sanatı ile cümle
sanatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sanatı, toplumun Batılılaşması için bir araç olarak kullanmıştır.A arte era considerada como uma arma destinada a lutar contra a sociedade.
Otomobilci sanatı, gecikmesini bilebilmektir."«Prefeitura ignora atraso de materiais».
Cinsel içerikli sanatın tarihi, sanat tarihi ile yaşıttır.Educação a distância. o estado da arte.
Karşı çıkışı da dönemsel düşmanı aristokrasinin sanatıdır.Nos episódios porém, ela é sempre a inimiga do trio.
Bir süre bu konsept sanatının animasyon projesi için olduğu düşünüldü.Acreditava-se por um tempo que existia um conceito de arte para a animação.
Bu etki hem Avrupa hem de Asya ortaçağ sanatında önemli bir rol oynamıştır.Teve um papel importante na formação da arte medieval europeia e asiática.
Bu mescit Selçuklu süsleme sanatını en güzel örneğini sergilemektedir.Este elemento parece ser excepcional na arte egeia.
Aleister Crowley’in tanımıyla “irade doğrultusunda değişiklik yaratma sanatı ve bilimi”dir.Para Aleister Crowley, é "a arte de provocar mudanças a partir da vontade".
Bu süreç Avusturya'yı büyük oranda etkileyen Barok sanatının gelişmesi için gereken olanakları yarattı.Elas precisam mudar o que causou O Grande Desastre na Austrália.
Deneyime açık olan insanlar, entelektüel olarak meraklı, sanatı takdir eden ve estetiğe duyarlı kişilerdir.As pessoas com elevada abertura são intelectualmente curiosas, apreciadoras da arte, e sensíveis à beleza.
Hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.Monografia compreensiva sobre a vida e a obra do artista.
Fransada Fovizm sanatıyla ilgelinirdi.Foi inspirado no exemplo francês.
Zamanla Asur etkisine giren Geç Hititler sanatının son evresinde iki yenilik görülür.Brevemente irá para o ar a segunda temporada de Maternidade que gravou recentemente.
Sadece "İntikam Sanatında" Görülmüştür.Também está no single "Tale of Revenge".
Bu anlayış sonucu özgün bir Kuşan - Hint sanatı doğmuştur.Aprenda a nascer com os índios - Parto de cócoras.
Piaget, geleneksel bir teknik sayesinde minyatür resim sanatını sürdürmektedir.A Piaget perpetua a arte da pintura em miniatura, graças a uma técnica de longa tradição.
Goya'nın köpeği resim sanatında konunun bağımsızlığının uç örneklerinden biridir.É uma das causas da influência da obra de Goya na pintura moderna.
Bu manevra şeklinden kabaca Sun Tzu'nun Savaş Sanatı eserinde de bahsedilir.Suas atitudes conduzem à conclusão de que era também conhecer da obra de Sun Tzu, A Arte da Guerra.
Terdid sanatının esası, sözü tahmin edilmeyen ters bir sonuca bağlamaya dayanır.Por fim, as formas do verbo haver ligadas à preposição de deixaram de ter hífen.
Ancak dram sanatı, bu efsanelerden yepyeni bir biçimde esinlendi.É admirável este aparelho, pelas leis inteiramente novas que revela.
Ana madde: Klasik Türk müziği Osmanlılar yalnız musiki sanatına değil musiki ilmine de büyük önem verdiler.Por exemplo, os antigos hinários, via de regra, não incluíam a notação musical, mas apenas o texto.
MAC'in Brezilya modern sanatı koleksiyonu, Anita Malfatti dışavurumcu Tarsila do Amaral için de geçerlidir.A coleção de arte moderna brasileira do MAC é das mais emblemáticas, traduzindo várias estéticas e fases.
Piaget, geleneksel bir teknik sayesinde minyatür resim sanatını sürdürmektedir.Piaget houdt de miniatuurschilderkunst in ere door toepassing van een traditionele techniek.
Aeschines gönüllü sürgün olarak Rodos'a gitti ve orada bir konuşma sanatı okulu açtı.Aeschines ging in vrijwillige ballingschap naar Rodos, waar hij een school in retorica oprichtte.
Çağdaş Amerikan sanatının gelişmesine büyük bir katkı yaptı.Hij was zeer actief in het promoten van de moderne Amerikaanse kunst.
Kendisine modern Filipin heykel sanatının babası denmektedir.Hij wordt wel de vader van het moderne Filipijnse beeldhouwen genoemd.
Shunga (Japonca: 春画; "bahar resmi"), Japon erotik sanatı için bir terimdir.Shunga (春画, Shunga) is een Japanese term voor erotische kunst.
Hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.Over de kunst van het leven en de waarde van kunst.
Vakıf halkın sanatı takdir etmesini desteklemek ve Moore'un heykellerini korumak için kurulmuştu.De stichting werd opgezet ter promotie van de schone kunsten en om het beeldhouwwerk van Moore te conserveren.
Burada neredeyse çağın sonuna kadar Orta Çağ sanatını etkilemeyi sürdürdü.Deze theorie heeft tot in de late middeleeuwen veel invloed gehad.
