Sanırım onun hakkında uzun süre düşündüğünde o farklıdır.I suppose it's different when you think about it over the long term.
Sanırım kaba olmamak en iyisi.I think it is best not to be impolite.
Eğer sana marshmallow gönderebilseydim, Trang, yapabilecektim.If I could send you a marshmallow, Trang, I would.
Sana bir hatmi gönderebilirsem, Trang, gönderirim.If I could send you a marshmallow, Trang, I would.
Ben bir sanatçı değilim. O işi iyi beceremem.I am not an artist. I never had the knack for it.
Bugün sana başka bir şey sormayacağım.I won't ask you anything else today.
Polis sana mermileri bulduracak.The police will get you to find the bullets.
Sana saçma bir soru sormalıyım.I need to ask you a silly question.
Sana aptalca bir soru sormam gerekiyor.I need to ask you a silly question.
Sanırım yapmak zorunda olduğumuz her şeyin arkasında yapmak istediğimiz bir şey vardır.I suppose that behind each thing we have to do, there's something we want to do...
Sanırım yapmak zorunda olduğumuz her şeyin arkasında yapmak istediğimiz bir şey var.I suppose that behind each thing we have to do, there's something we want to do...
Bunun niçin işe yaramayacağını sana açıklamak çok fazla zamanımı alır.It would take me too much time to explain to you why it's not going to work.
Ben çok aptalım...Kendi anlamadığım şeyleri sana açıklamaya çalışıyorum.I'm so dumb... I'm trying to explain things to you that I don't understand myself.
Oraya gidip gitmeyeceğimize karar vermek sana bağlı.It is up to you to decide whether we will go there or not.
Onu sana açıklamam imkansız.It's impossible for me to explain it to you.
Sanırım sınavlar eğitimi mahvediyorlar.I think exams are ruining education.
O sana her ne söylerse yap.Do whatever he tells you.
O sana ne söylerse yap.Do whatever he tells you.
Sana biraz para vermeme ihtiyacın var mı?Do you need me to give you some money?
Sanırım uyumaya gideceğim.I think I'm gonna go to sleep.
Sana evlenme teklif etmek istemiyorum!I don't want to propose to you!
Sahip olduğum her şeyi sana vermek için bana zaman ver!Give me time to give you everything I have!
Sana söz veriyorum.I give you my word.
Sanırım hapşıracağım... Bana bir mendil ver.I think I'm gonna sneeze. Give me a tissue.
Üzgünüm, yapabileceğimi sanmıyorum.Sorry, I don't think I'm gonna be able to.
Kaç tane sandviç kaldı?How many sandwiches are there left?
Sana o izlenimi vermeyi kastetmemiştim.I didn't mean to give you that impression.
Sana o izlenimi vermek istememiştim.I didn't mean to give you that impression.
Bu sanat türünü kim satın alıyor?Who buys this type of art?
Hayat kesin bir bilim değildir, bir sanattır.Life is not an exact science, it is an art.
Dikkatlice bak. Nasıl yapıldığını sana göstereceğim.Look carefully. I'm going to show you how it's done.
Senin için yalan söyleyecek insanlar, sana da yalan söylerler.People who will lie for you, will lie to you.
Bu sana bahsettiğim şehir.This is the town I told you about.
Durum sandığımızdan daha kötü.The situation is worse than we believed.
Onun bahçesi bir sanat eseridir.Her garden is a work of art.
Sana küçük bir şey getirdim.I brought you a little something.
Hayır, sana kızgın değilim, sadece hayal kırıklığına uğradım.No, I'm not mad at you, I'm just disappointed.
Sanırım ondan özür dilemelisin.I think that you ought to apologize to her.
Sanırım onu ziyaret etsen iyi olur.I think you had better call on him.
Senin onun duyma yeteneğini yükseltebileceğini sanmıyorum.I don't think you can gain his ear.
Sanırım,diyet yapsan iyi olur.I think you'd better go on a diet.
Sanırım dinlensen iyi olur; hasta görünüyorsun.I think you'd better take a rest; you look ill.
Sana söylediğim gibi yapmalısın.You must do as I tell you.
Sana söylediğim gibi yapacaksın.You are to do as I tell you.
Sanırım bizimle kalsan iyi olur.I think you had better stay with us.
Sana söylenildiği gibi yapmalısın.You must do as you are told to do.
Sanırım açsın.I suppose you're hungry.
Sanırım dinlensen iyi olur.I think you had better take a rest.
Sanırım bir ehliyet almada çok az zorluk çekiyorsun.I think you'll have very little difficulty in getting a driver's license.
Sanki bu seni ilgilendirmiyor gibi görünüyorsun.You look as if it were none of your business.
Sanki sana bir şey olmamış gibi görünüyorsun.You look as though nothing has happened to you.
Telefonda sana ulaşmaya çalıştım,ancak bu mümkün olmadı.I tried to reach you on the phone, but I was unable to get through.
Sanırım hikayenin tutar tarafı yok.I think your theory does not hold water.
Cesaretin için sana hayranım.I admire you for your courage.
Sanırım cevabınız doğru.I think your answer is correct.
Sana yaptığın işin miktarına göre ödeme yapılacak.You'll be paid according to the amount of work you do.
Sana ne.It's none of your business.
Doğum günün için sana bir bisiklet vereceğim.I will give you a bicycle for your birthday.
Yeni elbisen sana çok iyi yakışıyor.Your new dress becomes you very well.
Sanırım sen haklısın.I think you're right.