Sana güzel sıcak akşam yemeği pişirdim.I've cooked you a nice hot dinner.
Ne zaman gelirsen gel sana her zaman kapımız açık.Whenever you come, you are always welcome.
Sana ne zaman uyarsa görüşürüz.I'll see you whenever it suits you.
Ben her zaman sana yardım etmeye hazırım.I am always ready to help you.
Herhangi biri sana inanabilir mi?Can anyone believe you?
Sana bir sır söyleyeceğim.I'll tell you a secret.
Karımı sana tanıtmam için bana izin ver.Allow me to introduce my wife to you.
Onun sana yardım etmesine güvenebilirsin.You may depend on him to help you.
Sana ihtiyacı olan insanlarla arkadaş olabilirsin.You may as well make friends with people who need you.
Özür dilerim, sana yardım edemem.I'm sorry, I can't help you.
Sana Bob diyebilir miyim?Can I call you Bob?
Sen gerçekten bir hayalet görmedin, o sadece sanal.You didn't really see a ghost - it was only imaginary.
Sana hayranım.I admire you.
Onu sana yardım ettirmelisin.You have to get him to help you.
Sana gülünecek.You will be laughed at.
Sen çok iyi bir sanatçısın.You are a very good artist.
Öyle yapman sana söylendi mi?Were you told to do so?
Ne istersen sana vereceğim.I will give you whatever you want.
Sana adın hakkında bazı sorular sorabilir miyim?May I ask you some questions about your name?
Sana çalışmana uygun olarak ödeme yapılacak.You will be paid according as you work.
Doğum günü hediyen olarak sana bir dolma kalem aldım.I bought a pen for your birthday present.
Ben nezaketin için sana çok minnettarım.I am much obliged to you for your kindness.
Yeni araban sana iyi davranıyor mu?Is your new car behaving well?
Sana istediğin elbiseleri alacağım.I'll buy you whatever clothes you want.
Senin hataların bile sana olan saygımı azaltmaz ve arkadaşlıkta önemli olan budur.Even your faults do not lessen my respect for you, and in friendship this is what counts.
Karı sana onun hakkında her şeyi anlatmalı.Your wife ought to tell you all about it.
Yardımın için sana çok fazla teşekkür edemeyiz.We cannot thank you too much for your help.
Sana gelecek ay elbiselerini ve bazı diğer şeyleri Express Delivery ile göndereceğim.I'll send you your clothes and some other things next month by express delivery.
Eğer senin fikrin makulsa onlar sana öncelik verecekler.They will give way to you if your opinion is reasonable.
Sana kayıp yüzüğünü bulacağım.I will find you your lost ring.
Sana biraz tatlı ısmarladım.I've ordered you some dessert.
Sadece sana söylenildiği gibi yapmak zorundasın.You have only to do as you were told.
Sana doğruyu söylemenin zamanı geldi.The time has come when I must tell you the truth.
Sana bir kitap verdim.I gave you a book.
Ben sana cevabı söylemek üzereyim.I'm about to tell you the answer.
Keşke sana danışsaydım.I wish I had asked you for advice.
Ben sana hediye bir bebek yapacağım.I'll make you a present of a doll.
Ben sana yeni bir kelime işlemci satın alacağım.I will buy you a new word processor.
Sana bir soru sorabilir miyim?May I ask you a question?
Sana yeni arabamı göstereceğim.I will show you my new car.
Sana ailemin bir resmini gönderiyorum.I am sending you a picture of my family.
Parka nasıl gidileceğini sana göstereceğim.I will show you how to go to the park.
Bunu sana söylüyorum.I tell you this.
O sana herhangi bir zarar vermez.He won't do you any harm.
Sana bazı resimler göstereceğim.I will show you some pictures.
Sana okuyacak bir şey vereyim mi?Shall I give you something to read?
Sana içecek bir şey alayım.Let me get you something to drink.
Sana küçük bir öğüt vermek istiyordum.I'd like to give you a piece of advice.
Önceden sana söylenilecek.You'll be told in advance.
Sana her şeyi daha önce söylemeliydim.I should have told you everything earlier.
Ben parayı sana vereceğim.I will give you the money.
Her şeyi sana bırakacağım.I'll leave everything to you.
Sana bu kitabı ödünç veremem.I can't lend you this book.
Sana burada rastladığım için mutluyum.I am glad to run into you here.
Sana söyleyecek iyi bir şeyim var.I have something good to tell you.
Sana bir şey söylemek istiyorum.I would like to tell you something.
Sana verecek bir şeyim var.I have something to give you.
Ben sana tamamen katılıyorum.I quite agree with you.
Önümüzdeki hafta geri getirmen şartıyla kitabı sana ödünç vereceğim.I'll lend you the book, provided you return it next week.
Her istediğini sana alacağım.I'll get you whatever you want.