Müzede ağırlıklı olarak İspanyol sanatının eserleri sergilenmektedir.Het museum is vooral gewijd aan Spaanse kunst.
Geleneksel Japon baskı sanatının da Bilibin'in üzerinde büyük etkisi oldu.Ook Japanse traditionele prenten hadden een grote invloed op hem.
Sanki ruhu, kalbi ve sanatı başka bir seviyeye taşıyor," dedi.In de opstanding worden geest, ziel en lichaam weer één.
1555'te sanatını geliştirmek için Roma, İtalya'ya gitti.Hij vertrok in 1591 naar Italië om zijn techniek te verbeteren.
Rücû (geri gönüş) anlatımı güçlendirmek için, söylenilen sözden vazgeçip daha güçlü bir söz söyleme sanatıdır.Bij het dicteren worden de woorden ΗΜΩΝ en ΥΜΩΝ (onze en uw) daardoor moeilijker van elkaar te onderscheiden.
Buna göre bu son basamak sanatın arındırılmasıydı.Het eindstadium van dit proces was de abstracte kunst.
Ancak bu kentte ölmekte olan bir gelenek olup, günümüzde sadece Sofia Nilsson bu sanatı sürdürmektedir.Er is tegenwoordig nog maar een fabrikant van deze fluitjes: Sofia Nilsson.
Bu tablo, modern resim sanatının ilk politik çalışması olarak kabul edilmektedir.Dit werk kan worden beschouwd als de eerste moderne sciencefictionroman.
Girişimci Hermann Pilz, 1948 yılında Esslingen'de cam üfleme sanatı üzerine çalışmaya başladı.Ondernemer Hermann Pilz richtte in 1948 een glasblazerij op in Esslingen.
Tam olarak özgün bir hristiyan sanatının ne zaman başladığını kestirmek oldukça zordur.Snel na de begindagen begint het christelijke karakter af te nemen.
Ahşap çatılı ve çokgen şadırvanın muslukları eski bakır sanatı işidir.De voormalige olie- en houtzaagmolen bevat nog een groot deel van het oude molenwerk.
Bizans sanatı oldukça prestjiliydi ve Batı Avrupa'da aranan bir sanattı.In de archeologie is oculus een motief dat in West-Europese prehistorische kunst werd gebruikt.
Systema (Rusça: Система, "Sistemi"), kökeni 10. yüzyıla dayanan Rus savunma sanatı.Systema (Russisch: Система; Sistema) is een Russische vechtkunst.
Bu istilalar İtalyan edebiyatı ve sanatıyla teması da beraberinde getirmişti.Ze vonden hun evenknieën in de Italiaanse literatuur en schilderkunst.
De Pisan konuşma sanatı üzerinde etkili olmuştur.Hij werd sterk beïnvloed door de schilderkunst.
Sanatın ve müziğin tadını almıştı, ki bunlar hemen hemen bir aile mirasıydı.De keizer was een liefhebber van muziek en de kunsten, en een groot bewonderaar van de Arabische cultuur.
Tarihyazımı hem yazma sanatının, hem de tarih biliminin bir parçasıdır.Deze methode is onderdeel van de literatuurwetenschap en de geschiedkunde.
O yüzden de bu sokağın ismi ABD'deki müzikal sanatıyla özdeşleşmiştir.Dit album vestigde zijn naam in de Amerikaanse muziekwereld.
Sinemanın tarihi, tekniği ve sanatı hakkında bilgiler vermektedir.Films hebben invloed op kunst, technologie en politiek.
İspanyol heykel sanatını da etkilemiştir.Ook liet hij zich beïnvloeden door de Scandinavische volkskunst.
Hat sanatının bir icazet veya yeterlilik diploması örneği.Een stilleven is een studiewerk of proefstuk voor de virtuositeit van de schilder.
1950'lerde mirasçıları aile koleksiyonunu satışa çıkartana kadar sanatı unutulmuştu.Tegen het einde van de jaren dertig dacht Renders er aan zijn verzameling te verkopen.
Ayrıca keçe sanatıyla uğraşan insan sayısı da oldukça azdır.Toch is het aantal kunstenaars dat de techniek voor hoofdwerken toepast vrij gering.
Fransızların sanatı sevdikleri söylenir.Men zegt dat de Fransen van kunst houden.
Çağdaş Amerikan sanatının gelişmesine büyük bir katkı yaptı.Odegrał ważną rolę w ukształtowaniu współczesnej sztuki amerykańskiej.
Wroclaw'daki Madalya Sanatı Müzesi.Muzeum Sztuki Medalierskiej we Wrocławiu.
Hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.O uzdrowicielskiej mocy natury i sztuki.
Ahtapotlara Japon erotik sanatı shunga'da rastlanır.Ośmiornice ukazuje również japońska sztuka erotyczna shunga.
Moda fotoğrafçılığı sanatı, reklamlar veya Vogue, Vanity Fair, Allure gibi moda dergilerine yön vermiştir.Fotografia mody jest głównie napędzana przez reklamę i magazyny mody, takie jak Vogue, Vanity czy Allure.
Sovyet uzay programının Poster sanatı.Czwarty radziecki sztuczny satelita Księżyca.
İlgili Sayfalar