sanatı ile cümle

sanatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Biçim değiştirme esasen bir nesnenin özelliklerini değiştirme sanatıdır.Besværgelser går ud på at ændre en tings egenskaber.
Bu durum onu derinden etkilemiş ve bu yalnızlık duygusu sanatının ilham kaynağı olmuştur.Hans stil byggede på symbolismen, og han var selv en stor inspirationskilde til ekspressionismen.
Süreç sanatı ile de ilgilenmiştir.Han syslede også med kunsthistoriske arbejder.
Bu dönem sanatı belirgin bir askeri nitelik arz eder.Denne hær er kendetegnet ved en høj grad af tilfældighed.
Taekwondo Güney Kore askerlerinin silahsız savaş sanatı.Dan, inden for den koreanske kampkunst Taekwondo.
Böylelikle üç bin yıldan uzun bir süre Mısır sanatı çok az değişmiştir.Derefter forblev den ægyptiske hieroglyfskrift næsten uforandret i 3000 år.
İşte sanatın esrarı burdadır.Det er her magien sker."
Dedi ki, "Bu benim kamu sanatına girişimim - dış dünyaya açılımımdı" dedi.For som han sa: «Jeg har søkt blest, men det var kun for å få oppmerksomhet for den saken som engasjerte meg».
Film ile arasında birçok paralellik ve ilişki olmasına rağmen video sanatı film değildir.Selv om det finnes opplagte paralleller og relasjoner mellom mediene så er ikke videokunst film.
Arapça hat sanatında yaygın olarak kullanılan bir yazı türüdür.Se Saudi-Arabia for en generell artikkel.
Geç Minos döneminin sanat eserleri ile Miken sanatı arasında da büyük bir benzerlik görülmektedir.Det må nevnes at det finnes store likheter mellom kunsten i sen minoisk periode og mykensk kunst.
İşte sanatın esrarı burdadır.Det er her det sies kunst oppstår.
Hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.De skal stå for litteraturen og historien til landet vårt.
Erken İslam sanatının ve mimarisinin en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilir.Palasset utgjør et av de viktigste eksemplene på tidlig islamsk kunst og arkitektur.
Ayrıca, Japon sanatına çok meraklıydı ve koleksiyonunu yapıyordu.Samtidig ble han imponert over den japanske postkort-kunsten, som han ivrig samlet på.
Çoğu sanatı, bilimi ve eğitimi teşvik eder.Mange var beskyttere av kunst, vitenskap og utdannelse.
Diehl, Bizans sanatı ve tarihi üzerine etkili birkaç kitabın yazarıdır.Dahle utga et par bøker med historisk emne.
Bir tür yaşama sanatı olarak varsayılmıştır.En art antas å være utdødd.
Oldukça fazla hayranı vardı ve Fransız sanatının 19. yüzyıldaki temsilcisi olmuştu.Han var en av de mer betydningsfulle representanter for fransk offisiell kunst på 1800-tallet.
Resimlerinde fotoğraf sanatından yararlanmıştır.Selv den kunstneriske kvaliteten i hans bilder har blitt sett på.
Tetsubōjutsu: Demir sopa kullanma sanatı.14: Forbud mot jernbyrd Can.
Roma heykel sanatından etkilendi.Lær å kjenne romersk kunst.
Antik Yunan tiyatro sanatında oyunlar tragedya,satirik ve komedya olarak üçe ayrılırdı.Teateret i antikkens Hellas besto av tre typer drama: tragedie, komedie, og satyrspill.
Varlıklarının ve faaliyetlerin temel kanıtları Mezar sanatı örnekleri ve özellikle mozaiklerdir.Wasiat utama untuk keberadaan dan kegiatan mereka adalah contoh seni pemakaman, khususnya mosaik.
Çoğu sanatı, bilimi ve eğitimi teşvik eder.Sebagian besar membina seni, sains, dan pendidikan.
Derslerinde etik, konuşma sanatı, hukuk, politik ekonomi ve "polis ve gelir" konularını işlemiştir.Kuliahnya mencakup etika, retorika, jurispundens, politik ekonomi, dan "polisi dan keuntungan".
Sanatın geçmişi Kamakura dönemine uzanmaktadır.Perubahan lirik terjadi pada zaman Kamakura.
Baluba sanatı yapıtları, siyahi Afrika'nın en güzel sanat ürünlerinden sayılır.Sekarang, South Blue kelihatannya adalah tempat produksi senjata-senjata terbaik.
Bu sanatı icra eden kimseye karikatürist denir.Orang yang membuat karikatur disebut sebagai karikaturis.
Gerçekleştirmek istediği, güzel üstünde düşünme sanatıdır.Seni Rupa yang diciptakan dalam wujud berkarya dengan sesuka hati yang bermakna sopan.
