Ana içeriğe geç
Sözlük

sana ile cümle

sana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Aslında, sana bir şey sormak istedim.Actually, I did want to ask you one thing.
Bulduğun para hakkında sana soru sormak istiyorum.I want to ask you about the money you found.
Tüm yardımın için sana teşekkür ettiğimi söylemek istedim.I wanted to say thank you for all your help.
Eğer istiyorsan sana yeni bir araba bile alırım.I'll even buy you a new car if you want one.
Doğum günüm için ne istediğimi sana söyleyeyim.Let me tell you what I want for my birthday.
Sana söylemek istemedim.I didn't want to tell you.
Sana tekrar teşekkür etmek istiyorum.I want to thank you again.
Sana hâlâ yardım etmek istiyoruz.We still want to help you.
Sana göstermek istediğim bir resmim var.I've got a picture I want to show you.
Ne yapmanı istediğimi sana söyleyeyim.Let me tell you what I want you to do.
Ben senin partinin ne kadar tadını çıkardığımı sana anlatmak istedim.I wanted to tell you how much I enjoyed your party.
Sadece bana ne istediğini söyle ve onu sana vereceğim.Just tell me what you want and I'll give it to you.
Yapmak istediğim son şey sana bir probleme neden olmak.The last thing I want to do is cause you a problem.
Ebeveynlerimin onu sana vermemi isteyeceklerinden emin değilim.I'm not sure my parents would want me to give you that.
Benim için yaptığın her şey için sana teşekkür etmek istiyorum.I wanted to thank you for everything you've done for me.
Eğer istersen sana ikinci bir şans vermeye hazırım.I'm prepared to give you a second chance if you want it.
Tom birkaç gün bürodan uzak olacağını sana söylememi istedi.Tom wanted me to tell you that he was going to be away from the office for a few days.
Tom'un onu sana vermemi isteyeceğinden emin değilim.I'm not sure Tom would want me to give you that.
Tom'un yaptığı şeyi neden yaptığını sana söylemesini istiyorum.I'd like for Tom to tell you why he did what he did.
Tom'un sana etrafı gezdirmekten mutlu olacağına eminim.I'm sure Tom would be happy to show you around.
Her ikimiz de şu anda sana yardım edemeyecek kadar çok meşgulüz.We're both way too busy to help you right now.
O da bir görsel sanatçı.She's also a visual artist.
Sana bir şey getirdim.I brought you something.
Sana bir şey vereceğim.I'll give you something.
Sana nasıl yüzüleceğini öğretebilirim.I can teach you how to swim.
Sana arabanı nasıl tamir edeceğini öğretebilirim.I can teach you how to repair your car.
Arabanı nasıl tamir edeceğini sana öğretebilirim.I can teach you how to repair your car.
Sana bir bilgisayarı nasıl tamir edeceğini öğretebilirim.I can teach you how to repair a computer.
Sana nasıl dans edileceğini öğretebilirim.I can teach you how to dance.
Nasıl avlanılacağını sana öğretebilirim.I can teach you how to hunt.
Sana balık avlamayı öğretebilirim.I can teach you how to fish.
Sana yemek pişirmeyi öğretebilirim.I can teach you how to cook.
Çocukları nasıl seveceğini sana öğretebilirim.I can teach you how to love children.
Sevgini nasıl göstereceğini sana öğretebilirim.I can teach you how to show your love.
Sana bir şey öğretebilirim.I can teach you something.
Sana nasıl satacağını öğretebilirim.I can teach you how to sell.
Sana ateş etmeyi öğretebilirim.I can teach you how to shoot.
Sana nasıl dövüşeceğini öğretebilirim.I can teach you how to fight.
Nasıl tartışılacağını sana öğretebilirim.I can teach you how to argue.
Nasıl oynayacağını sana öğretebilirim.I can teach you how to play.
Sana gitar öğretebilirim.I can teach you guitar.
Bir pizzanın nasıl pişirileceğini sana öğretebilirim.I can teach you how to bake a pizza.
Bir sorunun var. Sana nasıl yardım edebilirim?You have a problem. How can I help you?
O ev sana ait.That house belongs to you.
Tom'a o tabloyu sana nasıl verdirdin?How did you ever get Tom to give you that painting?
Sanata nasıl ilgi duymaya başladınız?How did you get interested in art?
Sana bir mesaj var.There is a message for you.
Tom sana bir şey sormamı istedi.Tom asked me to ask you something.
Sana ne alabilirim?What can I get you?
Sana aldığım gömlek nerede?Where's the shirt I bought you?
Bunu sana kim verdi?Who gave you this?
O çok yetenekli bir sanatçı.She's a very talented artist.
"İzin ver sana sarılayım." "Bunu çok istiyorum.""Let me hug you." "I'd like that a lot."
Sana bağırdığım için üzgünüm.I'm sorry I yelled at you.
Dur sana bir şey göstereyim.Let me show you something.
O konuda sana yardım edeyim.Let me give you a hand with that.
Sana biraz dondurma alayım.Let me get you some ice.
Sana bir şey sormama izin ver.Let me ask you something.
Sana bir şey sormama izin ver Tom. Gerçekten şansımızın olduğunu düşünüyor musun?Let me ask you something, Tom. Do you think we really have a chance?
Sana bir soru sorayım.Let me ask you a question.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod