Ben kendim hiç sahip olmadığım için sana ödünç para veremiyorum.I can't lend you money, because I don't have any myself.
Yarın parayı sana geri vereceğim.I'll give you back the money tomorrow.
Eğer paraya ihtiyacın varsa, sana biraz ödünç veririm.If you need money, I'll lend you some.
Sen iyi bir çocuk olursan, sana bu saati vereceğim.If you are a good boy, I will give you this watch.
Sanırım söylediğin doğru.I think what you say is true.
Sanırım sen grip oldun.I think you've got the flu.
Amcamın sanata derin bir ilgisi var.My uncle has a deep interest in art.
Amcan sana arabasını sürdürür mü?Did your uncle let you drive his car?
Lezzetli görünüyor. Sanırım biraz deneyeceğim.Looks delicious. Think I'll try some.
Sana güzel bir akşam yemeği pişireceğim.I'm going to cook you a nice dinner.
Sana güzel sıcak akşam yemeği pişirdim.I've cooked you a nice hot dinner.
"Baban meşgul mü?" "Hayır onun meşgul olduğunu sanmıyorum.""Is your father busy?" "No, I don't think he is."
Ne zaman gelirsen gel sana her zaman kapımız açık.Whenever you come, you are always welcome.
Sana ne zaman uyarsa görüşürüz.I'll see you whenever it suits you.
Ben her zaman sana yardım etmeye hazırım.I am always ready to help you.
Herhangi biri sana inanabilir mi?Can anyone believe you?
Sansar kötü kokusuyla bilinir.The weasel is noted for its bad smell.
Lütfen bana bir sandalye al.Get me a chair, please.
Sandalyeyi sıraya yaklaştırın.Move the chair nearer to the desk.
Bir çift sandalye daha getir.Bring a couple more chairs.
Sandalyeleri olduğu gibi bırak.Leave the chairs as they are.
Bir sandalye yerine lütfen bu ahşap kutuyu kullan.Please use this wooden box in place of a chair.
Sandalyenin üstünde bir kedi var.There is a cat on the chair.
Sandalyenin altında bir çift eldiven buldum.I found a pair of gloves under the chair.
Sandalye kırık. Onu birine tamir ettirsen iyi olur.The chair is broken. You'd better get someone to fix it.
Sanırım iyi arkadaşlar olabiliriz.I think we could be good friends.
Sanki güzel bir gün olacakmış gibi görünüyor.It looks as if it's going to be a nice day.
Sanırım sen doğru yoldasın.I think you're on the right track.
Sana bir sır söyleyeceğim.I'll tell you a secret.
Sanırım Ann Jack'i seviyor.I think Ann loves Jack.
Sanırım her şey yolunda gidiyor.I think everything is going well.
Sanırım sizin bedeniniz bitti.I think we're out of your size.
Karımı sana tanıtmam için bana izin ver.Allow me to introduce my wife to you.
Onun sana yardım etmesine güvenebilirsin.You may depend on him to help you.
Sanıyorum şahsen gitmen gerekli.I think it necessary for you to go in person.
Sana ihtiyacı olan insanlarla arkadaş olabilirsin.You may as well make friends with people who need you.
Özür dilerim, sana yardım edemem.I'm sorry, I can't help you.
Sana Bob diyebilir miyim?Can I call you Bob?
Sen gerçekten bir hayalet görmedin, o sadece sanal.You didn't really see a ghost - it was only imaginary.
Sana hayranım.I admire you.
Sanırım gerçekten hoş bir adamsın.I think you're a really nice guy.
Sanki dünya umurunda değil gibi görünüyorsun.You look as if you don't have a care in the world.
Ondan hoşlandığını sanıyorum.I suppose you like her.
Onu sana yardım ettirmelisin.You have to get him to help you.
Onun kim olduğunu sanıyorsun?Who do you think he is?
Sana gülünecek.You will be laughed at.
Sanırım onu kendin yapmalısın.I think you should do it yourself.
Beni ne sanıyorsun?What do you take me for?
Sen beni ne sanıyorsun?What do you take me for?
Sanırım çok ileri gittin.I think you've gone too far.
Sanırım şu andaki işini bırakmasan iyi olur.I think you had better stick to your present job.
Sen çok iyi bir sanatçısın.You are a very good artist.
Sanki yaşlı bir adammış gibi, niçin onun hakkında konuşuyorsun?Why do you talk about him as if he were an old man?
Öyle yapman sana söylendi mi?Were you told to do so?
San Francisco'yu sever misiniz?Do you like San Francisco?
Ne kadar süredir Sanda'da yaşamaktasın?How long have you lived in Sanda?
Ne istersen sana vereceğim.I will give you whatever you want.
Sana adın hakkında bazı sorular sorabilir miyim?May I ask you some questions about your name?
Sana çalışmana uygun olarak ödeme yapılacak.You will be paid according as you work.
Doğum günü hediyen olarak sana bir dolma kalem aldım.I bought a pen for your birthday present.