçısı olarak düşündü ve tüm kariyerini yeni bir medya sanatı yaparak harcadığını söyledi.Як новий медіа-дизайнер, він подумав і сказав: "Знаєте, протягом усієї своєї кар'єри я створював медіадизайн".
Bir yeni ortam sanatçısı olarak düşündü ve tüm kariyerini yeni bir medya sanatı yaparak harcadığını söyledi.וכאמן מדיה חדש, הוא הרהר, ואמר, אתם יודעים, ביליתי את כל הקריירה שלי בייצור אמנות מדיה חדשה.
Bir yeni ortam sanatçısı olarak düşündü ve tüm kariyerini yeni bir medya sanatı yaparak harcadığını söyledi.生涯を捧げてきたと 彼は振り返っています 「あなたの作品 いったい何なんです?」 と聞かれる それがニューメディアです
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Ainsi il a vu cet art non pas comme la magie de la chasse, mais comme des cartes postales nostalgiques.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Así que veía este arte no como magia para la cacería, sino como postales de nostalgia.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Deci el interpreta această artă nu ca pe o magie a vânătorii ci ca pe niște cărți poștale nostalgice.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Dus hij zag deze kunst niet als jagersmagie, maar als ansichtkaarten van nostalgie.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.즉 그는, 이 벽화를 사냥의 기술에 대한 것이 아니라, 향수 어린 엽서로 보았습니다
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Postrzegał więc tę sztukę nie jako łowiecką magię, ale jako nostalgiczne pocztówki.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Quindi non vede quest'arte come magia correlata alla caccia, ma come cartoline nostalgiche.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.So sah er diese Kunst nicht als Jagdzauber, sondern als nostalgische Postkarten.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.И така той виждаше това изкуство не като ловна магия, а като картички, описващи носталгия.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.Он видел в этом искусстве не охотничью магию, а прощальное ностальгическое послание.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.כך שבעיניו, האמנות הזו לא מייצגת את קסם הציד, אלא היא בגדר גלויות נוסטלגיות.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.لذلك فهو رأى هذا الفن ليس كالسحر، وإنما كمشاعر حنين
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.単に狩猟の儀式を描いたというより 郷愁のメッセージだと考えたのです そのような目で見ると
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.Also wurde meine Kunst etwas kritischer.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.Așadar artea mea a devenit puțin mai critică.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.Así, mi arte se hizo ligeramente más crítico.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.Assim a minha arte tornou-se ligeiramente mais crítica.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.C'est alors que mon art est devenu un tantinet plus critique.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.Egyre kritikusabb lett a művészetem.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.제 예술은 좀 더 비판적으로 되었습니다.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.Mijn kunst werd dus een beetje kritischer.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.Per cui la mia arte è diventata un po' più critica.
Böylelikle sanatım daha kritik bir hal aldı.Seni saya menjadi sedikit lebih kritis.

İlgili Sayfalar