(Horatius, Şiir Sanatı, 365. dize) Bona diagnosis, bona curatio İyi teşhis, iyi ilaç.Bona diagnosis, bona curatio Sebuah diagnosa baik adalah sebuah obat baik.
Yunan ve Etrüsk sanatında tasvir edilen sempozyumlar benzer mizansenler göstermektedir.Simposia digambarkan dalam seni rupa Etruskan dan Yunani yang menunjukan adegan-adegan yang sama.
Bunun dışında Deidara kil sanatının ustası olarak bilinir.Selain itu ia dikenal sebagai raja pemburu harta karun kelas kakap.
İngiltere'de kaldıkları sürede Boit resim sanatına ilgi duymaya başladı.Di Paris Nolde mulai melukis karya-karya impresionis.
Sanatın boykot edilmesi mantıklı değil.Namun semangatnya sebagai seniman tidak luntur.
Mazici, kariyerine grafik sanatıyla başlamıştır.Awalnya ia berkarya di bidang seni grafis.
Hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.Termasuk kepentingan dalam perlindungan jiwa dan harta.
Nakkaşlık sanatı İran’da ortaya çıkmış ve gelişmiştir.Sejarah Masuk dan Berkembangnya Islam di Indonesia.
Özellikle Koreli sanatkarlar sedef kakma sanatında kendilerini geliştirmişlerdir.Juga porselen dan lukisan Korea dikembangkan dengan gaya khasnya.
Keith Haring’in sanatı Absolut votka ve Swatch saatleri reklamları için ilham kaynağı olmuştur.Haring cũng tạo ra hình ảnh quảng cáo cho vodka Absolut và đồng hồ Swatch.
Weinek 1983 ve 1986 yılları arasında Prof. Peter P. Jost'un yanında drama sanatı konusunda eğitim gördü.Weinek học kịch nghệ từ năm 1983 đến 1986 giáo sư Peter P. Jost.
Amezaiku (Japonca: 飴細工), Japon şeker zanaatı sanatıdır.Amezaiku (飴細工, còn gọi là di tế công) là nghệ thuật kẹo Nhật Bản.
Hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.Nhất trí giữa đời sống và nghệ thuật.
Suieijutsu: Yüzme sanatı.Bơi nghệ thuật: Cúp bơi nghệ thuật thế giới.
Çağdaş Amerikan sanatının gelişmesine büyük bir katkı yaptı.Ông ta xấu hổ cho sự phát triển hiện thời của nước Nga.
Sanatın boykot edilmesi mantıklı değil.Khai thác gỗ không hợp lý.
Savaş Sanatı, Niccolo Machiavelli tarafından yazılmış bir kitap.Tên cuốn sách Quân Vương của Niccolò Machiavelli.
Erken İslam sanatının ve mimarisinin en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilir.Nó được xem như một trong những dấu ấn quan trọng của nghệ thuật và kiến ​​trúc Hồi giáo sơ khai.
Sahneye Koyma Sanatı (derleme).実際に舞台で行う稽古。
Eserlerinde soyut ve somut sanatı aynı resimde birleştirmektedir (Weberizm).作品には抽象派と写実派が同じ絵の中に組み込まれている(ウェーバーリズム)。
Sanki ruhu, kalbi ve sanatı başka bir seviyeye taşıyor," dedi.心も体も技も別人になった」と評価した。
1574’te sanatını ilerletmek için Italya’ya gitti.彼はさらに修行するため、1574年にイタリアへ移った。
"Kazak Anlatı Sanatında "Şeşendik (Hikmetli)" Sözler".「surprise」(驚かせる)に「er」(~する人)を合体させてできた言葉。
Bonsai sanatı Japonya'ya 7-9. yüzyıllarda Çin'den gelmiştir.琵琶は7、8世紀頃、中国から日本に入った。
Heykelcikteki kanatlar sanatın ilham perisini, atom ise bilimin elektronunu temsil etmektedir.翼は芸術の女神を表し、原子は科学を表す。
Günümüzde artık sokak sanatı da galerilerde yerini bulmaya başlamıştır.作品は現在も、ギャラリーにそびえたっている。
Yücetürk Sergisi Hakkında Mehmet Yücetürk'ün Sanatı ve Yapıtları Üzerine ^ İslimyeli, Nüzhet (1977).同年、昭襄王は趙の恵文王の「和氏の璧」を手に入れようとして藺相如に防がれた(完璧)。
Hat sanatıyla uğraşmıştır.六条と付き合っている?
Baguazhang dahili bir Çin savaş sanatıdır.ボアボムは、中国武術の1つ。
Dinsel sanatın ürünü değildir.芸術品は製造物ではないからである。
İlgili Sayfalar