Ana içeriğe geç
Sözlük

sana ile cümle

sana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Senin için yalan söyleyecek insanlar, sana da yalan söylerler.People who will lie for you, will lie to you.
Bu sana bahsettiğim şehir.This is the town I told you about.
Ben yakın gelecekte bir ara sana uğrayacağım.I'll drop in on you sometime in the near future.
Sana, yabancı dil öğrenmede yeni bir yaklaşım göstereceğim.I will show you a new approach to foreign language learning.
Müzik ve sanat, yaşam zevkine çok büyük ölçüde katkıda bulunabilirler.Music and art can greatly contribute to the enjoyment of life.
Sana sıcak bir içecek hazırlayabilir miyim?Can I fix you a hot drink?
Tıbbi olarak konuşursak, sana kilo vermeni öneririm.Speaking medically, I advise you to lose weight.
Sonunda sana yetiştiğime memnun oldum.I'm glad I've finally caught you.
Mümkün olursa sana yardım ederim.I will help you if possible.
Eğer bilseydim ondan sana bahsederdim.Had I known it, I'd have told you about that.
Haberi bilseydim, sana söylerdim.If I had known the news, I would have told you.
Mayuko'yu sana tanıtmama izin ver.Allow me to introduce Mayuko to you.
Sen tekrar alkol mü içtin? Sana içmemeni söylemiştim!You drank alcohol again? I told you not to!
Fransa'da sanatçlara hayli saygı gösterilir.Artists are highly respected in France.
Sana o şekilde düşündüren ne?What makes you think that way?
Öyle aptalca bir şeyi sana ne söyletti?What made you say such a stupid thing as that?
Sana satranç oynamayı öğreteceğim.I will teach you to play chess.
Ben sana santranç oynamayı öğreteceğim.I will teach you to play chess.
Ben o hususta sana katılmıyorum.I can't agree with you here.
Sana borç para vereceğim, ama aklında bulunsun, bu son kez.I'll lend you money, but mind you, this is the last time.
Sanayi geçmişte birçok iniş ve çıkışları gördü.The industry has seen many booms and busts in the past.
O beyaz elbise sana yakışıyor.That white dress looks good on you.
Onu sana bırakıyorum.I'll leave that to you.
Yakında sana yazacağım.I will write to you soon.
Bu, sana bahsettiğim dergi.This is the magazine I spoke to you about.
O bu konuda sana bazı iyi tavsiyeler verecektir.He will give you some good advice on this matter.
Bu kitabı sana bırakabilir miyim?May I leave this book with you?
Bu kitabı sana vereceğim.I will give you this book.
Bu işi sana bırakacağım.I'll leave this work to you.
Sana etrafı göstereyim mi?May I show you around?
Sana bir milyon yen verilecek olsa onunla ne yaparsın?If you were to be given a million yen, what would you do with it?
Sana güzel bir akşam yemeği pişireceğim.I'm going to cook you a nice dinner.
Sana güzel sıcak akşam yemeği pişirdim.I've cooked you a nice hot dinner.
Herhangi biri sana inanabilir mi?Can anyone believe you?
Onu sana yardım ettirmelisin.You have to get him to help you.
Eğer senin fikrin makulsa onlar sana öncelik verecekler.They will give way to you if your opinion is reasonable.
Sana kayıp yüzüğünü bulacağım.I will find you your lost ring.
Sana biraz tatlı ısmarladım.I've ordered you some dessert.
İşimi dörde kadar bitirirsem sana yardım edeceğim.I will help you if I have finished my work by four.
"Bazen sana uğramamın bir sakıncası var mı? " "Hayır, hiç. ""Do you mind if I call on you sometime?" "No, not at all."
"Bazen sana telefon etmemin bir sakıncası var m?" "Hayır, hiç.""Do you mind if I call on you sometime?" "No, not at all."
Sanat öğrenimi yapmak iyi bir zevk gerektirir.It requires a good taste to study art.
Sanat herkes tarafından sevilir.Art is loved by everybody.
Sanat hayatın monotonluğu kırar.Art breaks the monotony of our life.
Sanat benim mesleğimdir.Art is my lifework.
Sanat uzun, hayat kısadır.Art is long, life is short.
Sanat bir lüks değil fakat bir gerekliliktir.Art is not a luxury, but a necessity.
Hiçbir kültürel geçmiş, sanatı anlamak için gerekli değildir.No cultural background is necessary to understand art.
Bir sanatçı gözüyle,bu değerlidir, duyarım.To the eye of an artist, this is valuable, I hear.
Beni görmeye geldiğin için sana çok teşekkür ederim.Thank you very much for coming to see me.
Bu şapkayı dene ve sana uyup uymadığını gör.Try this hat on and see if it fits you.
Hemen şimdi sana geliyorum.I'm coming to you just now.
Sana bulaşıkları yıkamanda yardım edeyim.Let me help you with the dishes.
Geriye kalanını sana bırakacağım.I'll leave the rest to you.
Sana yardım edemeyeceğimi söylediğime üzgünüm.I am sorry to say that I cannot help you.
Sana haklı olduğumu göstereceğim.I'll show you that I am right.
Sana bahsettiğim kız Kyoto'da yaşıyor.The girl I told you about lives in Kyoto.
Az önce sana söylediğimi tekrarla.Repeat what I have just told you.
Onu sana söylediğim şekilde yap.Do it the way I told you to.
İşimi bitirdiğimde sana yardım edeceğim.I will help you when I have finished my work.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod